Karabük Postası tarafından
08 Mart, 2017 13:45 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

KBÜ’de 28 Şubat Filmi ve Söyleşisi

  Karabük Üniversitesi (KBÜ)’nde 28 Şubat postmodern darbesinde tutuklanan ve hala cezaevinde olanların hikayesinin anlatıldığı "Derdest" adlı belgesel film gösterildi. Gösterimin ardından filmin yönetmeni Kevser Çakır Demir, öğrencilerle bir araya gelerek söyleşi gerçekleştirdi. Karabük Üniversitesi Mavera İlim, Fikir, Sanat Kulübü ile Türkiye Gençlik Vakfı tarafından 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlik İlahiyat Fakültesi öğrencisi Ferdi Avcı’nın Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. “28 ŞUBAT SÜRECİNİ ÇOK İYİ BİLMEK GEREKİYOR” Programın açış konuşmasını yapan Mavera İlim, Fikir, Sanat Kulübü danışmanı İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İbrahim Hakkı İmamoğlu, 28 Şubat sürecini çok iyi bilmek ve anlamak gerektiğini ifade ederek sürecin toplumda her yönüyle ciddi bir kırılma noktası olduğunu belirtti. İmamoğlu 28 Şubat süreciyle birlikte dine, dinini yaşamak isteyen insanlara ve dini kurumlar üzerine büyük bir darbe vurulduğunu söyledi. “28 ŞUBATLAR BİTMEDİ” Türkiye Gençlik Vakfı Karabük Şube Başkanı İbrahim Şentürk de programın açılışında bir konuşma yaparak “28 Şubatlar bitmedi. 28 Şubatlardan sonra bizim asli vazifemiz unutmamak, unutturmamaktır ve derdest edilenlere yapılan zulmü dünyaya haykırmaktır. 28 Şubatları, 15 Temmuzları unutmayacağız.” diye konuştu. “DERDEST” DUYGUSAL ANLARA SAHNE OLDU Yönetmenliğini Kevser Çakır Demir’in üstlendiği “Derdest” belgeselinde, 28 Şubat döneminde tutuklanan ve hala cezaevinde olan mağdurların hikâyesi ele alındı. Yıllardır suçsuz yere hapis yatanlara adanmış olan Derdest isimli belgesel zaman zaman duygusal anlar yaşattı. “ADİL BİR ŞEKİLDE YENİDEN YARGILANMAK İSTİYORLAR Film gösteriminin ardından Derdest belgeselin yönetmeni Kevser Çakır Demir, bir söyleşi gerçekleştirerek 28 Şubat dönemi mağdurlarına dikkat çekerek adaletsiz yargılamadan dolayı suçsuz insanların cezaevinde bulunduklarına değindi. Demir, belgeselin hazırlandığı sırada birçok mağdur aileyle görüştüklerine değinerek, söz konusu mağduriyetlerinin giderilmesi noktasında yeteri kadar bir çaba harcanmadığını belirtti. 28 Şubat dönemindeki davalardan bahseden Demir “Madımak olayına ilişkin davada müebbet hapis cezası alan Bülent Düvenci'nin eşiyle görüştük. Düvenci'nin olay günü Sivas'ta bulunmadığıyla ilgili birçok tanık olduğunu öğrendik.” dedi. Kevser Çakır Demir, 28 Şubat döneminden dolayı içeride hala 600'ün üzerinde insan olduğunu belirterek bunların 300'ünden fazlasının ağırlaştırılmış müebbet aldığını söyledi. Demir, 28 Şubat dönemi mağdurlarının adil bir şekilde yeniden yargılanmak istediklerini de sözlerine ekledi.  

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Şubat, 2026 08:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Amasya’nın tescilli lezzeti ’taş fırın keşkeği’: Pişmesi 12 saat sürüyor

Amasya’nın coğrafi işaret tescilli lezzeti taş fırın keşkeğinin pişmesi 12 saat sürüyor. Akşamdan konulduğu fırında gece boyunca pişen keşkeğin tarihçesinin kentteki arkeolojik kazılarda 2 bin 500 yıl öncesine dayandığı belirlendi. Besleyici ve tok tutucu özelliği bulunan keşkek, bayram sabahları ve düğünlerin vazgeçilmez yemeği olarak tercih ediliyor.

Türk mutfağının en eski yemeklerinden
Kuzu gerdan et, ilikli kemik, nohut, yarma ve tereyağının başlıca kullanıldığı keşkek, geleneksel Türk mutfağının en eski yemeklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Günün üç öğününde yenilebildiği gibi bayramlarda, düğün ve eğlencelerde misafirlere ikram ediliyor. Besleyici, doyurucu ve tok tutucu özelliği bu yemeği vazgeçilmez lezzetlerden biri kılıyor.

Oluz Höyük’te 2 bin 500 yıllık keşkek tenceresi bulunmuştu
Kentteki Oluz Höyük arkeolojik kazılarında içinde kemik ve tahıl parçalarının yer aldığı toprak çömleğin bulunmasıyla keşkeğin geçmişinin bu topraklarda 2 bin 500 yıl öncesine dayandığı kayıtlara geçti. Pers dönemine ait bir saray mutfağında pişmiş topraktan yapılmış 30 santim uzunluğundaki tencerenin 30 kişilik bir yemeği pişirecek ölçülerde olduğu görülmüştü.

Bayram günlerinde, düğünlerde severek yeniyor
Keşkeğin geçmişinin Hitit dönemine kadar dayandığını düşündüğünü belirten gurme Yaman Kesim, "Aslına uygun malzeme ve doğru pişirme yöntemine önem veriyoruz. 3 bin yıllık özel bir yemekten söz ediyoruz. Hititlerin krallarına ve tanrılarına yapmış olduğu kutsal bir yemek olarak karşımıza çıkıyor. Günümüzde ise bayram günlerinde, düğünlerde severek yendiğini görüyoruz" dedi.

"Çeperi kabuk bağladıysa keşkek başarılıdır"
Odun ateşiyle yakılan taş fırına toprak kap içine konulan keşkeğin iyi pişirildiğinin işaretinin yüzeyindeki çeperler olduğunu anlatan ‘Geçmişten günümüze Amasya mutfağı’ kitabının yazarı Kesim, "Keşkeğin sırrı mutlaka çeperdedir. Eğer çeperde kabuk bağlama ve kolajen ortaya çıkıyorsa kesinlikle o iyi bir fırın keşkeğinin emaresidir" diye konuştu.

"Dünyanın en uzun süreyle hazırlanan yemeklerinden"
Kentteki restoranların menüsünde yer alan keşkeğin günün her öğününde keyifle tüketildiğine değinen Amasya Yalıboyu Turizm İşletmeleri Derneği Başkanı Selçuk Başün de, "Keşkeği orjinal coğrafi işaretli haliyle pişirirseniz dünyanın en uzun süreyle hazırlanan yemeklerinden biridir. Odun ateşinde ısınan taş fırında küpün içinde 12 saat gibi bir süreyle pişiyor. En çok tüketilip beğenilen yemeklerimizdendir" şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin