KBÜ’de Yeni Akademik Yıl 20 Ekim’de Başlıyor - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
12 Ekim, 2016 15:59 tarihinde yayınlandı
0
0

KBÜ’de Yeni Akademik Yıl 20 Ekim’de Başlıyor

Açılışa, Bilim Sanayi Bakanı Faruk Özlü de Katılacak

Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat, Karabük Üniversitesi’nde ilk kez bu yıl akademik yıl açılış töreni gerçekleştirileceğini belirterek 20 Ekim’de yapılacak programa Bilim Sanayi Bakanı Faruk Özlü’nün katılacağını söyledi.

Karabük Üniversitesinde yeni kayıtların tamamlanmasıyla şu an öğrenci sayısının 53 binin üzerine çıkarak yüzde 97 doluluk oranına ulaşıldığını ifade eden Rektör Polat,  diğer üniversitelere göre iyi bir rakam olduğunu belirterek, “Mühendislik fakültelerine getirilen 240 bin barajıyla bazı bölümlerimizin boş kalacağını düşündük ancak korkulan olmadı. Biz Karabük Üniversitesi olarak diğer üniversitelere göre 13 bin öğrencisi olan Mühendislik Fakültesi’nde de iyi bir oran yakaladık. Yabancı öğrenci sayısının da 2 bini aştı. Bu rakamın önümüzdeki yıllarda 5-6 bine ulaşacağını öngörüyoruz ama önceliğimiz sağlıklı büyüme ve bu doğrultuda hareket edeceğiz” dedi.
“KAMPÜSE DİŞ HASTANESİ KURUYORUZ”
Rektör Prof. Dr. Refik Polat, yeni açılan bölümlere de değindiği açıklamasında Diş Hekimliği Fakültesi binası için çalışmaların başladığını ve gelecek yılda öğrenci almak için hazırlıkların yürütüldüğünü açıkladı.
Kampüs içerisinde yapılacak olan Diş Hekimliği Fakültesi’nde diş hastanesi de olacağını söyleyen Rektör Polat “Diş hastalıklarıyla ilgili bütün ameliyatların burada yapılmasını sağlayacağız. Ayrıca, 5000 Evler’de eski Kadın Doğum Hastanesi’nin yerine yapılacak olan binaya Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu’nu taşıyarak burada 2 bin öğrenci olacak. Bu yıl itibariyle eğitimlerine Karabük Üniversitesi’nde devam eden Tıp Fakültesi’nin 70 öğrencisi bulunuyor. Tıp Fakültesi’nde çok değerli akademisyenlerimiz var. Hocalarımızın bir kısmı Ankara’da görevli ancak biz bunları bırakmak istemiyoruz daha çok yararlanmalıyız. Hasta yoğunluğunun fazla olduğu Karabük’te bu hocalarımızı tutabilmeliyiz.” ifadesinde bulundu.
“ÖĞRENCİ VE AKADEMİSYEN ODAKLI YATIRIMLAR YAPIYORUZ”
Rektör Prof. Dr. Refik Polat, ders anlatan hocanın ve dinleyen öğrencinin konforlu ve iyi bir ortamda bulunmalarına olanak sağlamak amacıyla öğrenci ve akademisyen odaklı da gözle görünmeyen yatırımlar yaptıklarını kaydetti.
Rektör Polat öte yandan öğrencilerin derslik ve laboratuvar konularında da ihtiyaçlarının olduğuna vurgu yaparak bu yönde çalışmalar yürütüldüğünü ve yakın zaman içerisinde modern laboratuvarlar için ihaleye çıkılacağını belirtti.
Polat, sağlık alanındaki bölümler için de yeni laboratuvar imkanları yaratılacağını, ayrıca Tıp Fakültesi’ne de hayvan deneyleri hastanesi kurulması için çalışmalara başlandığını aktardı.
“KALİTEYE YÖNELİK NE GEREKİYORSA BİZ VARIZ”
“Kaliteye yönelik ne gerekiyorsa biz varız” diyen Rektör Prof. Dr. Refik Polat girişimci üniversitelerle ilgili yapılan sıralamada Karabük Üniversitesi’nin yine yer almadığına dikkat çekti ve başlatılan çalışmalarla gelecek 2-3 yıl içerisinde girişimci üniversite listesinde olacaklarını belirterek, “Uluslararası ortamda Üniversite olarak sadece bir şeyler almak için yurt dışına gidilmemesi gerekli. Bizim gidip bir şey katacağımız yanlarımız da var. Bunun için Afrika ülkeleri ile iletişim ağı kurmaya çalışıyoruz. Amacımız buralardan hem öğrenci çekmek hem de ellerinden tutmak. Atılan adımların tamamının ‘Biz daha iyi nasıl olabiliriz’ düşüncesiyle atarak dış ülkelere açılıp oralarda aktif olunması ve bir şeyler üretilmesi gerekli. Kendi içimize kapanırsak kendi kendinizi beğenme, narsistlik, başlar. ‘Biz 10 yıllık üniversiteyiz, en iyisiyiz, uçuyoruz’ dersiniz. Bundan ziyade ‘biz iyi değiliz, daha iyi nasıl olabiliriz’ diyerek çalışmak gerekiyor. Hep iyi yönlerimize bakmıyoruz. Eskiye göre şuan sınıflarımızın durumu daha iyi. Hazırlık zorunluluğu olan öğrencilerimiz 20 kişilik modern dersliklerde eğitim alıyorlar. Türkiye’de çok az sayıda üniversitede bulunan TOEFL sınav merkezi Karabük Üniversitesi’nde ve çevre şehirlerden öğrenciler burada sınavlara giriyor” diye kaydetti.
“İLÇELERİMİZDE EN BÜYÜK SORUN YURT”
Karabük Üniversitesi’nin ilçelerde bulunan Meslek Yüksekokullarının durumuyla ilgili sorulan soruya ise Rektör Polat şu yanıtı verdi, “İlçelerimizi gidip görüyorum. Şuan sayı olarak en iyi durumda Eskipazar görünüyor. Orada sistem oturdu. Yenice ve Eflani için de yeni ve ihtiyaç duyulan bölümleri açma konusunda çalışmalarımız olacak. İlçelerde en büyük sorunumuz barınma olanağının yetersizliği. Umarım bu konuda oradaki vatandaşlarımız da üzerine düşeni yapar.”
“ÖĞLEBELİ’NDEN YOL İSTİYORUZ”
Karabük içerisinde barınma sıkıntısının olmadığını aktaran Rektör Polat, kampüs içerisine yapılan KYK yurtlarının ulaşım anlamında sıkıntı oluşturacağını belirterek bunun için yeni yol güzergahlarının yapılması gerektiğini kaydetti. Rektör Prof. Dr. Refik Polat, Karabük Belediye Başkanı’na da seslenerek “Sayın Başkanımızdan Öğlebeli tarafından kampüsümüze yol açılmasını rica ediyorum. Bu Ankara ve İsanbul’dan gelen öğrencilerimizin velilerinin ve misafirlerimizin direk olarak, trafik oluşturmadan kampüse gelmelerini sağlayacaktır.”
“KÜTÜPHANE BİNASI BU YIL İÇİNDE BİTERSE ÇOK MEMNUN OLACAĞIZ”
Rektör Polat geçen yıl kampüs içerisindeki sosyal tesislerin faaliyete geçtiğini ve orası için daha fazla nasıl yenilik getirilebilir noktasında düşündüklerini söyledi. Polat ayrıca, inşaatı devam eden kütüphane binası için de şu açıklamalarda bulundu, “Bu yıl kütüphane inşaatı biterse çok memnun olacağız. Biraz geç kaldı. Kamil Güleç Bey’e de buradan çok teşekkür ediyorum. Çok güzel bir eser bırakıyor kampüse. Gecikmesinin nedeni bu binanın özellikli bir bina olmasıdır. Sıradan bir bina olmayıp prestijli bir bina olduğu için özen gösteriliyor. İnşallah bu yıl sonunda faaliyete geçer.”
“KAPALI YÜZME HAVUZU İÇİN GİRİŞİMLERİMİZ OLACAK”
Kampüsün hemen yakınında bulunan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı kapalı yüzme havuzunun kullanımı konusunda sorulan soruyla ilgili Polat şunları söyledi: “Oranın kullanımı konusunda herhangi bir girişimimiz olmadı ancak bunun için çalışmalar yapılabilir. Bunun yanında henüz yeni bir gelişmeyi buradan duyurmak isterim; bizim Kapalı Spor Salonumuzu bir kapalı yüzme havuzuna dönüştürmeyi düşünüyoruz. Bunun öncesinde spor salonumuzu kampüsün başka bir bölgesinde yeniden inşa edeceğiz”
“Türkiye’de ikinci bir sanat üniversitesi Karabük’te neden olmasın?”
Mart ayı içerisinde ortaya attığı Safranbolu Sanat Üniversitesi fikriyle ilgili gündemdeki gelişmeleri de cevaplayan Polat, kendisinin çılgın proje olarak nitelediği Safranbolu Sanat Üniversitesi’nin, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden sonra Türkiye’de ikinci bir sanat üniversitesi olarak Safranbolu’da kurulmasının önemine dikkat çekti.
Böyle bir üniversitenin şehrin veya ilçenin nüfusundan ziyade alanında ayrıcalıklı olmasıyla farklı bir noktada ele alınması gerektiğini kaydeden Polat, “ Böyle bir üniversitenin kurulması için zamana ihtiyaç duyulması gayet normal. Biz hemen yapılsın demiyoruz. Bu mümkün de değil. Diyoruz ki; gerekli olan fakülteleri ve bölümleri orada oluşturalım. Fiziki alt yapısı oluşmuş olsun. Hali hazırda Mümarlık, Güzel Sanatlar ve Turizm Fakültesi, Meslek Yüksekokulu var, İletişim Fakültesi’ni de oraya kuruyoruz. Siyasiler bunun için girişim yaparken ellerinde sıfır masrafla kurulabilecek bir üniversite başvurusu olacak. Dolayısıyla milletvekillerimiz bunu sahiplenmeli ki şimdiden konuşulmaya başlansın. Böyle bir üniversitenin kurulması ülkemize ve Karabük’e fayda sağlayacak. Kurulduğunda bunun siyasilere olumlu bir şekilde geri dönüşü olacaktır” diye kaydetti.
“HAVAALANI MESELESİ ENERJİMİZİ TÜKETİYOR”
Üniversite bünyesinde kurulması planlanan havaalanı projesi hakkında da açıklamalarda bulunan Rektör Prof. Dr. Refik Polat, havaalanı konusunun gündem olarak bile kendisinin ve çalışma arkadaşlarının enerjisini tükettiğini söyledi.Bu meselenin şehir için önemli ancak 53 bin nüfuslu bir üniversite için ikinci planda olduğunu aktaran Rektör Polat, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:
“Bu bizim işimiz değil diye defalarca söyledim. Havaalanı bu şehre gerekli ama üniversitenin işi değil. Öğrenci sayımız 53 bini geçti. Bunlar için yapılacaklar dururken öğrenci ve hocası olmayan bir Sivil Havacılık Meslek Yüksekokulu için havaalanı önceliğim olamaz. Havaalanı bize Sivil Havacılık Yüksekokulu eğitim pisti için yaptırılmak isteniyor. Böyle bir piste pilotaj bölümü açmak için ihtiyacımız olabilir. Ancak, örneğin Konya’da Havacılık ve Uzay Bilimleri alanında öğretim elemanı bulunamadı. Önümüzdeki 10 yıllık süre boyunca böyle bir pilotaj bölümü açma durumu, öğretim elemanı alınmadığı sürece mümkün değil. Burada öğrencinin birçok hakkı dururken doğru bulmuyorum. Üniversitenin de havaalanı yapmak gibi bir yükümlülüğü yok. Bunlar belediyelerin veya siyasilerin girişimiyle bakanlığın onayı ile yapılacak işlerdir.”
“STADYUMDA KAZIKLAMA ÇALIŞMALARINA BAŞLIYORUZ”
25 bin kişilik Üniversite stadyumunun duvarlarında çatlamalar ve çökmeler olduğunu söyleyen Rektör Prof. Dr. Refik Polat, bu yıl 2017 bütçesi için güzel bir rakam aldıklarını ve ilk iş olarak stadyumda kazıklama çalışması yapılacağını kaydetti. Polat, “Çok güzel bir stadımız var. Ancak, yapılan dört yeni yurdun da yükü oraya binecek. Buna bir an evvel önlem almalıyız. Kalkınma Bakanlığı’nda başvurumuz imzaya çıkmış durumda. Stadyumun kaymaması için 30 milyon TL’lik kazıklama çalışması yapacağım. Ben bunu kurtarmak zorundayım.” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
araclarinda ve evdeki hava fritozu icerisindeki uyusturucuyla yakalanan saniklarin yargilanmasina baslandi J6GybZZP
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Nisan, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Araçlarında ve evdeki hava fritözü içerisindeki uyuşturucuyla yakalanan sanıkların yargılanmasına başlandı

Kastamonu’nun Tosya ilçesinde jandarma ekipleri tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan 3 sanığın yargılanmasına başlandı. Tutuklu sanıklardan O.D., uyuşturucuyu arkadaşı H.C.Ş.’nin kardeşlerine bakabilmek için sattığını söyledi.

Olay, 2025 yılında Tosya Sanayi Sitesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tosya İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, bir ihbarı değerlendirerek şüphelendikleri bir aracı durdurdu. Durdurulan araçta yapılan aramada araç içerisinde şoför kapısı ile koltuk arkasında tütün paketi içerisinde 90 gram bonzai maddesi ele geçirildi. Araçta bulunan M.A., O.D. ile H.C.Ş.’nin üzerinden 2,30 gram bonzai maddesi bulundu. Olay sonrası uyuşturucu madde ile yakalanan M.A., H.C.Ş. ile O.D.’nin ev ve eklentilerinde jandarma ekiplerince yapılan aramalarda mutfakta 1 adet hassas terazi, fritöz içerisinde 5 gram bonzai maddesi, ayrı bir poşetin içinde 2,90 gram bonzai maddesi ve aseton kutusunda bonzai maddesi ile 5 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi.

Operasyonun ardından gözaltına alınan H.C.Ş. ile O.D., çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanırken, M.A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay sonrasında sanıklar M.A., H.C.Ş. ile O.D. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde “Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçundan dava açıldı.

Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık O.D., “Olay günü H.C.Ş. beni aradı. Yeni malzeme yaptığını söyledi. Çalıştığım için yemek molasına çıkabileceğimi söyledim. Öğlen yemek molasına çıktığımda yanına gittim. İşten çıktığımda üzerimden çıkan uyuşturucu maddeyi bana o verdi, parayı akşama verebileceğimi söyledim, o da kabul etti. Biz, yemek yerken jandarma ekipleri geldi. Üzerimde suç unsuru olup olmadığını sorduklarında cebimde bulunan uyuşturucu maddeyi teslim ettim. H.C.Ş., maddeyi benim hırkamdan çıkardığımı söylemiş, güvenlik kamerası kayıtları izlendiğinde üzerimde sadece tişört olduğu görülmektedir. O maddeyi koyabilecek hiçbir yer yok üzerimde. Affınıza sığınarak beraatımı talep ediyorum” dedi.

H.C.Ş.’nin uyuşturucu maddeyi M.A.’dan aldığını söylediğini ifade eden O.D., “’Ben senin arkadaşınım, benden de mi para alacaksın’ dediğimde, ‘ben de 9 bine 3 gram ham madde halinde Muhammet’ten alıyorum’ diye söyledi. Ben ondan hiç para karşılığında uyuşturucu almadım. Önceki ifademde, uyuşturucunun etkisinde olduğum için ’aldım’ demiş olabilirim. Sentetik ecza hapı ve bonzai kullanıyorum. İlk cezaevine girdiğimizde 3 gün beraber kaldık, babası cezaevine girdiği zaman kardeşlerine bakmak için zorluk çektiğini, onun için bu işi yaptığını söyledi. H.C.Ş., arabaya benim koyduğumu söylüyor, torpido varken neden onun tarafına koyayım? Bana vermesi için arabaya bindik. H.C.Ş. daha önce bana para gönderdi ama borç olarak gönderdi. Beraatımı talep ederim” dedi.

“Babam cezaevine girince boşluğa düştüm, uyuşturucuyla avuttum kendimi”

Tutuklu sanık H.C.Ş. ise, “Babamın cezaevine girmesinden dolayı boşluğa düştüm, kendimi uyuşturucuyla avutuyordum. M.A. ve O.D. ilk uyuşturucuyu içirdi. Sigaranın içine esrar koymuş, ben de bunu içtim, sonra bağımlı oldum. Bunun karşılığında ücret talep etmediler, daha sonra benden para talep etmeye başladılar. Para karşılığında M.A. ve O.D.’den uyuşturucu satın aldım. M.A. ve O.D. bana IBAN gönderdi, ben hesaplarına havale yaptım, mesaj konuşmaları da yaptı. Yakalandığımız gün O.D. beni motosikletiyle almaya geldi, benim arabam başkasındaydı. Ben ona emanet etmiştim, ’arabayı almaya gidelim’ dedim. Arabam M.A.’nın dükkanının önündeydi. Arabayı aldıktan sonra O.D. tütün paketini gösterdi. Ben de merak edip aldım, içini açtığımda yaş tütün vardı. Olay günü biz bakkala gittik, sigara aldık, sanayiye gittik. Ben araçtan indim, selamlaşırken O.D. 3-4 dakika sonra aşağı indi arabadan, ondan sonra onlar yemek yiyordu. ‘Okan gel, biz de yemek yiyelim’ dedim, lokantaya gittik. Lokantadayken yemeği söyledik, o sırada O.D., M.A.’nın dükkanına tekrar girdi, araç da M.A.’nın dükkanındaydı. Daha sonra yemek yedik, ardından jandarma ekipleri geldi, bizi aldı. O.D.’den çıkan uyuşturucuyu ben zaten ondan alacaktım. O.D. bana vermek için hazırlamıştı. Arabada çıkan 90 gram bonzai O.D.’ye ait” diye konuştu.

“Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok”

Evinde çıkan uyuşturucunun ise M.A.’ya ait olduğunu ileri süren H.C.Ş., “İki gün önce M.A.’nın dükkanında alkol almıştık. Uyuşturucu da vardı bunun yanında, biz bunu içtik. Ben alkollü, uyuşturuculu olduğum için sızmışım. M.A., beni evin önüne bırakmış, ben yan koltukta oturuyorum, o tütün ve boş aseton kabını benim tarafıma atmış, ben de çöpe atmak amacıyla cebime koymuştum, eve o vaziyette çıktım. Daha sonra ailem onu almış, saklamışlar, babam cezaevinden çıkınca ona göstermek için bunu yapmışlar. Teraziyle benim hiçbir alakam yok, hiç kullanmadım. Mutfakta görünce belki dokunmuşumdur ama hiç uyuşturucu satmakta kullanmadım. Ablam onu evde kullanmak için almış. Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok” diye konuştu.

Tutuksuz yargılanan sanık M.A. da, “Ben sanıkların iddialarını kabul etmiyorum. Olayla alakalı en ufak bir bilgim yoktur. Eve bıraktığımda ben tek değildim, yanımda arkadaşım vardı. Kesinlikle uyuşturucu madde yoktu, alkolden sızdı” şeklinde konuştu.

Tanıkları ve sanık avukatlarını da dinleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin