Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Ocak, 2024 04:00 tarihinde yayınlandı
0

Kemik enfeksiyonlarını hızlı bir şekilde iyileştirecek ‘Akıllı kemik çimentosu’ tableti geliştirildi

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) öğretim üyeleri kemik ve protez enfeksiyonlarının tedavi sürecini hızlandıracak akıllı kemik çimentosu tableti geliştirdi.

Rize’de bir yıldır süren kemik ve protez enfeksiyonlarında kullanılmak üzere akıllı kemik çimentosu tableti geliştirme çalışmaları sonucunda vücut sıcaklığına bağlı değişim gösteren anti bakteriyel özelliğe sahip akıllı kemik çimentosu tableti geliştirildi. Doç. Dr. Mehmet Sabri Balık’ın yöneticisi olduğu proje, TÜBİTAK tarafından destek aldı. Destek alan proje öncelikle laboratuvar ortamında denemelerin yapılmasının ardından canlı doku üzerinde gerçekleşti. Yaptıkları çalışmanın olumlu sonuç bulması ile proje patent aldı. Geliştirilen “Akıllı kemik çimentosu” ile hastalar hızlı bir şekilde tedavi edebilecek.

“Günümüzde ciddi bir sorun olan kemik enfeksiyonlarının tedavisinde artık istenmeyen sonuçlar ortadan kalkacak”

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Sabri Balık, yaptıkları proje sayesinde kemikte enfeksiyon kapan alanın daha hızlı bir şekilde iyileşeceğini belirterek, “Günümüz dünyasındaki teknolojik gelişmelere paralel olarak ortopedik cerrahide de, cerrahi yöntemler ve implant teknolojileri gelişti. Bu gelişimle beraber uygulanan cerrahilerde arttı. Hem ülkemizde hem de dünyada uygulanan cerrahilerin artışıyla beraber komplikasyon oranları da arttı. Bu kemik enfeksiyonları çok ciddi komplikasyonlardır. Sonuçları itibariyle hem ekonomik hem de sosyal sorunlar ortaya çıkabiliyor, hastada sakatlık oluşturabiliyor. Hastanın tekrar tekrar hastaneye gitmesine neden olabiliyor. Böyle önemli bir kemik enfeksiyonu için nasıl daha etkin bir tedavi edebiliriz diye bir arayış süreci içerisine girdik. Kliniksyen olarak bu belirlediğimiz sorunun açısından Üniversitemiz Mühendislik Fakültesinden hocalarımızla toplantılar yaptık. Yaptığımız seri toplantılar sonucunda güncel bir malzeme olan metal organik kafes sistemi, organik yapısı ve porlu sistemi ile ortopedik anti bakteriyel ve akıllı kemik çimentosu üretiminde bu maddeyi kullanmaya karar verdik. Hem laboratuvar ortamında hem de canlı dokudaki üreteceğimiz prototipin etkinliğini görmek için deney hayvanlarında uygulama aşamalarını tamamladık. Yaptığımız çalışmada ortopedik anti bakteriyel kemik çimentosunun mekanik özelliğinin yüksek anti bakteriyel özelliğinin de yüksek olduğunu gördük. Sonuçta canlı dokuda uygulayacağımız etkin karışımı belirledik. Farklı bakteriler ile oluşturduğumuz modele bu ortopedik anti bakteriyel kemik çimentosunu uyguladık. Model üzerindeki tedavi sürecini gözlemlediğimizde kemik çimentomuzun doku uyumlu, mekanik özelliğinin ve anti bakteriyel özelliğinin yüksek olduğunu gördük. Bu şekliyle günümüzde ciddi bir sorun olan kemik enfeksiyonlarının tedavisinde kullanımının mümkün olacağına karar verdik” ifadelerini kullandı.

“Hasta sorun uzamadan günlük yaşamına hızlı bir şekilde dönebilecek”

Etkin ve hızlı bir tedavi yöntemi geliştirdiklerini ifade eden Balık, “Bu ürünü oluştururken kendi bölümünde uzman ekiplerle çalıştık. Bu arkadaşlarla öncesinde teorik bir altyapı oluşturduk. Planlama yaptık. Patent sürecimiz oldu. Patent aldık. Sonunda mutlu sona erdik. Mekanik özelliği yüksek, anti bakteriyel özelliği yüksek ortopedik akıllı kemik çimentosunu ürettik. Bu kemik çimentosunu cerrahi alana uyguladığımızda vücut ısısıyla beraber anti bakteriyel salınımın arttığını gördük. Bu teknik rutinde uygulanan bir teknik. Cerrahi bölgeyi açıp enfekte dokuya mekanik özelliği yüksek, anti bakteriyel özelliği yüksek ortopedik akıllı kemik çimentosunu yerleştiriyoruz. Tekrarlayan cerrahilerle bu tip hastalarda doğal dokular bozulmakta. Bununla beraber damar yapısı da azaldığı için sistemik olarak verdiğimiz anti bakteriyel maddenin oraya gelip etkilemesi her zaman mümkün olmuyor. Bu hastalarda antibiyotiklerin metobolize olduğu organlarda birtakım yetmezlikler ortaya çıkıyor. Bu lokal uygulamamız ve anti bakteriyel oranımızın yüksek olması bize sistemik olan antibiyotik ihtiyacını da azaltacak. Aynı zamanda sonuç alan enfeksiyon tedavisinde bir yöntem olarak bunu kullanacağız. Hasta sorun uzamadan günlük yaşamına hızlı bir şekilde dönebilecek” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin