Karabük Üniversitesinin (KBÜ) Safranbolu Türker İnanoğlu İletişim Fakültesi öğrencileri, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Aydın Doğan Vakfı tarafından düzenlenen 34. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Aydın Doğan “Genç İletişimciler Yarışması”nda finale yükseldi.
Yarışmaya fotoğraf, mizanpaj, araştırma, haber ve röportaj dallarında başvuru yaparak finale yükselen öğrenciler arasında Gazetecilik Bölümünden Halil Tükenmez ve Uğur Balkan olurken Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümünden ise Bilal Bozkurt ve Merve Dülger yer aldı.
Öğrencilerin projelerinde danışmanlık yapan öğretim üyeleri arasında Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümünde görev yapan Dr. Öğretim Üyesi Burak Türten, Gazetecilik Bölümünde görev yapan Dr. Öğretim Üyesi Faruk Aşlakçı ve Dr. Öğretim Üyesi Mesut Yılmaz yer alıyor.
KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, “Öğrencilerimiz, Genç İletişimciler Yarışması’nda finale kalarak üniversitemize bir gurur daha yaşattılar. Karabük Üniversitesi son zamanlarda art arda gelen başarılarla müthiş bir performans gösteriyor. Öğrencilerimiz, akademisyenlerimiz, idari personelimiz, bölümlerimiz, fakültelerimiz ve üniversitemiz başarılara, ödüllere doymuyor. Karabük Üniversitesi olarak dünyanın en iyi üniversitesi olma kızıl elmasıyla çalışmalarımızı artırarak sürdürmeye, yaygın başarı haline getirmeye, Türkiye’nin gücünü her alanda birleştirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Yarışmanın ödül töreni, 16 Aralık 2024 tarihinde gerçekleştirilecek.


KBÜ’lü öğrenciler finale kaldı
Zonguldak’ta 18 yıllık cinayet davasında 4 sanık hakim karşısına çıktı
Zonguldak’ta 18 yıl önce kaybolan ve 2 sene sonra Ulutan Barajı’nda iskeleti bulunan şahsın ölümüyle ilgili davada 4 sanığın yargılanmasına başlandı.
Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk celsesinde, sanıklardan birinin 18 yıllık sessizliğini bozarak yaptığı kan donduran itiraflar duruşmaya damga vurdu. Duruşmaya tutuklu sanıklar T.Y. ve K.A. ile başka bir suçtan tutuklu bulunan İ.E. ve ev hapsindeki E.İ. katıldı. Öldürülen Ahmet Yılmaz’ın eski eşi D.D. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı. Hakkında müebbet hapis cezası istenen 4 sanıktan K.A. susma hakkını kullanırken, İ.E. ise suçlamalar ve aleyhindeki tanık beyanlarının husumet kaynaklı olduğunu öne sürerek reddetti.
“Arka koltukta boğarak öldürdü”
Olay gecesi aynı otomobilde bulunduğunu itiraf eden sanık T.Y., cinayet anını tüm detaylarıyla anlattı. Olay günü birlikte alkol aldıklarını ve öldürülen Ahmet Yılmaz’ın sonradan yanlarına geldiğini belirten T.Y., aracı kendisinin kullandığını ifade etti. Arka koltukta oturan ve 2018 yılında vefat eden B.İ. ile ön koltuktaki Ahmet Yılmaz arasında tartışma çıktığını aktaran T.Y., “B.İ. bir anda arkadan Ahmet’i boğmaya başladı. 18 yıldır vicdan yaptım, saklayamadım. B.İ., Ahmet’i boğunca panikle arabadan dışarı atladım. Sonra cesedi B.İ. bagajdan aldığı çuvala koyarak, atıl durumdaki bir kaçak ocağa bıraktı. Benim olayla başka bir ilgim olmadı, daha sonra Bursa’ya gittim” şeklinde konuştu.
“Kardeşinin üzerine atıp kurtulmaya çalışıyor”
Kendisinin sadece bir hurdacı olduğunu ve kamuoyunda yansıtıldığı gibi mafya olmadığını savunan sanık E.İ. ise, ortada bir cinayet olduğunu ve bunu kendisine B.İ.’nin anlattığını iddia etti. Ağabeyini korumak için 18 yıl boyunca sustuğunu belirten E.İ.’nin bu sözlerine maktulün eski eşi D.D. sert tepki gösterdi. E.İ. ile eski kocasının geçmişte birlikte hırsızlık yaptıklarını ve çalıntı malları paylaşamadıkları için aralarında husumet bulunduğunu ileri süren D.D., “Eşim, E.İ’yi emniyete şikayet etmekle tehdit ediyordu ve bu tartışmalardan kısa süre sonra kayboldu. Şimdi suçu ölmüş kardeşinin üstüne atıp kurtulmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.
D.D. ayrıca, sanıklardan K.A.’nın geçmişte kendisine eski eşinin E.İ. ile baraja gittiğini ancak E.İ.’nin tek başına döndüğünü söylediğini belirterek, korktuğu için iki çocuğunu alıp şehri terk ettiğini söyledi.
İtirafçı geri adım attı
Duruşmada dinlenen 4 tanıktan biri olan C.M., cezaevinde E.İ. ile aynı koğuşu paylaştığını belirterek, maktul ile sanıklar arasında para mevzusundan doğan bir anlaşmazlık olduğunu iddia etti. C.M., hayatını kaybeden B.İ.’nin cezaevindeyken cinayeti ima eden söylemlerde bulunduğunu kaydetti.
Dosyanın yeniden açılmasını sağlayan kilit isimlerden olan itirafçı H.P. ise şaşırtıcı bir ifade vererek, soruşturma aşamasındaki beyanlarının bir kısmının duyumlara dayandığını söyledi. H.P., olayın kapatılmaması için duyduklarını bizzat yaşamış gibi kurgulayarak anlattığını, aslında cinayet anında orada olmadığını itiraf etti.
Mahkeme heyeti, bir sanığın savunmasının henüz alınmamış olması sebebiyle tutuklu sanıklar T.Y. ile K.A.’nın tutukluluk hallerinin ve E.İ.’nin ev hapsi kararının devamına hükmetti. Heyet, İ.E. hakkındaki adli kontrol şartını kaldırarak, hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına karar verdi. Duruşma, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için ileri bir tarihe ertelendi.

