Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
03 Mayıs, 2014 14:46 tarihinde yayınlandı
0

KBÜ’de Yaşama Dokunan Eller Paneli Gerçekleştirildi

5 Mayıs Dünya  Ebeler  Günü  nedeniyle ,  Türkiye  Ebeler  Derneği  ve  Sağlık Bakanlığı Türkiye  Halk Sağlığı Kurumu  Karabük  İli   Müdürlüğü  işbirliği ile “Yaşama Dokunan Eller” paneli gerçekleştirildi.

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkan Yardımcısı Dr. Alev Yücel, T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkan Danışmanı ve Türkiye Ebeler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Filiz Aslantekin,  T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Kadın ve Üreme Dairesi Başkanı Dr. Sema Sanisoğlu’nun katılımları ile gerçekleştirilen panele; Rektör Prof. Dr. Burhanettin Uysal, Karabük İl Sağlık Müdürü Dr. Ahmet Sarı, İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Sezgin Tiryaki, Karabük Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kara, Akademik ve İdari Personel, öğrenciler ve Karabük’te görev yapan Ebeler katıldı.

Saygı Duruşu ve İstiklâl Marşının okunması ile başlayan ‘Yaşama Dokunan Eller’ panelin ilk açılış konuşmasını Üniversite Sağlık Yüksekokulu Ebelik Bölüm Başkanı ve Türkiye Ebeler Derneği Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nazan Karahan gerçekleştirdi.

“Ebeler yaşam mucizesinin tanıklarıdır.” diyen  Sağlık Yüksekokulu Ebelik Bölüm Başkanı ve Türkiye Ebeler Derneği Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nazan Karahan; “Türk toplumunda Ebelerimizin her zaman çok saygın bir yeri olmuştur. Çünkü doğuran kadına yardım etmek bizim toplumumuzda her zaman kutsal bir görev olmuştur. Geçtiğimiz hafta 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutladık ve 21-28 Nisan’da bizin Ulusal Ebelik Haftamız. Bu zamana kadar 21-28 Nisan neden Ulusal Ebelik Haftası diye araştırdığımda bunun çocuk bayramı ile ilişkili olduğunu ve 23 Nisan’da bizzat Atatürk’ün üç numaralı kanun ile ülkede ebe sayısının ve sağlık memuru sayısının artırılmasına yönelik bir kanun çıkarıldığını öğrendim. Dünyaya baktığımızda da ebelerin bir aile ile dünyayı değiştirebileceği vurgusuna atıf yapılıyor ve bu temayı destekleyen birçok kuruluş var. Etkinliğimizin gerçekleşmesinde bizden sonsuz desteklerini esirgemeyen Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Burhanettin Uysal başta olmak üzere bizlere destek veren tüm kurum ve kuruluşlara ve bu etkinlikte emeği geçen tüm öğrencilerime teşekkür ederim.” diyerek Türkiye’deki Ebelik Mesleğindeki sorunlara ve bu sorunların çözüm yolları hakkında bilgiler verdi.

Ana Çocuk Sağlığı Hizmetleri ile birlikte doğum öncesi doğum ve doğum sonrası dönemlerde anne ve bebeklere bakım hizmetleri veren ebelerin sağlık hizmetleri alanında oldukça önemli ve kutsal bir görevi yerine getirdiklerini ifade eden Sağlık Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Eyüp Altınöz; “Ebelerimiz sağlık sistemimizin vaz geçilmez unsurlarından biridir. Anne ve bebek sağlığı hizmetlerinde sağlık teşkilatımızın can damarı konumunda olan ebelerimizin gösterdiği üstün gayret takdire şayandır.” diyerek toplumumuzda ebelerin önemine değinmiştir.

İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Sezgin Tiryaki açılış konuşmasında; “Bu kutsal meslek dünyanın en eski mesleği olarak kabul edilmektedir. Çünkü boğumla başlamış bir meslektir. Ebeler bizim takım arkadaşlarımız, takım birliği içinde hepimiz aynı işi yapan, ayını yola baş koyduğumuz arkadaşlarımız. Elbette ki, mesleğimizin devamında mutlu bir meslek hayatı yaşayabilmek için,

mesleğimize sahip çıkmak, bu mesleği yapmak, bu mesleği ısrarla yapmak istemekle mümkün. Eğer ebeliğin haricinde diğer işlere, diğer alanlara kayarsak, mesleğimizi yapmamış olacağız. Sizler gelecekte bizim yerlerimizi alacaksınız. Umarım sizler de bir annenin gebeliği öncesi, gebeliği sırası, doğumu ve doğum sonrası elinden tutan melekler olacaksınız.” dedi.

Karabük Üniversitesi’nde böyle bir etkinlikte olmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu belirten Karabük Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kara; “Bir annenin her aşamasında yanında olmak, hamileliğin bütün evrelerinde yanında olmak, sonra sağlıklı bir doğumla o mutlu ana eşlik etmek tüm desteğini vermek çok güzel bir şey. Böyle kutsal bir görev herkese nasip olmaz. Bunu en iyi şekilde yapacağınıza ben eminim. Nice nesillerin doğuşunu görmek sizlere mutluluk verecektir. Hepinizin ebeler gününü kutlarım.” dedi.

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkan Yardımcısı Dr. Alev Yücel açılış konuşmasında; “Bugün burada sizlerle birlikte olmaktan çok mutluyum. Sizler çok çok önemlisiniz. 2014 yılı Sağlık Bakanlığı’nın önceliklerinde ilk üç öncelik; anne ölümlerini düşürmek, bebek ölümlerini düşürmek ve sezaryen ile ilgili çalışmaları yapmak bizler için çok önemli.” diyerek ‘Birinci Basamak Sağlık Hizmet Sunumunda Ebenin Rolü’ konulu sunumunu gerçekleştirdi.

Tüm Ebelerin Dünya Ebeler Günü’nü kutlayan Rektör Prof. Dr. Burhanettin Uysal; “Ben sağlık sektöründeki olumsuzluklardan bahsetmeyeceğim. Benimde sağlık alanında eğitim alan çocukların var. Mezun olmalarına daha çok var olmasına rağmen, iyi bir hekim nasıl olurdan daha ziyade sağlık sektörünün politikaları ile ilgileniyorlar. Oğluma ve kızıma şöyle bir nasihatte bulunuyorum: ‘ Sen iyi bir hekim ol, şifayı veren Allah’tır ama sen insanları iyileştirmek için mücadele ver senin sosyal hakların sana birileri tarafından verilecektir.’ Elbette ki ebelik mesleğinin de sıkıntıları vardır. ama daha birinci sınıftaki öğrencilere ebelik mesleğinin sıkıntılarını anlatacak olursak mesleğin gereklerini öğretmekte zorlanmış oluruz. Biz sevgili gençlerimizi motive ederek daha çok bilgi vererek insan sevgisi ile donatmalıyız. Ben geleceğimizin çok aydınlık olduğuna inanıyorum. Sevgili gençlerimizin çalışmalarından çok mutluyum. Öğrencilerimiz Ebelik Kongresine gittiler, orada bildirileni sundular. Kendilerini daha şimdiden rekabete hazırlıyorlar. Hem kendilerini hem de Üniversitemizi en iyi şekilde temsil edip geldiler. İnşallah Üniversitemizi bitirdikten sonra hem milletimin hem de tüm insanlığın huzur ve refah içerisinde yaşamaları için ellerinden gelen gayreti göstereceklerdir. Tüm misafirlerimize, Sağlık Sektörünün ilgili sorumlularına bu organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen herkese şükranlarımı arz ediyorum.” dedi.

Açılış konuşmalarının sonunda Ebelik mesleğine, Ebelik derneğine, öğrencilere vermiş olduğu cesaret ve desteklerinden dolayı Üniversite Sağlık Yüksekokulu Ebelik Bölüm Başkanı ve Türkiye Ebeler Derneği Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nazan Karahan Rektör Prof. Dr. Burhanettin Uysal plaket takdiminde bulundu.

Açılış konuşmalarının ardından Panel Başkanlığını İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Sezgin Tiryaki ve Sağlık Yüksekokulu Ebelik Bölüm Başkanı ve Türkiye Ebeler Derneği Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nazan Karahan’ın yaptığı “Yaşama Dokunan Eller” paneline geçildi.

Panelde ilk olarak T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Kadın ve Üreme Dairesi Başkanı Dr. Sema Sanisoğlu “Kadın ve Anne Sağlığı Açısından Ebelik’” konulu sunumu gerçekleştirdi. Sanisoğlu sunumlarında; Üreme Sağlığı Kavramı, Üreme Sağlığı Kapsamında Ebenin Yeri, Ebe Kimdir?, Anne Ölümünün Tanımı, Anne Ölümünün Çeşitleri, Anne Ölümü İzlenimleri, Dünya Sağlık Örgütünün 2010 Anne Ölüm Verileri, Sağlık Bakanlığının Verileri ve son olarak Sağlık Bakanlığı’nın Anne Ölümlerinin Azaltılması İçin Belirlemiş Olduğu Hedefler hakkında bilgiler verdi.

İkinci panelist T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkan Danışmanı ve Türkiye Ebeler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Filiz Aslantekin “Ebelikte Eğitimle Güçlenmek” konulu sunumda; Uluslararası Deklarasyonlarında Ebelerin Yürütmüş Olduğu Hizmetler, Ebelik Eğitimi Vizyonu, Ebelik Eğitiminde Kilometre Taşları, AB Direktiflerine Uyumlu Müfredat, Yeterlilik /Mezuniyet Kriterleri, Bologna Süreci ve Ebeliğe Faydaları, Ebelikte Sürekli Eğitim, Sağlık Bakanlığının Mezuniyet Sonrası Eğitimleri, Dünyada Ebelik Yöntemleri, Nitelikli Bir Ebelik Eğitimi, ICM’e göre Ebelik Eğitim Müfredatı, ICM’in Temel Yeterlilik Alanları, Ebelik Eğitiminde Üstünde En Çok Durulan Konular, Ebelik Eğitiminde Kognitif Beceriler ve Örnek Müfredat Programları hakkında katılımcılara ayrıntılı bilgiler verdi.

Panelin sonunda Karabük İl Sağlık Müdürü Dr. Ahmet Sarı, T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkan Yardımcısı Dr. Alev Yücel, T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkan Danışmanı ve Türkiye Ebeler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Filiz Aslantekin,  T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Kadın ve Üreme Dairesi Başkanı Dr. Sema Sanisoğlu ve İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Sezgin Tiryaki’ye günün anısına plaketlerini takdim ederken, Sağlık Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Eyüp Altınöz etkinliğin gerçekleşmesinde emeği geçen öğrencilere ve akademisyenlere sertifikalarını takdim etti.

Dünya Ebeler Günü Kutlaması Nida Şan konseri ile sona erdi.

 

 

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
ILHAN ALPBOGA 3
İlhan Alpboğa Avatarı
İlhan Alpboğa
25 Mayıs, 2026 14:14 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

Gördük işittik söylüyoruz 25 mayıs 2026

Bayramlar bayram ola

 

Yarın arife Çarşamba Kurban Bayramı.

Bayramlar birlik-beraberlik ve dayanışma ruhunun sevgi ile yoğrularak vücut bulduğu özel günlerdir.

Şimdikiler de pek tat ve heyecan kalmasa bile bizim çocukluğumuzun bayramları bir başka idi.

Günler öncesinden saran alışveriş heyecanı, yastık alına konulan ayakkabı ve giyişiler, sonra kankalar ile kapı-kapı şeker ve harçlık toplama.

Nerede o bayramlar?

Nerede o bayramlarda bizleri gülümseme ile karşılayan gözler?

Nerede o bayramlardaki muhabbet, samimiyet ve gerçek yüzler?

Takvimlerde yine bayramlar var.

Bu hayat cenderesinde tatil günü.

Olsun var ya yine;

Merhum Ozan arif bayram şiirinde;

“Ya Rabbi tadına bütün milletin,
Varacağı bayramlara eriştir

Milletinin yarasını devletin,
Saracağı bayramlara eriştir

Devletin milletin verip el ele
Kimsenin kimseyi etmeden köle,
Zenginin fakirin gönül gönüle
Gireceği bayramlara eriştir.

 

Fukaranın rezil olduğu değil,
Hastanede rehin kaldığı değil,
Memurların zekat aldığı değil
Vereceği bayramlara eriştir.

 

Her mübarek bayram gelince böyle,
İşçi köylü mahzun olmasın öyle,
Cebinde harçlığı göğsünü şöyle
Gereceği bayramlara eriştir.”

Diyerek gönlündekini dile getiriyordu.

Yine kelimelerin sultanı gönül adamı, “Sarı saçları deli gönüle bağlatan”, “Lambada titreyen alevi üşüten” şair Abdurrahim Karakoç da ;

 

“Ana, bu bayram mı? . Aman çok ayıp
Çocukken gördüğüm bayramlar hani?
Mübarek elleri öpüp, koklayıp
Yüzüme sürdüğüm bayramlar hani?

 

Hani ya o özlem, hani ya o tad?
Ne dışım kaygusuz, ne içim rahat
Haftalar öncesi her gün, her saat
Babamdan sorduğum bayramlar hani?

 

Nur yağan geceler, gündüzler nerde?
Neşe paylaştığım öksüzler nerde?
Dost yollar, dost evler, dost yüzler nerde?
Huzura erdiğim bayramlar hani?

 

Kar çiçeğim solmuş kar yatağında
Can verir ırmağın dar yatağında
Arife gecesi yer yatağında
Üstüme serdiğim bayramlar hani?

 

Bayram demek takvimdeki yazı mı?
Bayram hasret, bayram ağrı, sızı mı?
Açıp yüreğimi, yumup gözümü
Özüne girdiğim bayramlar hani?

 

Bayram af günüdür, barış günüdür
Bayramlar rahmete giriş günüdür
Bayram, Hak menzile varış günüdür
Gönlümü verdiğim bayramlar hani?”

 

Diye yaşadığı bayramların akıbetini soruyordu.

Olsun yine bayramlar var.

Bayramlar bayram olsun.

Kutlu olsun, mübarek olsun.

 

İstenince oluyormuş demek ki

 

Yenice eski devlet hastanesi arası satışından sarfı nazar edildi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı aralarında Yenice’nin de bulunduğu bazı hazine arsalarının satışına karar verdi ve satış tarihi ilan etti.

Yenice sivil toplum kuruluşları ve halkı bu karar üzerine itiraz sesler yükseltti.

Birlik içerisinde geçekleşen bu itirazlar duyuldu ve karar şimdilik geri çekildi.

Uğraş verenler sağ olsunlar.

Akıl hırsların önünde olduğu müddetçe yanlışlar düzeltilir.

İnat ve ısrar toplumla gerginlik yaratır.

Bu hadise istenirse olabiliyormuş demek ki?

8 Kasım birlikteliği geldi aklımıza nedense?

Bu ruhlar yaşamalı, yaşatılmalı.

 

 

 

Büyüklere masallar ve gerçekler

Terör örgütü ile “süreç ” tartışmaları Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim’de yaptığı açıklamada, Öcalan’ın Meclis’e gelerek, PKK’nin lağvedildiğini açıklamasını önermesiyle başladı.

Daha önce 2013-2015 tarihleri arasında denenmiş, iş hendek çatışmalarına kadar gitmişti.

2013-2015 tarihleri arasındaki süreci ihanet süreci diye adlandıran MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin şimdiki iştahını anlamak mümkün değil.

Türk Milletinin evlatlarına kuşun sıktırmış, bombalarla parçalatmış, pusular ile toprağa düşürtmüş, çoluk çocuk demeden katlettirmiş ve bu suçlarının karşılığında TCK hükümlerine göre vatana ihanetten ömür boyu hapis cezasına (İdam kaldırıldığı için) çarptırılmış bir müsvedde için milliyetçi bir partinin genel başkanının yaklaşımı terörü önlemeyi istemekten öte bir şeydir.

Bahçeli koltuğunda oturduğu MHP’nin banisi Alpaslan Türkeş’in ve partinin tabanını oluşturan ülkücülerin bu cani ve örgütü hakkındaki görüşlerini bilmiyor olamaz.

Öyle ise burada başka bir şey var diye kafa patlatırken, bu vatan hainleri gibi, 15 Temmuz hainlerinin şehit ettirdiği Muhsin Başkan ve yaşadığı bir hadise geldi aklımıza.

Büyük Birlik Partisi (BBP) merhum lideri Muhsin Yazıcıoğlu‘nun kendisinden yardım isteyen bir vatandaş için Ahmet Türk‘e verdiği ayar hala hafızalardaki yerini koruyor.

İşte tüyleri diken diken eden o olay

Tunceli‘de terör örgütü PKK tarafından kaçırılan gencin babasına, “oğlunu bulursa Muhsin Başkan bulur” telkini verilir. Büyük Birlik Partisi Genel Merkezi’ne gelen acılı baba Muhsin Yazıcıoğlu’na oğlunun “terör örgütü tarafından kaçırıldığını” söyleyip yardım ister. Yazıcıoğlu babaya oğlunun bulunacağına dair söz verir.

“Kameraları kapatın”

Yazıcıoğlu görüşmenin ardından Meclis’te koruma amirlerine 5 dakika kameraları kapatın talimatı verir ve o zamanki adıyla HADEP’in Meclis odasının kapısında korumalarının yanında Ahmet Türk’e elinde kaçırılan gencin ismi yazılı notu uzatır ve Türk’e, “Bir kaç saat içinde bu genç teslim edilmez ise Ahmet Bey seni alırım” ifadelerini kullanır.

Olayın üzerinden bir saat geçmeden Muhsin Yazıcıoğlu, Meclis lokantasında yemek yediği esnada Tunceli valisinden telefon gelir. Vali, “Başkan genci teslim ettiler” der.

Ona bak bir de buna.

Birisi masal diğeri gerçek.

 

 

Bilmek, yine bilmek

 

AKP Genel Sekreter Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Cem Şahin,
“Parti içerisinde “eski” kavramının olmadığını, milletvekilinden il başkanına, ilçe başkanından belediye başkanına, mahalle başkanına kadar görev yapmış herkesin aynı davanın mensubu olduğunu, parti’nin büyük bir aile olduğunu, davada ayrılık değil birlik, kırgınlık değil, kardeşlik bulunduğunu, görevlerin değişebileceğini ama dava bilinci ve vefa duygusu değişmeyeceğini parti’de sadece bayrak yarışı olabileceğini.” Söylemiş.

İlk bakışta parti içerisine yönelik toplumcu bir mesaj.

Cem Şahin’in gönlünden belki böyle geçiyor ve böle olmasını istiyor.

Bilmemesi mümkün değil.

Bilmiyor, kendisine söylenmedi ise siyaset yapması zor.

Şahin bu sözleri söylerken salonda oturanların birçoğu “Ben varken neden o?” diyerek partilerini ve arkadaşlarını satmış adamlar.

İtiraz edebilirlerse isim-isim sayarız.

Cem Şahin genç ve gelecek vaat eden, alışılagelmiş siyasetçi profilinden uzak, dinleyen, ilgilenen bir siyasetçi.

Genel Sekreter Yardımcısı olarak bunları söylemesi normal.

Ama biliyordur mutlaka kim, kim?

Babasına yalakalık yapıp, kendi arkasından da dönme dolaba binenleri bilmemesi mümkün mü canım?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Afet deyi geçmemek lazım

 

 

Metrekareye bilmem ne kadar yağış düştü ondan oldu.

Bilmem kaç yılda bir olur.

Doğrudur.

Yağması da, yağmamasıda mesele.

Güzel güzel bulvarlarımız oldu afilli mi afilli.

Altyapı düşünüldü mü?

Bilmiyoruz.

Eskilerinden tutun yenilerine kadar çoğu yer patladı.

Demek ki sadece makyaj yetmiyormuş.

En kötü senaryoya hazırlıklı olmak gerekiyormuş.

Karayolları bulvarları, belediye kendi yollarını gözden geçirmeli alt yapı noktasında.

Allah’tan can kaybı yok.

Sadece yarım saatlik yağış.

Afet bu kırk yılda bir oluyor deyip geçmemek lazım.

Tedbir alıp takdire bırakmak gerekir.

Öyle değil mi?