Kılıçdaroğlu: "Adaletin gerçekleşmesi için elimizden gelen bütün çabayı göstereceğiz" - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Ekim, 2023 12:12 tarihinde yayınlandı
0
0

Kılıçdaroğlu: “Adaletin gerçekleşmesi için elimizden gelen bütün çabayı göstereceğiz”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bartın’ın Amasra ilçesinde Cumhuriyet Meydanı’nın açılış törenine katıldı. Kılıçdaroğlu, 43 madencinin hayatını kaybettiği maden faciasıyla ilgili, “Adaletin gerçekleşmesi için elimizden gelen bütün çabayı göstereceğiz” dedi.

Bartın’ın Amasra ilçesinde geçen 14 Ekim günü meydana gelen maden faciasının ardından 43 madenci hayatını kaybetmişti. Facianın yıldönümünde Amasra ilçesinde Madenci Anıtı önünde tören düzenlendi. Anıt önünde meşaleler yakılarak 43 madenci anıldı. Kılıçdaroğlu, yaptığı konuşmada, “Emeklerinin karşılığını almak için yer altında çalıştılar. Mücadele ettiler. Hayatlarını kaybettiler ama adalet hala gerçekleşmiş değil. Onların haklı da takipçisiniz. Genel başkan olarak ben, genel başkan yardımcısı olarak Aysu Hanım, milletvekillerimiz bu konunun takipçisi. Adalet yerini buluncaya kadar takipçisi olmaya da devam edeceğiz. En büyük arzumuz bu ülkede adaletin gerçekleşmesidir. 43 kişi hayatını kaybetti. Ama sorumlular hala yargının önüne anladığımız anlamda çıkmış değil. Bu mücadeleyi sonuna kadar götüreceğiz. Adaleti gerçekleştirinceye kadar tekrar onların manevi huzurunda hepimiz saygıyla eğiliyoruz. Onlara Allah’tan rahmet diliyoruz. Ailelerine sabır diliyoruz. Bugün iki aileyi ziyaret ettim. Acılarını paylaştım. Hala yüreklerinde acılarını taşıyorlar. Dolayısıyla bir siyasetçinin görevi de haksızlığa uğrayan kim olursa olsun. Onun yanında olmak ve onun adalet arayışını güçlendirmek. Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz. Belediye Başkanımız gerçekten de burayı önemli bir merkez haline getirdi. Önemli bir merkez olmanın dışında da 43 maden şehidinin anılması açısından da üzerine düşen görevi yapıyor” dedi.

Ardından Madenci Anı Mekanı ve Cumhuriyet Meydanı düzenlemesi açılış töreni gerçekleştirildi. Törende konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 43 madencinin acılarının halen taze olduğunu ifade ederek yargılama sürecine dikkat çekti. Kılıçdaroğlu, “43 kişi hayatını kaybettiğinde hepimizin yüreğinde büyük acılar oluştu. Sadece Amasra değil, sadece Bartın değil. 85 milyon insanımızın yüreği buradaydı. Bugün o ailelerden ikisini ziyaret ettim. Arkadaşlarımla beraber. Acılar hare taze. Bu aileler adalet istiyorlar. Adaleti bulmanın yolu yargı dediğimiz mekanizmanın iyi çalışması ve adaletsizliği yaşatanların da yargının önüne çıkarılmasıdır. Eğer bunu yapmazsanız adaleti gerçekleştiremezsiniz. Bütün olayları aşama aşama izliyoruz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak adaletin ama mutlaka gerçekleşmesini isteriz. Az önce milletvekili arkadaşımız konuştu. Ve adalet gerçekleşinceye kadar bu çabayı göstereceğimizi de ifade ettik. Ben de Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı olarak, hele hele adalet konusunda son derece duyarlı bir insan olarak adaletin gerçekleşmesi için elimizden gelen bütün çabayı göstereceğiz” dedi.

“Hiç kimse bu topraklarda yalnız olduğunu ve kimsesiz olduğunu düşünmesin”

Açılışı yapılan Cumhuriyet Meydanı düzenlemesine ilişkin de konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Adı Cumhuriyet Meydanı. Gazi Mustafa Kemal der ki, Cumhuriyet hazırlıktır. Ben Anadolu’nun kuş uçmaz kervan geçmez bir köyünde doğdum. Ama bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanıyım. Beni buraya taşıyan, Cumhuriyetin bana sağladığı, aileme sağladığı bütün bireylere sağladığı imkanlardır. Cumhuriyet sayesinde okudum. Cumhuriyet sayesinde liseleri, üniversiteyi bitirdim. Ve dolayısıyla cumhuriyet sayesinde demokraside önemli yerlere geldi. Parlamentoda görev yaptım. O nedenle bu meydanın hakkını bilmemiz lazım. Ve cumhuriyetin ne olduğunu da asla unutmamamız lazım. Cumhuriyet fazileti, Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesi ise hiç kimse bu topraklarda yalnız olduğunu ve kimsesiz olduğunu düşünmesin. Hepimiz dayanışma içinde ve o dayanışma kültürünü büyüterek ve adaleti arayarak doğruları mutlaka yakalamak zorunda.”

Ardından Cumhuriyet Meydanı’nın açılış kurdelesi kesildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay