Reklam
Reklam

KBÜ’de “Öfkem Değil, Sevgim Ol” Konulu Konferans

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
23 Şubat, 2017 14:36 tarihinde yayınlandı
0

 

Karabük Üniversitesi (KBÜ)’nde Kadın ve Demokrasi (KADEM) Gençlik Kulübü tarafından “Öfkem değil, sevgim ol” başlıklı kadın erkek ilişkisinde şiddeti konu alan konferans düzenlendi.

15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda gerçekleşen etkinlikte kadın erkek ilişkilerinde yaşanan şiddetin toplum tarafından nasıl tepki gördüğüne, anlaşmazlıkların nasıl çözüldüğüne ışık tutmak ve şiddete dur demek için alanında uzman kişiler bir araya gelerek öğrencilere kadın erkek ilişkisinde şiddet konusu hakkında bilgiler verdi.

“ŞİDDET, KADIN ERKEK İLİŞKİSİNİN ÖTESİNDE BİR İNSANLIK SORUNUDUR”

Konferansın açılış konuşmasını yapan Karabük Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi ve KADEM Gençlik Kulübü Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Neşe Yıldız, Kadın ve Demokrasi Gençlik Kulübü hakkında bilgiler verdi. Yıldız, bu konferansın kulübün yaptığı ilk etkinliği olduğunu ve kadınların demokratik haklarının bilincinde olmalarına katkı vermeyi amaçladıklarını, kadın hakları ve fırsat eşitliği noktasında toplumda ortak bir bilinç oluşturulmasını önemsedikleri söyledi. Şiddet konusunun kadın erkek ilişkisinin ötesinde aslında bir insanlık sorunu olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Neşe Yıldız “Öfkem değil, sevgim ol”  konferansı ile kadın erkek ilişkisinde şiddet konusunun toplumsal, ahlaki, hukuksal boyutlarıyla ele alınacağını ifade etti. Yıldız ayrıca, toplumsal alanın her noktasında şiddetin önüne geçilmesi için tüm kesimlerin sorumluluk sahibi olmasını, bu konferansı yaparak bu alandaki sorunlar karşısında farkındalık oluşturmak istediklerini, amaçlarının sorunların boyutunu ortaya koyarak ancak sevgi diliyle sorunların çözülebileceğini de sözlerine ekledi.

“KADINI HER YÖNDEN DONANIMLI HALE GETİRMEYİ HEDEFLİYORUZ”

Konferansın ilk konuşmacısı Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Karabük Temsilcisi Hatice İpek, KADEM Derneği’nin cinsiyet adaletini önemseyen kadının kimlik, varoluş mücadelesini destekleyen bir sivil toplum kuruluşu olduğunu söyledi. İpek, kadını her yönden donanımlı hale getirmeyi hedeflerken Anadolu kadınının kendi özündeki var olan değerlerini günümüze aktarmaya çalıştıkları da söyledi. Sanat, kültür, sağlık, hukuk ve ekonomi gibi alanlarda uzman kişiler ile seminerler, sempozyumlar, konferanslar düzenleyerek topluma faydalı olmayı hedeflediklerini de belirten Hatice İpek, iyi eğitim almış insanların düşünebilen, geleceği gören nesiller yetiştireceğinden söz etti. Öfkenin okuyamayan, düşünemeyen, konuşamayan aciz insanların davranış biçimi olduğunu ve insana öfke gösterilmemesi gerektiğini de ifade etti.

“SEVGİYİ GÖSTERMENİN YOLU SAYGI DUYMAKTAN GEÇER”

Karabük Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitü Müdürü ve Kadın Çalışmaları Uygulama Araştırma Merkezi Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nazan Karahan tarafından “İlişkiler: Sevgi mi Şiddet mi” konulu sunum gerçekleştirildi. Karahan, insanların sevgi sandığı şeyin belki de şiddet olabileceğini düşünmesini, ilişkilerde karşı tarafı tanımaya çalışmamız gerektiğini belirtti. Şiddete maruz kalmak için mi romantik ilişkiler kurulduğunu açıklayan Karahan, ilişkilerde seçimlerimizi sorgulamamız gerektiğini ifade ederek şunları söyledi: “İnsanlara ne kadar güvenileceği ile alakalı sınırlar çizilmeli ve duygusal, fiziksel, sosyal, cinsel şiddet, dijital şiddete maruz kalmamak için gözlem yapılmalıdır.”

Program KADEM Gençlik Kulübünü tarafından hazırlanan kadın erkek ilişkilerinde yaşanan şiddet ile ilgili sokak röportajları ve sosyal deney sunumu ile devam etti.

“KENDİMİZİ DEĞİŞTİRMEKTEN KORKMAYALIM”

Karabük Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sırma Oya Tekvar tarafından “İçimizdeki Şeytan” konulu sunum gerçekleştirildi. Tekvar ‘insan ilişkilerinde kendimizi ne kadar değerlendiriyoruz, bireyin kendisi ile ilişkisi nasıl’ gibi sorulara yanıt verdi. Herkesin iç dünyasının, dünyaya bakış açısının, duygu ve düşüncelerinin farklı olduğunu belirten Tekvar, kişilerin hayal dünyasının kişiye özgü olduğunu söyledi. İnsanların imgelere, şekillere veya hayattaki olaylara bir takım yorumlar getirdiklerini ve kadın erkek ilişkilerindeki çatışmanın bu yorum farklılığından dolayı çıkmakta olduğunu ifade etti. Kişinin önyargılardan kurtulması gerektiğini de belirten Tekvar “Kendimizi tanımak için önce kendi içimizde baskıladığımız şiddeti sorgulamamız ve değişmekten korkmamamız gerekir” dedi.

“AMACIMIZ CİNSİYETLER ARASI ADALETİ SAĞLAMAK”

Konferansın son konuşmacısı KADEM Derneği Kurucular Üyesi ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Danışmanı Av. Safa Koçoğlu da KADEM Derneği hakkında bilgiler vererek, KADEM Derneği’nin kurulmasının amacının cinsiyetler arası adaleti sağlamak ve kadını tek tipleştiren anlayıştan farklı bir bakış açısıyla yerini ve zeminini hazırlamak olduğunu söyledi. Koçoğlu, ilk hedeflerinin üniversitelerde kulüpleşmek olduğunu, kadın ve erkeğin eşit olanaklara eşit fırsatlara adil şekilde sahip olması için mücadele ettiklerini belirterek referanslarını toplumsal değerlerden ve aileden aldıklarını belirtti. Toplumsal cinsiyet adaletini öncelediklerini de ifade eden Av. Safa Koçoğlu, kadının toplumun esas temel yapı taşı olduğunu söyleyerek şiddetin kaba kuvvet güç dengesi olduğunu belirtti.

 

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin

Meyvelerin en büyük düşmanına Samsun’da savaş açıldı

meyvelerin en buyuk dusmanina samsunda savas acildi LA4t5gzX
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Haziran, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0 0

Dünyada meyvelere en çok zarar veren türlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği ile mücadele kapsamında Samsun’da 110 çiftçiye bin 600 adet kitlesel tuzak dağıtıldı.

Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Samsun Büyükşehir Belediyesi ortaklığında, meyve yetiştiriciliğinde kalitenin artırılması ve kimyasal ilaç kullanımının azaltılması amacıyla “Samsun İli Akdeniz Meyve Sineği Biyoteknik Mücadele Projesi” hayata geçirildi. Dünyada ve Türkiye’de meyve üretimine en büyük zararı veren etmenlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği, meyvelerde çürümeye yol açarak ciddi ürün ve pazar kayıplarına neden oluyor. Hasat dönemine yakın yapılan kimyasal ilaçlamalar meyvelerde kalıntı riski oluştururken, bu durum insan sağlığını tehdit ettiği gibi ihraç edilen ürünlerin geri dönmesine de yol açıyor. Bu nedenle olumsuzlukların önüne geçmek, doğal dengeyi korumak ve tüketicilere kalıntısız gıda arz etmek amacıyla kimyasal mücadele yerine biyoteknik mücadelede gaza basıldı.

Yılbaşına kadar Atakum, Canik ve İlkadım ilçelerinde yürütülecek bu proje kapsamında, toplam 400 dekar şeftali üretim alanında kitlesel tuzaklama yöntemi uygulanacak. Projeden bölgedeki 110 üretici faydalanacak, zararlıyla etkin mücadele edilmesi amacıyla sahaya toplam bin 600 adet Akdeniz meyve sineği tuzağı dağıtıldı. Toplam bütçesi 352 bin TL olan ve yüzde 75’i Samsun Büyükşehir Belediyesi desteği, yüzde 25’i ise üretici katkısı ile finanse edilen bu çalışma sayesinde hem birim alandan elde edilen ürün miktarı artırılacak hem de kimyasal ilaç kullanımı alışkanlığı ve miktarı azaltılacak.

Yılmaz: “Kimyasal mücadele üründe kalıntı bırakıyor, ihracatı olumsuz etkiliyor”

Tuzak dağıtım töreninde konu hakkında açıklamalarda bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, “Bitkisel üretimde hastalık ve zararlarla mücadele konusu oldukça önemli bir konu olup mücadele edilmediği takdirde üründe ciddi verim ve kalite kayıpları yaşanabilmektedir. Üretimde ciddi manada verim ve kalite kayıplarına neden olan bir zararlımız da Akdeniz meyve sineğidir. Akdeniz meyve sineği ile mücadele edilmediği takdirde meyvelerde çürüme olur ve ciddi anlamda verim ve kalite kaybı yaşanır. Akdeniz meyve sineği ile mücadelede özellikle kimyasal mücadeleden ziyade biyoteknik mücadeleyi uygulamak istiyoruz ve öneriyoruz. Özellikle geç dönemde kimyasal uygulandığı zaman üründe kalıntıya sebebiyet verebilmekte. Bu da ihracatımızı olumsuz anlamda etkilemektedir. Üreticilerimizin verim ve gelir kaybı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla biz biyoteknik mücadeleyi kullanarak hem çevreyi, doğayı korumuş oluyoruz hem kalıntı problemini ortadan kaldırmış oluyoruz hem de daha sürdürülebilir bir üretim yapılmasına da imkan sağlamış oluyoruz” dedi.

Projeye destek veren Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Yıldız ise “Samsun’da tarımla ilgili, üretimle ilgili her noktada varız. Sağ olsun il müdürümüz bu konuda bizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyor. Her türlü konuyu oturup istişare edip projelendirdikten sonra uygulamaya geçiyoruz ve bu süreç içerisinde üretimdeki değişimi, çiftçilere olan faydayı, halkın ihtiyaçlarını karşılamaktan da memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.

Öte yandan proje süreci boyunca il ve ilçe müdürlüklerinde görevli ziraat mühendisleri ve teknik personel sahada aktif olarak izleme faaliyetleri yürütecek, sürekli tarla ve işletme ziyaretleri gerçekleştirecek. Üreticilere tuzakların doğru kullanımı konusunda gerekli eğitimler verilecek. Bu biyoteknik mücadele atağı ile Samsun şeftalisinin kalitesi, güvenirliği ve pazar değerini artırmak, çevre ve insan sağlığı korunarak sürdürülebilir bir üretim modeli sağlamak amaçlanıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin