Reklam
Reklam

‘Kilo kaybına bağlı sarkmalar, karın estetiğiyle önlenebilir’

kilo kaybina bagli sarkmalar karin estetigiyle onlenebilir xzeTtmqP jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Mayıs, 2024 16:00 tarihinde yayınlandı
0

Kilo alımı ve gebeliğe bağlı karın içi hacminin artmasının, karın kasları arasındaki mesafenin artmasına yol açarak hasta daha sonra kilo verse bile belinin daha kalın görünmesine neden olduğunu belirten Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Kağan Bekircan, “Bu nedenle özellikle karın bölgesinde sarkması ve cilt fazlalığı olan hastalarımıza karın germe ameliyatını önermekteyiz” dedi.

Liv Hospital Samsun Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Kliniği’nden Opr. Dr. Kağan Bekircan, karın estetiği hakkında bilgilendirmelerde bulundu.

“Kilo verme sonrası karında sarkma olabilir”

Karnın, insanların daha fit ve estetik görünmelerini sağlayan vücut bölgesi olduğunu belirten Opr. Dr. Bekircan, “Bu bölgedeki şişlik ve düzensizlikler, kişinin kilolu ve yaşlı görünmesine neden olmaktadır. İnsanlar karın bölgesinin daha düz ve bel bölgesinin daha ince görünebilmesi amacıyla spor antrenmanları yapmakta ve çeşitli işlemler yaptırmaktadır. Karın bölgesinde ve simit bölgesi denen bel bölgesinde, diyete ve spora rağmen azalmayan dirençli yağlanma olabilmektedir. Ayrıca kilo verme sonrası veya gebelik sonrası karın bölgesinde cilt ve cilt altı dokusunda sarkma oluşabilmektedir. Sarkan cilt dokusu, o bölgede pişik oluşturmakta ve kişinin normal hayatını etkileyebilmektedir. Bu gibi durumlar hastanın sosyal hayatını ve özgüvenini negatif etkilemektedir” diye konuştu.

“Karın estetiği kompleks bir yapıdır”

Kilo alımına ve gebeliğe bağlı olarak karın içi hacminin arttığını söyleyen Opr. Dr. Bekircan, bu durumun karın kasları arasındaki mesafenin artmasına yol açarak hasta daha sonra kilo verse bile, belinin daha kalın görünmesine neden olduğunun altını çizdi. Karın germe ameliyatını özellikle karın bölgesinde sarkması ve cilt fazlalığı olan hastalara önerdiklerini belirten Op. Dr. Bekircan, “Bu ameliyat için ön koşul olarak hastalarımızda kilo verme durumunu tamamlamış olmasını veya gebelik sonrası planlanan kilosunda 6 ay boyunca sabit kalmış olmalarını istemekteyiz. Karın bölgesi estetiği kompleks bir yapı olarak değerlendirilmelidir. Tek başına cilt sarkmasının tedavisi yeterli olmayabilir. Karnın estetik görünümünü sağlamak için karın ve bel bölgesinde gerekebilecek ek işlemler de dâhil edilmelidir. Karın germe ameliyatıyla birlikte belin daha ince görünmesi ve estetik görünümü tamamlamak için yağ alma ve karın kaslarının onarımını da bu işleme eklemek gerekmektedir” şeklinde konuştu.

“Karın germe ameliyatıyla hasta estetik görünüme kavuşur”

Operasyon hakkında bilgi veren Opr. Dr. Bekircan, “Karın germe ameliyatı hastanın eski sezaryen hattından veya genital bölge yukarısından başlayıp yanlarda leğen kemiğine uzanan bir kesi yardımıyla yapılmaktadır ve fazla cilt dokusu çıkarılmaktadır. Ayrılmış olan karın kasları eski halinde olacak şekilde onarılmaktadır. Ayrıca bu ameliyata ek olarak bel bölgesindeki fazla yağlar da alınarak daha ince ve estetik bir bel oluşturulmaktadır” dedi.

“Hastalarımız sosyal hayatlarına 2 hafta sonra dönebilir”

Ameliyat sonrasındaki süreçten bahseden Opr. Dr. Bekircan, “Bu ameliyattan sonra hastamızı ortalama 2 gün hastanemizde misafir etmekteyiz. Hastamız ameliyattan sonra iki ay kadar korse kullanmasını istemekteyiz. Ameliyattan bir hafta sonra günlük işlerini yapabilir duruma gelmektedir. Bu süre zarfında hastamızın ağır iş yapmamasını önermekteyiz. Hastamız sosyal hayatlarına 2 hafta sonra dönebilmektedirler. Ameliyatımızda eriyen dikiş kullandığımızdan, koyduğumuz dikişler tamamen cilt atlında olup dikiş alınmamaktadır. Bu durum hastanın konforunu artırmaktadır. Ayrıca bu ameliyat sonrasında oluşan iz, ameliyattan sonraki 6. aya doğru solarak normal cilt rengine yaklaşmaktadır ve ameliyat izinin görünürlüğü azalmaktadır. Karın germe ameliyatı ile birlikte yaptığımız ek işlemlerle hastalarımıza daha estetik ve ince bir görünüm kazandırmaktayız. Bununla birlikte, hastalarımızın özgüvenleri artmaktadır ve bu hastalarımızın sosyal hayatına da olumlu yansımaktadır” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Amasya’da 65. Kiraz Teşvik Yarışması yapıldı

amasyada 65 kiraz tesvik yarismasi yapildi pxHFc3zK
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Haziran, 2026 00:45 tarihinde yayınlandı
0 0

Türkiye’nin en eski kiraz teşvik yarışması Amasya’da 65 yıldır gerçekleştiriliyor. Geçen yıl bahçelerde yaşanan zirai don afeti nedeniyle yapılamayan yarışmada üretimin bol olduğu bu yıl ilk üçe giren kiraz üreticilerine altın hediye edildi.

Kentte düzenlenen 12-22 Haziran Uluslararası Atatürk, Kültür ve Sanat Festivali kapsamında gerçekleştirilen yarışma öncesi Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik ekipleri bahçelerin yolunu tuttu. Titiz araştırmalar sonucu ödül almaya hak kazanan ürünler ile üreticileri belirlendi.

Birinci Alpaslan köyünden Yusuf Eser

Birinciliği Taşova ilçesine bağlı Alpaslan köyünden Yusuf Eser kazandı. Yarışmaya ailesiyle birlikte gelen Eser, ödül çekini Amasya Valisi Önder Bakan’ın elinden aldı. Yarışmada ikinci Aydınlık köyünden Hasan Hüseyin Erdem, üçüncü ise Ormanözü köyünden Murat Pamuklu üçüncü oldu. Şehzadeler Gezi Yolunda düzenlenen ödül törenine AK Parti Amasya Milletvekili Haluk İpek, CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kemal Çakıroğlu ile diğer yetkililer de katıldı. Halk oyunları ekibinin sahne aldığı yarışmayı izleyen vatandaşlara paketler halinde kiraz dağıtıldı.

“Türkiye’nin en eski kiraz yarışması”

Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci, “Türkiye’nin en eski kiraz yarışmasını Amasya’da yapıyoruz. 1962 yılından bu yana 65 yıldır bu yarışma geleneksel olarak yapılıyor. Sadece geçen yıl zirai afeti don nedeniyle ağaçlar meyve vermediği için yarışma yapılamamıştı. Dereceye giren üreticilerimizi kutluyorum” dedi.

Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekleniyor

Coğrafi işaretli Amasya kirazının Türk kirazı olarak tanındığını anlatan Cebeci, “Rusya, Almanya gibi ülkelere ilimizden kiraz ihracatı yapılıyor. Bu yıl yaklaşık 50 bin ton rekolte bekliyoruz” diye konuştu.

“1963’te dedemin diktiği kiraz ağaçlarından ürün alıyoruz”

Geleneksel yarışmanın bu yılki şampiyonu Yusuf Eser de, “1963 yılında dedemin diktiği kiraz ağaçlarını yetiştirerek ürün alıyoruz. Teknolojik gelişmeleri de takip ederek ailece üretim yapıyoruz. Bölgede kiraz üretiminin merkezi olmasını istediğimiz köyümüz Alpaslan’ın daha da gelişeceğine inanıyorum” şeklinde konuştu. Eser’in eşi Gülhanım Eser’de 65 yıldır süren yarışmanın bu yılki kazananın olmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.

“Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi”

Ömrü bahçelerde şifa kaynağı kirazlardan toplayarak geçen Sadiye Öztürk, yarışmanın kazananlarını alkışlayarak kutladı. Geçen yıl kiraza hasret kaldıklarını hatırlatan Öztürk, “Bir tane bile kiraz yemek nasip olmamıştı. Ama bu sene Rabbim geçen sene vermediğinin iki katını verdi. Bol kirazımız var. Her yere yetecek inşallah” şeklinde konuştu. Yarışmaya Çiğdemlik köyünde katılan Ertan Uzun ise, genç bir çiftçi olarak üretim yapmayı sürdüreceğini vurguladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin