Reklam
Reklam

Kış aylarında cilt sağlığına dikkat

kis aylarinda cilt sagligina dikkat l7ftubn5
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Aralık, 2024 20:00 tarihinde yayınlandı
0

Soğuk kış aylarında havanın kuru olmasının, cildin bariyer yapısını zayıflatarak nem kaybına yol açtığını belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Kutay Ertürk, “Bu durum bilhassa el, yüz ve dudak üzere dış etkenlere açık bölgelerde kuruluk olarak kendini gösterir. Nem kaybına bağlı olarak pullanma, kaşıntı, gerginlik hissi ve kızarıklar meydana gelir” dedi.

VM Medical Park Samsun Hastanesi’nden Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı Dr. Kutay Ertürk, kış mevsiminde cilt sıhhati hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Soğuk hava kaideleri nedeniyle cilt kuruluğunda artış olabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Ertürk, “Sedef hastalığı (Psöriazis), atopik egzama, kserotik egzama ve Rozasea (Gül hastalığı) üzere cilt hastalıklarında alevlenmeler yaşanabilir. Kuru cilt yapısına sahip bireylerde şikâyetler artarken, yaşlı bireylerde deri incelmesi ve deri bariyerinin zayıflaması sonucu kaşıntı, kuruluk ve buna bağlı yaralar ortaya çıkabilir” sözlerini kullandı.

“Soğuk havalarda çok sıcak suyla yıkanmayın”

Cildin soğuk havanın tesirlerinden korunması için banyoda uzun mühlet kalmamaya itina gösterilmesini gerektiği söyleyen Uzm. Dr. Ertürk, “Banyo sürelerinin 5-10 dakikayı geçmemesi, çok sıcak suyla yıkanmaktan ve kese yapmaktan kaçınılması kıymetlidir. Banyo sonrasında bedenin tam kurumadan nemlendirilmesi ve yağ bazlı kremlerin tercih edilmesi, cilt bariyerini korumak ismine tesirli bir prosedürdür. Dudak ve ellerin soğuktan etkilenmemesi için dışarı çıkılmadan evvel uygun nemlendiriciler kullanılmalı ve eldiven takılmalıdır. Kapalı yerlerde ise ağır ısı sonucu oluşan kuruluğun giderilmesi için ortamın nem oranını artıracak tedbirler almak gerekir. Ayrıyeten, bol su içmek, A, C ve E vitaminleri üzere antioksidanlar tarafından varlıklı bir beslenme programı uygulamak da cilt sıhhatine katkı sağlar” biçiminde konuştu.

“Sık yıkanan eller için nemlendirme şart”

Nemlendiricilerin, kış aylarında cilt kuruluğuyla başa çıkmak için temel bir bakım aracı olduğunu lisana getiren Uzm. Dr. Ertürk, “Ceramide içeren nemlendiriciler cildin parlaklığını yine kazanmasına yardımcı olurken, sık yıkanan eller için her yıkama sonrası nemlendirme kuraldır. Kullanılan nemlendiricilerin içeriğinde antioksidan özellikli A, C ve E vitaminlerinin bulunması da kıymetlidir. Paklık rutini sırasında klasik sabunlar yerine syndet ya da balm formunda temizleyicilerin tercih edilmesi, cildin gereksiz yere kurumasını önlemektedir. Bununla birlikte, paklık ve nemlendirme alışkanlıklarının tertipli olarak sürdürülmesi, cildin sağlıklı yapısını muhafazasında çok önemlidir” dedi.

Kış mevsiminin kuvvetli hava kurallarında cilt sıhhatini muhafazanın uzun vadede cilt sorunlarının önünü geçmek için kritik bir rol oynadığını söyleyen Uzm. Dr. Ertürk, “Doğru bakım alışkanlıkları ile cildinizin nem istikrarını ve sağlıklı görünümünü koruyabilirsiniz” tavsiyesinde bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin 2
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın
16 Haziran, 2026 14:30 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

SİYASETE DİZAYN…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ

Fevzi Aydın

Yirminci yüzyılın sonlarında, Türk siyasetinin getirdiği ekonomik ve siyasi yıkımla birlikte, ortak akıl mı, dış güçler mi dersiniz, siyaset yeniden dizayn edilmeye başlandı…

Ekonomi, siyaset ve hukuk üçgeniyle halkın sosyo-ekonomik alanlarını kapatan iktidar, milli iradenin, halkın ve toplumun yanında duracağına bugün karşısına geçmiş durumda…

Ulusal ve uluslararası ekonomik sistemle uyuşmayan Cumhur İttifakı ekonomik sistemiyle bozulan sosyo-ekonomi, IMF-Dünya Bankası finansal sistemine bağlanarak, ABD tabanlı ekonomi, acı reçetelerle halkı vurmaya devam ediyor…

İktidar büyük kuruluşlara çeşitli finansal destekler sağlarken, gelir dağılımında halk yararına çözümler yerine, gelir azaltıcı önlemler, kararlar alındı…

Faiz, enflasyon ve fiyat artışlarıyla, büyük erozyona uğrayan çalışma hayatı ve emekli gelirleri, bırakın yerinde saymayı, hızla geri gitmeye devam ediyor…

İktidar, sosyo-ekonomideki kırılganlığı tedavi etmek yerine, piyasanın kendi fiyatlamasıyla gelir dengesini bozmasına, sessiz kalmaya devam ediyor…

Halkın taleplerini görmek yerine, ana muhalefet partisi CHP depremine benzin döken iktidar, CHP’de iki başlı yönetimin ortaya çıkmasında pay sahibi…

2028 yılı seçimlerine doğru siyasi yolda yaşanan siyasal gelişmeler, Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmeye başlandığını gösteriyor…

Türk siyasetine çeyrek asır milli irade sloganıyla damga vuran AKP, 2019 yılında Millet İttifakının ortak adayı, CHP İstanbul Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu aday gösterince, adeta Türk siyasetinde deprem oldu…

Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını, aynı dönemde iki seçimle kazanarak siyasi gücünü ortaya koydu…

AKP ve MHP’nin seçimlere itirazıyla, sahada kazanılan seçim masada kaybedilmiş oldu…

Yenileme seçimlerine, bu sefer CHP adayı olarak İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığına adaylığını koyan Ekrem İmamoğlu, 13,700 farkla kazandığı ilk seçimi, ikinci defada 806 bin oy farkıyla yeniden kazanarak, Milli İradenin daha fazla gücünü arkasına almış oldu…

Siyaset Hukuk ve Ekonomi üçgeniyle kurulan baskı sistemi, milli iradede tahribat yaparken, iktidar gücü adına ana muhalefet partisinin parçalanışını izlemekte…

Ticari alanda sıklıkla kullanılan kayyım atamaları, iktidar gücü adına, siyasi alanı da kapsama alanına dahil etti…

Cumhur İttifakı, iktidara yakın gördüğü ana muhalefet belediyelerinin kirli çamaşırlarını, kayyım atamalarıyla, ortaya saçtı…

Siyasetin yeni kavramları Kayyım ve Mutlak Butlan gibi hukuki terimlerle, Kayyım atamalarıyla görevden alınan ana muhalefet belediye başkanlıkları, siyasi baskılarla birlikte, Cumhur İttifakına geçmiş oldu…

İktidarın desteğiyle, siyasi arınma adına, Ana Muhalefet Partisi CHP, iki başlı yönetim haline gelirken, bugün parçalanma yolunda…

Milli iradenin seçimini, iktidar gücüyle değiştiren siyasi irade, siyaseti, demokrasi ve siyasetle dizayn etmesi gerektiğini unutarak, siyaseti iktidar gücüyle dizayn etmeyi seçti…

Milli İrade, çizgisinden ayrılan siyaseti, ilk seçimlerde dizayn ederek, demokrasi çizgisine çekebilecek mi?

Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…