Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
10 Aralık, 2019 12:34 tarihinde yayınlandı
0

KDK’dan 65 yaş üstü indirime tavsiye kararı

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), özel halk otobüslerinden 65 yaş üzeri kişilerin ücretsiz olarak yararlanabilmesi için belediyeye ve Karabük Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne tavsiye kararı verdi.
Karabük’ten KDK’ya başvuran bir vatandaş, ilde özel halk otobüslerinde 65 yaş üzeri vatandaşların ücretsiz seyahatinin mümkün olmadığını ifade ederek, önce belediyeye, daha sonra Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne başvurduğunu, müdürlüğün bu konuyla ilgili genel bir karar alamayacaklarını bildirdiğini belirtti. Başvurucu, Kamu Denetçiliği Kurumundan 65 yaş üzeri bütün şehir halkına ücretsiz seyahat hakkı verilmesini talep etti. KDK, belediyeden ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden konuyla ilgili talep ettiği bilgi ve belgeleri inceledikten sonra tavsiye kararı verdi. Kararda, 4736 sayılı Kanun’la 65 yaş üzeri kişilerin belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehir içi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlanacağının belirtildiği yer aldı. Kanun böyleyken belediye yetkililerinin Karabük’ün emekli kenti olması, toplu taşımadaki yoğunluk nedeniyle bu hükmü uygulamamasının hakkaniyetli olmadığı savunuldu. Tavsiye kararında, ülkemizde daha çok nüfusa sahip pek çok ilde vatandaşlar ücretsiz seyahat haklarından faydalanırken Karabük Belediyesinin ücretli veya indirimli seyahat hakkının kullanımında hukuksuz şekilde takdir yetkisi kullandığının altı çizildi. Vatandaşın avukatlığını yapan Ombudsman, özel halk otobüslerinden 65 yaş üzeri kişilerin ücretsiz olarak yararlanabilmesi için belediyeye verilen tavsiye kararını Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne de iletti.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin