Karabük Üniversitesinin, lisansüstü eğitimde dijitalleşme maksadıyla hayata geçirdiği “LEOS” üç pilot ana bilim kolunda kullanıma sunuldu.
Karabük Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Otomasyon Sistemi ile akademik ve idari süreçleri hızlandırarak daha verimli ve sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlıyor. Sistem, 27 Ocak prestijiyle 800 öğrenci, 200 kurum içi akademisyen, 43 kurum dışı akademisyen ve enstitü yöneticileri tarafından faal olarak kullanılmaya başlandı.
LEOS, canlı performansa geçiş yaptığı birinci andan itibaren tüm süreçleri yönetmeliklere uygunluk açısından otomatik denetim etme kabiliyeti ile dikkat çekti. Kullanıcıların geri bildirimleri sistemin kolay öğrenilebilir ve kullanıcı dostu bir yapıya sahip olduğunu ortaya koyarken, bu sayede sistem süratle benimsendi.
LEOS ile birlikte enstitüdeki yönetim kurulu yazışmalarında kağıt periyodu sona erdi. Artık yönetim kurulu kararları otomatik olarak sistemde oluşturuluyor ve süreç, öteki yazışmalar için farklı programlara muhtaçlık duyulmadan direkt LEOS üzerinden tamamlanıyor. Bu yenilik, sırf bürokratik yükü hafifletmekle kalmıyor, birebir vakitte süratli ve yanlışsız işleyişi mümkün hale getiriyor.
Pilot uygulamada alınan olumlu geri dönüşlerle birlikte, sistemin öteki ana bilim kısımlarında da yaygınlaştırılması hedefleniyor.
Karabük Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Zeynep Özcan, sistemin muvaffakiyetle çalıştığını vurgulayarak, “Üç pilot ana bilim kolumuzdaki tüm süreçler LEOS üzerinden yürütülüyor ve süreç büsbütün otomatize edildi” dedi.
Doç. Dr. Zeynep Özcan, LEOS’un Türkiye’deki tüm enstitüler için büyük bir dijital altyapı sunduğunu belirterek şöyle devam etti: “LEOS, yalnızca Karabük Üniversitesi için değil, tüm Türkiye’deki enstitülerin işleyişini kolaylaştıracak ihtilal niteliğinde bir sistem. Bu kadar özel bir yazılımın Karabük Üniversitesinde kurgulanmış ve üretilmiş olması bizim için hakikaten gurur verici.”
Bu dijital dönüşümde Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın takviyesinin büyük olduğunu vurgulayan Özcan, “Bize inandı, dayanak verdi, tüm enstitü çalışanı ismine kendisine şükranlarımızı sunuyoruz.” sözlerini kullandı.


KBÜ’nün lisansüstü eğitimdeki dijital devrimi ’LEOS’ kullanıma sunuldu
Prof. Dr. Küçük: “Yapay zeka uygulamalarıyla ormancılık faaliyetlerinde yeni bir dönem başladı”
Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen 5. Uluslararası Orman Entomolojisi ve Patolojisi Sempozyumunda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleriyle ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralandığını söyledi.
Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “5th International Forest Entomology and Pathology Symposium (IFEPS 2026)”, Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi’nde başladı. Kastamonu Üniversitesi, TÜBİTAK, Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü destekleriyle gerçekleşen sempozyumda orman sağlığı, biyolojik çeşitlilik ve sürdürülebilir ormancılık alanlarında önemli bilim insanlarını bir araya getirdi.
“Yapay zeka ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadı”
Sempozyumun açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, orman ekosistemlerini etkileyen biyotik ve abiyotik faktörlerin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayarak, “Yapay zeka uygulamaları, dijitalleşme, karar destek sistemleri ve veri temelli yönetim modelleri ormancılık çalışmalarında yeni bir dönemin kapısını aralamaktadır. Önümüzdeki süreçte orman sağlığının korunması ve zararlı organizmaların yönetiminde bu teknolojilerin çok daha etkin kullanılacağına inanıyorum” dedi.
Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu ise küresel iklim krizinin ormancılık faaliyetleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Değişen iklim şartları nedeniyle Akdeniz kuşağındaki ülkelerde etkilerin daha yoğun hissedildiğini belirten Ragıpoğlu, artan orman yangınları, kuraklık, sıcaklık değişimleri ve orman ekosistemlerinin kuzeye veya daha yüksek rakımlara doğru kaymasının zararlı organizma popülasyonlarında ciddi artışlara yol açtığını ifade ederek, “ICP Forests kapsamında dünya genelinde çok sayıda seviye 1 ve seviye 2 izleme alanı bulunmaktadır. Türkiye’de de yüzlerce izleme noktası üzerinden önemli miktarda veri toplanmaktadır. Bu veriler, orman sağlığının izlenmesi açısından büyük değer taşımaktadır. Sahada çok büyük miktarda veri üretiyoruz; ancak bu verilerin bilimsel olarak değerlendirilmesi için üniversitelerimizin ve akademisyenlerimizin katkısına ihtiyaç duyuyoruz. Bu alanlarda çalışmak isteyen araştırmacılarımıza kapımız her zaman açıktır” diye konuştu.
Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür de orman ekosistemlerinde yaşanan kayıpların yalnızca görünen zararlarla sınırlı olmadığını vurgulayarak, yürütülen mücadele çalışmalarının önemine dikkat çekti. Kastamonu’nun ormancılık alanındaki güçlü akademik birikimine değinen Gür, “Ormancılık biliminde uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Bu sempozyum sayesinde hem bilimsel bilgi paylaşımı sağlanacak hem de yeni araştırma ağlarının kurulmasına katkı sunulacaktır” diye konuştu.
Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Sabri Ünal ise Türkiye’de kabuk böcekleri nedeniyle her yıl yaklaşık 1,2 milyon metreküplük ağaç servetinin zarar gördüğünü belirterek, ekonomik kayıpların çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen ciddi bir durum oluşturduğunu ifade etti. Kabuk böceklerinin yol açtığı zararın orman yangınları kadar önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ünal, Avrupa ormanlarının sağlık durumunun uzun yıllardır uluslararası standartlarda izlenmekte olduğunu dile getirerek, “Avrupa ormanlarının sağlık durumunu izlemek, hava kirliliğinin etkilerini değerlendirmek ve iklim değişikliği ile diğer çevresel baskıların orman ekosistemleri üzerindeki sonuçlarını ortaya koymak amacıyla çalışmalar yürütülmektedir. Uzun yıllara dayanan uluslararası uyumlu veri altyapısı sayesinde orman ekosistemlerindeki değişimler bilimsel olarak takip edilebilmekte ve çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirilebilmektedir. Günümüzde hava kirliliği, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi küresel sorunlar ormanlarımız üzerinde giderek artan baskılar oluşturmaktadır. Bu nedenle orman sağlığının düzenli izlenmesi, risklerin önceden tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin zamanında alınması büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.
Üç gün sürecek sempozyum kapsamında bilimsel sunumların yanı sıra teknik geziler ve akademik değerlendirme toplantıları da gerçekleştirilecek. Sempozyumun, ulusal ve uluslararası düzeyde yeni bilimsel iş birliklerine katkı sağlaması bekleniyor. Sempozyum oturumları ise Teknokent’te gerçekleştirilecek.
Sempozyumun açılışının ardından katılımcılara plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi.
Sempozyuma Vali Yardımcısı Ahmet Atılkan, Belediye Başkan Yardımcısı Eda Büyükdemirci, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Daire Başkan Yardımcısı Hakan Ragıpoğlu, Orman Bölge Müdürü Hakan Yaslıkaya, Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahmut Gür ile akademisyen ve çok sayıda öğrenci katıldı.

