KBÜ ile Lokman Hekim Üniversitesi Arasında Akademik Paydaş Protokolü - Karabük Haber Postası
Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver
Yusuf Korkmaz Avatarı
Yusuf Korkmaz tarafından
27 Ocak, 2024 13:52 tarihinde yayınlandı
0
0

KBÜ ile Lokman Hekim Üniversitesi Arasında Akademik Paydaş Protokolü

Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Lokman Hekim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Gültekin ile akademik iş birliği protokolü ve 2-3 Mart 2024 tarihlerinde Karabük Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Türkiye’nin ilk ulusal ve uluslararası Sosyal Bilimler Festivali “Sosyalfest” kurumsal paydaş iş birliği protokolünü imzaladı.

Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, üniversiteler arası akademik iş birliği ile “Türkiye Yüzyılı için harekete geç, Sosyalfest ile gelişime öncülük et” sloganıyla Karabük Üniversitesinde Türkiye’nin milli sosyal bilimler hamlesinin oluşumuna katkı sunmak amacıyla düzenlenen Türkiye’nin ilk ulusal ve uluslararası Sosyal Bilimler Festivali Sosyalfest kapsamında kurumsal paydaş görüşmelerine devam ediyor.

Bu kapsamda Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Lokman Hekim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Gültekin’ı ziyaret etti.

Görüşmede, akademik iş birliği kapsamında iki üniversite arasında çeşitli alanlarda ortak araştırmalar, projeler ve etkinlikler düzenlenmesi, öğrenci değişim programları, ortak lisans ve yüksek lisans programları gibi akademik faaliyetler konusu ele alındı.

Yapılan Sosyalfest kurumsal paydaş görüşmesinde ise iki üniversite arasında Türkiye’nin ilk ulusal ve uluslararası Sosyal Bilimler Festivali Sosyalfest kapsamında yapılabilecek iş birliği konusunda görüş alışverişinde bulunuldu, Sosyalfest üzerinde değerlendirmeler yapıldı.

Görüşmenin ardından KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Lokman Hekim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Gültekin ile Akademik İş Birliği Protokolü ve Sosyalfest Kurumsal Paydaş İş Birliği Protokolü imzaladı.

Kurumsal Paydaş İş Birliği Protokolü kapsamında Lokman Hekim Üniversitesi, Sosyalfest’e uygulama desteği, alan desteği, iletişim ve tanıtım desteği, malî ve finansman desteği başlıklarının en az iki ya da üçünde destek verecek. (Yusuf Korkmaz)

Bizi sosyal medyadan takip edin
ggg
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
28 Nisan, 2026 09:59 tarihinde yayınlandı
0
0

ŞAMAR OĞLANI YUNANİSTAN’IN HAMİLİĞİNE SOYUNMUŞ !

Başlığı görünce kimden söz ettıliğimi anlamış olmalısınız. Hani şu karısından tokat yiyip dünyaya rezil olan sözde lider Emanuel Macron’dan söz ediyorum. Karısı Birigitte, Macron’un lisedeki edebiyat öğretmeni. Macron’dan tam 24 yaş büyük.
Yunanistan’ın hamiliğine soyunan bu artist kendisi bir hamiye ihtiyaç duymuş olmalı ki, anası yaşında bir kadınla evlenmiş. Neyse, özel hayatıdır bizi ilgilendirmez! Bizi ilgilendiren yanı Güney Kıbrıs ve Yunanistan’daki faaliyetleri.

“WE WILL BE HERE”

Emmanuel Macron, Atina’da Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile katıldığı açık oturumda, “Türkiye tehdit ederse ne yaparsınız?” sorusuna dikkat çeken bir yanıt vermiş. Türkiye’nin adını doğrudan anmayan Macron, Fransa-Yunanistan ittifakına vurgu yaparak, “Egemenliğiniz risk altındaysa yapmanız gerekeni yaparsınız, biz burada olacağız” demiş. Konuşmasının videosunu izledim. İngilizce “We Will be here” ( “Biz burada olacağız”) diyor.

Şamar oğlanının bu sözleri Yunanistan basınında geniş yankı uyandırdı. Macron’un açıklamaları, Yunan gazetelerinde manşetlere taşınırken, Fransa-Yunanistan savunma iş birliği yeniden gündemin merkezine oturdu.
Kendisine yeni bir hami bulan Yunanistan’daki sevinç Putin’in açıklamalarıyla kısa sürdü.
Rusya, “Fransız nükleer bombardıman uçaklarına ev sahipliği yapan tüm Avrupa ülkeleri açık hedefimizdir” diyerek Yunanistan’ı doğrudan tehdit etti.
Eee, “çakalların sevinci arslan kükreyen kadardır” demişler.
Rusya’dan önce bizim kükrememiz gerekiyordu. Putin erken davrandı.

Macron’un “Türkiye, Yunanistan’ı tehdit ederse yanında olacağız” mesajını, diplomatik ve askeri temellere dayanması nedeniyle oldukça gerçekçi bir strateji olarak görmeliyiz. Bu mesajın arkasındaki somut unsurlar şunlardır:
1. Savunma İşbirliği Anlaşması

İki ülke arasında 2021 yılında imzalanan Savunma ve Güvenlik için Stratejik Ortaklık Anlaşması, Macron’un sözlerinin en güçlü hukuki dayanağıdır. Bu anlaşma, taraflardan birinin saldırıya uğraması durumunda diğerinin askeri yardım sağlamasını öngören bir “karşılıklı savunma” maddesi içerir.

2. Silah Satışları ve Modernizasyon

Fransa’nın Yunanistan’a yönelik desteği sadece sözde kalmamış, büyük çaplı askeri sevkiyatlarla perçinlenmiştir:
Rafale Savaş Uçakları: Yunanistan hava kuvvetlerini modernize etmek için Fransa’dan çok sayıda uçak satın almıştır.
Belharra Fırkateynleri: Ege ve Doğu Akdeniz’deki deniz gücünü artırmak amacıyla Fransız yapımı gelişmiş fırkateynler tedarik ettiler.

3. Doğu Akdeniz Stratejisi

Fransa, kendisini Avrupa Birliği’nin ana askeri gücü olarak konumlandırmakta ve Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları ile deniz yetki alanları konusunda Yunanistan-Güney Kıbrıs eksenini destekleyerek bölgede Türkiye’nin etkisini sınırlamaya çalışmaktadır. Macron’un son Atina ziyareti, AB’nin “stratejik özerkliğini” vurgulama ve Fransa’nın bölgedeki garantör rolünü pekiştirme amacı taşımaktadır.

4. Diplomatik Riskler ve Eleştiriler

Bu mesajlar Yunan kamuoyunda büyük bir güven oluştururken, Türkiye tarafından “tansiyonu yükselten bir tutum” olarak eleştirilmektedir. Macron’un bu çıkışlarının nedeni;
☆ İç Politika ve AB Liderliği: Fransa’nın AB içindeki liderlik iddiasını güçlendirme çabası.
☆ Afrika’daki Kayıplar: Fransa’nın Afrika’daki etkisinin azalması üzerine Doğu Akdeniz’de daha görünür olma çabası içinde olduğunu görüyoruz.

Yunanistan ve Fransa arasındaki hukuki anlaşmalar, askeri satışlar ve jeopolitik çıkarlar bir araya geldiğinde, Macron’un bu mesajını basit bir “gaz verme” hamlesinden ziyade, Fransa’nın bölgesel stratejisinin bir parçası olarak, ciddi ve gerçekçi kabul etmeli ve buna göre gardımızı almalıyız.

04bf34c0 722e 468a 8fe4 67d117c8c369

İlyas Erbay