Keskinkılıç: "Biz Bu Şehri Kurduk, Yolda Bulmadık” - Karabük Haber Postası
qsqsq
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
11 Ocak, 2026 12:45 tarihinde yayınlandı
0
0

Keskinkılıç: “Biz Bu Şehri Kurduk, Yolda Bulmadık”

AK Parti Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç, Karabük’ün yeniden ayağa kaldırılması için yürütülen çalışmalara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Karabük’ün son yıllarda içine kapanan bir şehir görüntüsü verdiğini ifade eden Keskinkılıç, bunun değişmesi gerektiğini vurguladı.

AK Parti Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç, Karabük’ün yeniden ayağa kalkması için hazırlanan stratejik yol haritasını anlattı. Karabük’ün geçmişte birlik ve ortak hedeflerle önemli başarılara imza attığını hatırlatan Keskinkılıç, “Bugün de aynı ruhu yeniden inşa etmek zorundayız. Bu şehir içine kapanamaz” dedi.

Keskinkılıç, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Biz Cem Bey’le birlikte attığımız her adımı stratejik bir yol haritası çerçevesinde attık. Burada gördüğünüz şey, geleceğin Karabük kurgusudur. Bizim taşıdığımız Karabük heyecanının Karabük basını tarafından da taşınmasını istiyorum.

Ben bu şehrin son 50 yılını biliyorum. Bu şehrin hem acılarını hem sevinçlerini yaşadım. Demir Çelik fabrikalarının kapatılma sürecini, Karabük’ün vilayet oluşunu bilirim. Fabrikaların kapanmaması için esnafın, kadının, çocuğun, işçinin nasıl mücadele ettiğini bilirim. Karabükspor’un Süper Lig’de top koşturduğu günleri bilirim. O günlerde bu şehrin heyecanı vardı, hedefleri vardı, geleceğe dair beklentileri vardı. Şehir içine kapanmamıştı, insanlar birbiriyle kavga etmiyordu; birlik vardı, beraberlik vardı, ortak bir hedef vardı” dedi.

“BİZ BU ŞEHRİ KURDUK, YOLDA BULMADIK”

Son günlerde  Karabük’ün içine kapandığını, insanların birbiriyle didiştiğini, sadece günlük magazin ve dedikodularla ilgilenildiğini gördüğünü ifade eden Kekinkılıç; “Burası Karabük. Biz bu şehri kurduk, yolda bulmadık. Bu şehri yeniden ayağa kaldırmak zorundayız.

Burada anlattığımız şey de tam olarak budur: Karabük’ü yeniden ayağa kaldırmak. Bunun önündeki birinci engel, teşvik sisteminde Karabük’ün 2. bölge teşviklerinde kalmasıydı. Bu durum, şehrin sanayileşmesini durdurdu. Biz yerimizde sayarken çevremizdeki iller ilerledi. Hatta Karabüklü iş insanları bile yatırımlarını çevre illere yaptı.

Şimdi bu en temel engeli aştık. Karabük, yeni teşvik sisteminde 6. bölge teşvikleri kapsamına alındı. Organize sanayi ve sanayileşme açısından bu, Demir Çelik fabrikalarının kapatılmaması kadar önemli bir adımdır. Ama bakıyorum, bu teşvik meselesini yazan yok.

Karabük, lojistik ve liman bağlantısı olmadan kalkınamaz. Dünyada bir kural vardır. Demiryolu ve denizyolu. Bu, stratejinin ikinci temel ayağıdır. Karabük’te kurulacak bir lojistik yapı, Batı Karadeniz’in geleceğinde Karabük sanayisini ihracata taşıyacaktır. Karabük’ü Filyos Limanı’na bağlayacak, Avrupa’ya kadar uzanan bir kalkınma hattı oluşturacaktır.

Bu kapsamda çok yol kat ettik. Karasu, İzmir Limanı, Ereğli Limanı, Filyos ve Bartın limanları birbirine bağlanıyor. Karabük de bu ağa dahil ediliyor. Demiryolu ve denizyolu ile ihracat yapabileceğiniz bir kalkınma yoluna bağlanıyorsunuz.

Üçüncü hamle ise tarımsal açıdan, arazi yapısı nedeniyle kırsal dezavantajlı bölgeler projesidir. Bu projede daha önce Kastamonu ve Bartın vardı, Karabük yoktu. Ne yaptık? Karabük’ü de kırsal dezavantajlı iller arasına dahil ettik. Kendi coğrafyasından kaynaklanan dezavantajları ortadan kaldırdık.

Basın zaman zaman vizyon ortaya koyar. Bu şehir vilayet olurken, Demir Çelik fabrikaları kapanma tehlikesi yaşarken Karabük basını direnç gösterdi. Acımız vardı ama birlik olduk. Bugün de aynı şeye ihtiyacımız var. Yeni Karabük, eski Karabük değildir. Eski, eskide kaldı. Yeni şeyler söylemek lazım. ‘Konuşarak yürünür, arkaya bakarak değil.’ Bu Karabük gelişecek.” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fwfwfwfw
Asuman Doğan Avatarı
Asuman Doğan tarafından
24 Nisan, 2026 12:56 tarihinde yayınlandı
0
0

TSD Şube Başkanı Yılmaz’dan ÖTV eleştirisi

Türkiye Sakatlar Derneği Karabük Şube Başkanı Muhittin Yılmaz, Nisan 2026’da yürürlüğe giren ÖTV muafiyetine ilişkin yeni düzenlemeyi eleştirerek, uygulamanın engelliler arasında eşitsizlik yarattığını söyledi. Yılmaz, düzenlemenin kapsayıcı hale getirilmesi için mücadele edeceklerini vurguladı.

Yılmaz yaptığı açıklamada, engelli bireylerin sosyal hayata katılımında önemli bir sorun olan ulaşım meselesinin yeni düzenlemeyle yeniden tartışma konusu olduğunu belirtti. Düzenlemenin beklenen adaleti sağlamadığını ifade eden Yılmaz, engellilerin “engel türüne göre” ayrıştırıldığını dile getirdi.

AYM KARARI VE YENİ DÜZENLEME ÇELİŞKİSİ

Anayasa Mahkemesi’nin 2024/240 Esas sayılı kararıyla ÖTV muafiyetinde “aracı bizzat kullanma ve tertibat yaptırma” şartını iptal ettiğini hatırlatan Yılmaz, mahkemenin bu kararla önemli bir eşitlik vurgusu yaptığını söyledi.

Ancak yeni düzenlemenin bu kapsamı daralttığını savunan Yılmaz, hakkın yalnızca ehliyet alamayan ortopedik engellilerle sınırlandırıldığını, görme ve işitme engelli bireylerin ise kapsam dışında bırakıldığını belirtti.

“ENGEL TÜRÜNE GÖRE HAK DAĞITIMI OLMAZ”

Mevcut durumu “hukuki garabet” olarak nitelendiren Yılmaz, üç temel çelişkiye dikkat çekti. Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı bir ayrım yapıldığını ifade eden Yılmaz, ortopedik engellilere tanınan hakkın diğer engel gruplarına verilmemesinin açık bir eşitsizlik olduğunu söyledi.

ÖTV muafiyetinin bir ayrıcalık değil, engelli bireylerin hastane, iş ve eğitim gibi temel alanlara erişimini sağlayan bir “hareketlilik desteği” olduğunu vurgulayan Yılmaz, görme engelli bireylerin ulaşım ihtiyacının da en az diğer gruplar kadar önemli olduğunu dile getirdi.

“10 YIL ŞARTI CEZALANDIRMA NİTELİĞİNDE”

Yeni düzenlemede araç satış süresinin 5 yıldan 10 yıla çıkarılmasını da eleştiren Yılmaz, bu sürenin engelli bireyleri mağdur edeceğini savundu. Teknolojinin hızla değiştiğine dikkat çeken Yılmaz, bir engellinin aynı aracı 10 yıl kullanmaya zorlanmasının hakkın kısıtlanması anlamına geldiğini ifade etti.

“ADALET TÜM ENGELLİLER İÇİN SAĞLANMALI”

Yılmaz, çağrılarının net olduğunu belirterek, hukukun engel grupları arasında ayrım yapmaması gerektiğini söyledi. Türkiye Sakatlar Derneği ve ilgili paydaşlarla birlikte düzenlemenin daha kapsayıcı hale getirilmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Yılmaz, “Bir hak, toplumun tüm kesimleri için eşit uygulanmadığı sürece hak değil, ayrıcalık olur” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin