ZONGULDAK’ın Ereğli ilçesi Belediye Başkanı Hüseyin Uysal, Devlet Su İşleri Genel Müdürü Ali Rıza Diniz ile birlikte Süleymanbeyler Köyü’nde yapımı devam eden su arıtma tesisini ziyaret etti.
Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Hüseyin Uysal, Kızılcapınar Barajı’ndan Ereğli’ye su verilmesi
projesi kapsamındaki çalışmaların sürdüğü Süleymanbeyler Köyü’ndeki arıtma tesisinde incelemelerde bulunmak üzere Ereğli’ye gelen DSİ Genel Müdürü
Ali Rıza Diniz ile bir araya geldi.
Daire Başkanları, Kastamonu DSİ 23.Bölge Müdürü Sait Umucu ve teknik heyetten şantiye alanında brifing alan Diniz ve Uysal, alan ziyaretlerinde de bulundu.
Ereğli Belediyesi adına Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürü Deniz Koca ve İmar ve Şehircilik Müdürü Erol Kırklareli’nin de bulunduğu saha ziyaretleri ile ilgili konuşan Diniz, Kdz. Ereğli’nin 50 yıllık su ihtiyacını karşılayacak proje üzerindeki çalışmaların plan çerçevesinde sürdüğünü belirtti.
70 bin metreküp /gün kapasiteli tesisin Ereğli için önemli bir kazanım olduğunu söyleyen Başkan Uysal ise, Ereğli Belediyesinin proje ile ilgili üzerine her türlü sorumluluğu yerine getirdiğini belirtti.
Yapımına 2013 yılı Haziran ayında başlanan Süleymanbeyler Köyü’ndeki arıtma tesisi yapımının 2016 Haziran ayına kadar, isale hattının ise 2016 yılı sonuna kadar tamamlanıp Ereğli ve Gülüç’e arıtılmış suyun verilmesi planlanıyor. Yaklaşık 35 milyona mal olan proje ile bölgede ki 50 yıllık su ihtiyacının karşılanması hedefleniyor.


KDZ. Ereğli’nin 50 Yıllık Su Sorununa Köklü Çözüm
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


