Karabük Postası tarafından
26 Nisan, 2017 07:14 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Kdz. Ereğli HEM ile Türk Loydu arasında anlaşma imzalandı

ZONGULDAK ’ın Ereğli ilçesi Halk Eğitim Merkezi ile ulusal uygunluk değerlendirme kuruluşu Türk Loydu arasında, Mesleki Yeterlilik Kurumu sınav ve belgelendirme faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere işbirliği protokolü imzalandı. Kdz. Ereğli HEM ile Türk Loydu arasında Mesleki Yeterlilik Kurumu sınav ve belgelendirme faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere yapılan protokol için Kdz. Ereğli İlçe Milli Eğitim Müdürü Numan Korkmaz, HEM Müdürü Zuhal Efe ve Türk Loydu yetkilileri Murat Devrez ve Kemal Gürel ile bir araya geldi. Protokolün imzalanmasının ardından bilgilendirme yapan Türk Loydu firma yetkilisi Murat Devrez, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca 5544 Sayılı Kanun kapsamında belirtilen tehlikeli ve çok tehlikeli işler sınıfındaki mesleklerde, belgesiz kişiler çalıştırılamamakta ve bu kişilerin Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından yetkilendirilmiş kurumlar tarafından sınav ve belgelendirilme faaliyetlerinin yapılması gerektiğini ifade etti. Evrez açıklamasında “Bu amaçla MYK tarafından yetkili ulusal uygunluk değerlendirme kuruluşu olan Türk Loydu ile Karadeniz Ereğli Halk Eğitim Merkezi arasında işbirliği protokolü imzalanarak, belgelendirmeye ilişkin sınavların Karadeniz Ereğli Halk Eğitim Merkezi atölyesinde yapılabilmesi sağlanacaktır. Protokol çerçevesinde Kdz. Ereğli Halk Eğitim Merkezi atölyesinde Çelik Kaynakçısı, Doğal Gaz Çelik Boru Kaynakçısı, Alüminyum Kaynakçısı, İskele Kurulum Elemanı işkollarına ait sınavlar gerçekleştirilecektir. Adaylar sınavlardan başarılı oldukları takdirde sınav ücretleri İşsizlik Sigortası Fonu kapsamında iade edilecektir. Türk Loydu; 1962 yılında TMMOB Gemi Mühendisleri Odası tarafından kurulmuş, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Deniz Ticaret Odası, İstanbul Sanayi Odası, Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Armatörler Birliği, Gemi İnşa Sanayicileri Birliği, Kazan ve Basınçlı Kap Sanayicileri Birliği gibi birçok değerli paydaşa sahip klaslama, muayene ve belgelendirme hizmetlerini sağlayan bir “Klaslama ve Uygunluk Değerlendirme Kuruluşudur” dedi. Belge ve sınav başvuruları için Kdz. Ereğli Halk Eğitim Merkezi ile irtibata geçilmesi gerektiği belirtildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.