Karabük’te bir kadının bakkalda kendisine ait olmayan kargo paketini çaldığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, 25 Eylül 2024 tarihinde Soğuksu Mahallesi Millet Caddesinde meydana geldi. Burhan Tabak isimli iş yeri sahibi dükkanından torununa ait kargo paketinin kaybolduğunu fark etti. Güvenlik kameralarını inceleyen Tabak, paketin dükkana gelen bir kadın tarafından alındığını tespit etti.
Kadının yanlışlıkla alabileceğini düşünen Tabak, 1 hafta bekledikten sonra durumu polis ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen ekipler güvenlik kamerası görüntülerini alarak inceleme başlattı.
İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine konuşan Burhan Tabak, “Mahallenin bütün emanetleri, bütün kargoları ticarethaneme, bakkalıma gelir. O günde yine paketler gelmeye devam etti. Bütün kargolar buraya bırakıldı. Kadının biri dükkana girdi. Daha öncesinde torunumun kargosu gelmişti, onu da yanıma koymuştum” dedi.
“Kadın kendi paketini aldıktan sonra tezgaha yaklaştı” diyen Tabak, “O sıra bende eğildiğim için onu tam göremedim alırken. O paketi oradan alıp gidiyor. Biz kameradan bunu tespit ettik. Yanlışlıkla almıştır dedik. Getirir diye bugüne kadar bekledik. Sonuçta bu mahallenin insanıdır büyük bir ihtimalle. Kadının yaptığı yanlış. Paketimizin teslimini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Tabak, kargo paketinin geri getirilmemesi üzerine durumu polise bildirdiğini aktararak, paketi alan kadının art niyetli davranış sergilediğini belirtti.
Zonguldak İl Sağlık Müdürü Gün’den Ramazan ayında beslenme uyarıları
Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün, Ramazan ayının gelmesiyle birlikte uzun saatler süren açlık ve değişen yeme düzenine karşı vatandaşları uyararak sağlıklı beslenme tavsiyelerinde bulundu.
"Sahur öğününü atlamayın"
Günün verimli geçmesi ve kan şekerinin erken saatlerde düşmemesi için sahurun önemine değinen Gün, sahurun günlük beslenmedeki kahvaltının yerini alması gerektiğini ifade etti. Gün, konuya ilişkin şunları söyledi:
"Sahura kalkmamak ya da sahurda sadece su içmek açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine, güne hazırlıksız başlanmasına, gün içinde halsiz ve isteksiz olunmasına neden olacaktır. Bir ay boyunca bu şekilde beslenmek sağlık açısından da risk oluşturacaktır. İftarda ve sahurda kan şekerini birden yükseltmeyen, uzun süre tokluk hissi sağlayan, yavaş sindirilen proteinli ve lifli gıdalar, tam tahıllı ürünler ve süt ürünleri tercih edilmelidir."
"Yemekleri yavaş ve iyice çiğneyerek tüketin"
İftar sofralarındaki porsiyon kontrolü ve gıdaların hazırlanma aşamaları hakkında bilgi veren Gün, ağır yemeklerden ve hızlı tüketimden kaçınılması gerektiğine dikkat çekti. Orucun açılmasının ardından porsiyonların bölünmesi gerektiğini vurgulayan Gün, şu ifadeleri kullandı:
"Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra aralıklarla her seferinde azar azar küçük porsiyonlar şeklinde beslenin. Oruç açıldıktan 10-15 dakika sonra sağlıklı pişirme yöntemleriyle hazırlanmış et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edebilirsiniz. Özellikle ızgara, haşlama, fırında, buğulama gibi sağlıklı yöntemlerle hazırlanan yemekleri tercih edin. Kavrulmuş, kızartılmış ve tütsülenmiş yemeklerden uzak durun."
"Sıvı tüketimine dikkat"
Ramazan ayında vücudun sıvı ihtiyacının dengeli bir şekilde karşılanmasının hayati önem taşıdığını belirten Gün, günlük su tüketiminin kişinin kilosuna göre hesaplanabileceğini hatırlattı. Su içmek için susamayı beklememek gerektiğini belirten Gün, şunları kaydetti:
"Bir günde tüketilecek toplam sıvı miktarı 2500-3000 mililitredir. Sıvı gereksinmesinin karşılanmasında su başlıca tercih olmalıdır. Su enerji içermez ve en iyi şekilde hidrasyon sağlar. Günlük su gereksinmesi, 35 mililitre ile vücut ağırlığının çarpılması şeklinde hesaplanabilir. Altmış beş yaşından sonra susama hissi azaldığı için bu bireyler susamadan su içmeye özen göstermelidir."
"Kronik hastalar doktorlarına danışmalı"
Sürekli ilaç kullanması gereken veya kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin oruç ibadetlerini yerine getirmeden önce mutlaka tıbbi değerlendirmeden geçmesi gerektiğini ifade eden Gün, şu uyarılarda bulundu:
"Diyabet, kalp, tansiyon, böbrek gibi kronik hastalığı olanların oruç tutmadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerekir. Zira kronik hastalık herkeste aynı derecede seyretmediğinden, kimileri alacakları önlemlerle rahatça oruç tutabilecekken kimileri için ciddi tehlikelere yol açabilir. Kronik tiroid gibi bazı hastalıkları olanlar hekimlerinin kontrolünde, ilaçlarını sahur vaktinde aldıkları takdirde oruç tutabilirler."