Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
14 Kasım, 2019 09:46 tarihinde yayınlandı
0

KBÜ, senato toplantısını Tokat’ta yaptı

Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat ve Karabük Üniversitesi senatosu üyeleri, Amasya Üniversitesini ve Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesini ziyaret etti.

Karabük Üniversitesi Senatosu,  kurumlar arası bilgi ve tecrübe paylaşımının artırılması maksadıyla senato toplantısını Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinde gerçekleştirdi. Senato toplantısından önce Amasya Üniversitesine de uğrayan Rektör Polat ve senato üyeleri, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı’yı makamında ziyaret etti.

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Elmacı, Rektör Polat ve Karabük Üniversitesi senato üyelerine teşekkür etti. Amasya Üniversitesi ziyaretinin ardından Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı eşliğinde Amasya’nın tarihi ve kültürel zenginlikleri ile anılan turistik yerlerine de uğrayan KBÜ heyeti, kısa süreli gezinin ardından Tokat’a geçti.

KARABÜK ÜNİVERSİTESİ SENATOSU, SENATO TOPLANTISINI TOKAT GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİNDE YAPTI

Senato toplantısını gerçekleştirmek üzere Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesine geçen Rektör Polat ve senato üyeleri ilk olarak Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bünyamin Şahin eşliğinde, Gaziosmanpaşa Üniversitesi kampüsünü gezerek bilgiler aldı.

KBÜ heyeti, kampüs gezisinin ardından senato toplantısını gerçekleştirmek üzere Rektörlükte bulunan toplantı odasına geçti. Burada yaptığı takdim konuşmasında Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Refik Polat ve KBÜ senato üyelerini ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade eden Rektör Şahin, senato toplantısının faydalı ve güzel çalışmalara vesile olması temennisinde bulundu.

Rektör Polat ta, ev sahipliğinden dolayı TOGÜ Rektörü Şahin’e teşekkür etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin