Keskinkılıç, “Cumhurbaşkanımız liderliğinde Türkiye dünya barışına en büyük katkıyı sunuyor” - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
13 Aralık, 2023 16:10 tarihinde yayınlandı
0
0

Keskinkılıç, “Cumhurbaşkanımız liderliğinde Türkiye dünya barışına en büyük katkıyı sunuyor”

AK Parti Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ülke çevresindeki çatışma ve itiraflar karşısında dünya barışına ve refahına mümkün olan en büyük katkıları sunduğunu ve mazlumlara el uzattığını belirtti.

AK Parti Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç, TBMM 2024 yılı bütçe görüşmelerinde AK Parti Grubu adına, Milli Savunma Bakanlığı Bütçesi üzerine konuşma yaptı.
“Birbirinden farklı kaotik olayların yaşandığı güvenlik meselelerinin daha önemli hale geldiği bir süreçteyiz” diyen Keskinkılıç, “Bölgemizde barış ve istikrarın güvencesi olan ülkemiz asimetrik savaş yöntemleriyle Güney sınırımızda oluşturmak isteyen terör koridoruyla sıkıştırılmak isteniyor. Terör örgütleri aracılığıyla ülkemize karşı bir vekaletler savaşı yapılıyor. Ülkemizin kuzey sınırında Karadeniz’de devam eden Ukrayna-Rusya savaşı Akdeniz’de oluşan gerginlik doğumuzda Kafkaslar’daki Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki süreç ülkemiz açısından oluşan en önemli risklerdir. Bugün Gazze’de İsrail’in kadın, çocuk, yaş demeden, mazlumları katlettiğine, hastaneleri, okulları, camileri ve mülteci kampları hedef aldığına ve Filistin halkına karşı soykırım uyguladığına acıyla şahit oluyoruz. Diğer yandan uluslararası örgütlerin bu sorun çözmekte isteksiz ve yetersiz kaldığını kendisini barış havarisi ve insan hakları savunucusu gören Batı’nın bu vahşetin avukatlığını üstlendiğini görüyoruz. İnsanlık bu kara lekeyi yaşatanları asla affetmeyecektir” ifadelerini kullandı.
Meydana gelen çok yönlü ve karmaşık gelişmeler ile her geçen gün değişen dengelerin savunma ve güvenlik konusunu daha önemli hale getirdiğini aktaran Keskinkılıç, “Ülkemizin itibar ve ehemmiyeti de her geçen gün artmaktadır. Hamdolsun ki Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz çevresindeki çatışma ve itiraflar karşısında dünya barışına ve refahına mümkün olan en büyük katkıları sunmakta, mazlumlara el uzatmaktadır. Türkiye’nin bugün dünya barışına verdiği katkı insanlık tarihinde şanlı bir sayfa olarak yer alacaktır. Barışın ve huzurun teminatı Türk ordusu ve milli savunma sanayimizdir” dedi.
Keskınkılıç, “Tüm dünya 21 yıllık AK Parti iktidarında Türkiye’nin özellikle savunma sanayi alanında yazdığı başarı hikayesine şahit olmuştur. Biz çok iyi biliyoruz ki azim ve gayretin önünde hiçbir güç duramaz. İman varsa, irade varsa, Allah’ın izniyle imkan da vardır. İşte bu anlayışla hareket ederek 21 yıl önce yüzde 80 olan dışa bağımlılık oranımızı yüzde 20’lere düşürdük. Türkiye yüz yılına girerken, yüzyıl önce yokluklar ve imkansızlık içinde İstiklal Harbi’nde mücadele eden, imalatı Harbiye ustalarının maneviyatıyla bu oranı daha da aşağıya çekmeye kararlıyız. M.K.E AŞ. bugün yüzün üzerinde arge projesiyle millileştirme çalışmaları devam ediyor. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde savunma sanayinde attığımız cesur ve kararlı adımlar sayesinde İHA ve SİHA teknolojisinde geldiğimiz konum bütün dünyanın malumlarıdır. Bayraktar ve Anka’yla başladığımız yolculuk Akıncı ve Aksunur’la bir üst lige taşınmıştır. İnsansız savaş uçağımız Kızıl Elma’yla inşallah bu alanda bir çığır açacağız. Kendi savaş gemisini yapabilen 10 ülkeden biriyiz. TCG Anadolu bir başlangıçtır. Asfalt projesiyle askeri personelimizle birlikte askeri gemi ihracatları yapıyor. Artık Türkiye savunma sanayinde ihracatçı bir ülke oldu. Şükürler olsun ki 21 yıl önce hayalin dahi silah sistemlerini bugün yerli ve milli teknolojiyle üretebiliyoruz” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay