Reklam
Reklam
670955dd28974
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Ekim, 2024 19:45 tarihinde yayınlandı
0

KBÜ’den spor bilimleri alanında yenilikçi proje

Karabük Üniversitesi’nin hazırladığı “Sporcu ve Elit Sporcu Yetiştirme Modellerinin Geliştirilmesine Yönelik Mikroiğne Temelli Giyilebilir Elektrokimyasal Sensörlerin Tasarımı ve Yapay Zeka Destekli Veri Analiz Uygulamaları” projesi TÜBİTAK tarafından destek almaya da hak kazandı.

Karabük Üniversitesi Hasan Doğan Spor Bilimleri Fakültesi Prof. Dr.Mert Aydoğmuş öncülüğünde , sporcu ve elit sporcu yetiştirme modellerinin geliştirilmesine yönelik önemli bir proje başlatıldı. TÜBİTAK tarafından desteklenen ve “MAG” Proje Grubu kapsamında yürütülen bu projede, mikroiğne temelli giyilebilir elektrokimyasal sensörlerin tasarımı ile yapay zeka destekli veri analiz uygulamaları hedefleniyor.

Sporcuların performansını anlık ve doğru bir şekilde izleyerek, daha verimli antrenman ve gelişim modelleri oluşturmayı amaçlan projenin ana odağı, sporcuların biyometrik verilerinin gerçek zamanlı olarak toplanması ve yapay zeka algoritmaları ile analiz edilmesi olacak. Bu veriler sayesinde hem sporcuların fizyolojik durumları anlık olarak değerlendirilecek hem de antrenman programları kişiselleştirilebilecek.

Öğr. Üyesi Prof. Dr. Mert Aydoğmuş, TÜBİTAK tarafından kabul edilen spor araştırmaları çerçevesinde önemli bir projeye öncülük ettiklerini açıkladı. TÜBİTAK 1001 programı altında desteklenen proje, sporcu performansını geliştirmeye yönelik olarak sensör teknolojisi ve yapay zeka kullanımını içeriyor.

Aydoğmuş, projenin 700’den fazla başvuru arasından seçilen 47 projeden biri olduğunu belirterek, Karabük Üniversitesi’nin bu alanda kabul edilen ilk spor bilimleri projesi olmasından dolayı büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.

Projenin, sporcuların fizyolojik durumlarını antrenman ve yarışma sırasında da analiz edeceğini ve bu verilerin spor sakatlanmalarının önlenmesinde önemli bir rol oynayacağını belirten Aydoğmuş, “Hedef alacağımız analit sonuçlara ulaşmaya çalışacağız. Bu anlamda yapay zekayı da kullanacağız tabii ki, çünkü yapay zekanın analiz kısmında çok fazla ihtiyacımız olacak. Bu analizlerle beraber yapay zekayı da kullanarak sporcu altyapısını, sporcu temelinde neler gerekiyor onları işin fizyolojik tarafından da çözmeye çalışacağız. Bu, şu ana kadar antrenman öncesi, maç öncesi, antrenman sonrası, maç sonrası gibi çalışmalarda etkindi. Biz bu çalışmaları bir pozisyon ileriye taşıyarak antrenman esnasında da fizyolojik durumlarla alakalı müsabaka veya antrenman esnasında ne gibi, kimyasal kayıplar, kazanımlar, ne gibi değişimlerle karşılaşıyor, fizyolojik reaksiyonlar nasıl gerçekleşiyor bunları tespit etmede yapay zekadan da faydalanılacağını söyleyebilirim” diye konuştu.

670956073f02d

6709560980cf3

Bizi sosyal medyadan takip edin
w2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
14 Mayıs, 2026 10:35 tarihinde yayınlandı
0

SODA GETİRİN HAZMEDEMEYENLER VAR !

Türkiye savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği yerli ve milli atılımlarla bölgesel ve küresel ölçekte gerçek bir caydırıcı güç haline geldi. Bunu tüm dünya görüyor ve kabul ediyor. Sırf muhalif olmak adına bu başarıyı görmezden gelenler var. Sosyal medyada; YILDIRIMHAN Balistik Füzesini, prototipti, maketti, motoru yoktu gibi argümanlarla küçümsediklerini görüyoruz. Bu zihniyet 3 yıl önce Tayfun füzesi için de aynı şeyleri söylüyordu. Tayfun bugün TSK envanterinde ve seri halde üretiliyor.

ROKETSAN tarafından geliştirilen Türkiye’nin en uzun menzilli balistik füzesi Tayfun 18 Ekim 2023 tarihinde Rize Artvin arasında test atışı ile kamuoyuna tanıtılmıştı. Tayfun Blok-4, başarılı test süreçlerinin ardından 2026 yılı içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girmeye başladı. Seri üretimi devam ediyor. Yaklaşık 10 metre uzunluğunda, 7.2 ton ağırlığında ve 1500+ km menzile sahip. Hız: 5 Mach (hipersonik) ve üzeri hızlara ulaşarak mevcut hava savunma sistemleri için durdurulması çok güç bir tehdit oluşturmaktadır.
Tayfun Türkiye’nin derin darbe ve stratejik caydırıcılık kabiliyetini bölgesel sınırların ötesine taşımaktadır.

Özellikle İHA/SİHA teknolojileri, füze sistemleri ve deniz platformlarındaki gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyetini artırarak uluslararası alanda dikkat çeken bir askeri güç oluşturmuştur. 2026 Global Firepower raporuna göre Türkiye, dünyanın en güçlü 9. ordusu olarak konumlanmıştır. Türkiye, geliştirdiği balistik füze ve yerli mühimmat sistemleriyle (örneğin 322 balistik füze kapasitesi ile) dünyada bu alanda 7. sıraya yerleşerek kritik bir eşiği aşmıştır. Türkiye, 2024 ve 2026 verilerine göre Orta Doğu’nun en güçlü ordusuna sahip ülke olarak öne çıkmaktadır. KAAN (Milli Muharip Uçak), Bayraktar SİHA’lar, Altay tankı ve CİDA (Otonom deniz aracı) gibi projeler, TSK’nın dışa bağımlılığını azaltarak bağımsız politika izleme kabiliyetini artırmıştır. TSK, personel sayısı ve teknolojik altyapısıyla NATO içerisindeki en büyük ikinci askeri güç konumundadır. Bu gelişmeler, 1970’lerdeki ambargoların yarattığı eksikliklerin giderilmesi amacıyla başlatılan yerli üretim hamlelerinin (TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan vb.) bir sonucu olarak, Türkiye’nin hem sahada hem de masada etkili bir aktör olmasını sağlamıştır.

Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en büyük, en uzun menzilli füze olma özelliği taşıyan kıtalararası hipersonik balistik füze YILDIRIMHAN, Mayıs ayının ilk haftası sergilendi. Menzil: 6.000 kilometre. Hız: Mach 9 ile Mach 25 arası (Hipersonik) Kategori: Kıtalararası Balistik Füze (ICBM)
Yıldırımhan’ın en kısa sürede envantere girmesi için gereken ne ise yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Daha öncekiler gibi O’da TSK silah sistemleri arasında yerini alacaktır.

Türkiye özellikle 2026 yılı itibarıyla savaş uçakları ve diğer hava platformları için yerli ve milli uçak motorları geliştirme konusunda çok kritik aşamaları geçmiş ve üretime başlamıştır.Mayıs 2026’daki güncel gelişmelere göre durum şöyledir:GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru: Milli Savunma Bakanlığı (MSB) AR-GE merkezi tarafından geliştirilen ve 5. nesil savaş uçağı KAAN için tasarlanan yerli jet motorudur. 42.000 lbf itki gücüne sahip bu motorun 6 adet prototip üretimi gerçekleşmiştir ve test süreçlerinin Kasım 2026’dan itibaren başlaması planlanmaktadır.TF35000 Motoru: Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) yerli motor yol haritası kapsamında geliştirilen ve KAAN’ın ileri versiyonlarında (Blok-30) kullanılması hedeflenen yerli motordur.TF-6000: Türkiye’nin daha önce geliştirip test ettiği, daha düşük itki gücüne sahip başka bir milli turbo jet motorudur.TEI-TS1400: GÖKBEY helikopteri için geliştirilen ve ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren yerli turboşaft motorudur.Özetle: Türkiye, KAAN gibi projelerde başlangıçta ABD yapımı F110 motorlarını kullansa da, GÜÇHAN ve TF35000 gibi projelerle savaş uçağı motorunu tamamen yerli imkanlarla üretme aşamasına gelmiştir.

Binlerce mühendis, teknisyen, işçi geceli gündüzlü canla başla savunma sanayi için çalışıyor. Bu zorlu bir prosestir. Prototiple, maketle başlarsın. Adım adım sabırla sonuca gidersin. Negatif söylemlerle gençlerimizin motivasyonunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapanlar kansızdır, vatansızdır.

Savunma sanayii siyaset üstüdür. Hiç kimsenin tekelinde değildir!

Savunma sanayii’nde alın teri döken tüm kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum. Minnetle, şükranla hepsini ayrı ayrı alınlarından öpüyorum. Başarıları daim olsun.

İlyas Erbay