Karabük Üniversitesi(KBÜ) ile Giresun Üniversitesi ortasında akademik ve Sosyalfest iş birliği protokolleri imzalandı.
Karabük Üniversitesi ve Giresun Üniversitesi, akademik iş birliği ile Sosyalfest 2025’e yönelik kurumsal paydaşlık protokolleri imzalayarak genç fikirlerin toplumsal tahlile dönüşeceği kıymetli bir adım attı.
Sosyalfest 2025’e yönelik kurumsal paydaşlık süreci kapsamında Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can’ı ziyaret etti.
Görüşmeye, Karabük Üniversitesi Kurumsal İrtibat Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Murat Bulut ve Koordinatör Yardımcısı Öğr. Gör. Abdurrahim Topal da katıldı.
Gerçekleştirilen görüşmede, iki üniversite ortasında yürütülebilecek ortak projeler, akademik etkileşimi artıracak çalışmalar ve öğrencilerin Sosyalfest’e iştirakini artıracak mevzular ele alındı.
Protokoller ile bilimsel etkileşimin artırılması, toplumsal meselelere tahlil üretme potansiyeli taşıyan projelerin teşvik edilmesi ve gençlerin toplumsal model geliştirme süreçlerine etkin iştirak sağlaması hedefleniyor.
İmza merasiminde değerlendirmelerde bulunan Rektör Kırışık, Giresun Üniversitesi ile Sosyalfest kapsamında kıymetli bir iş birliğine imza attıklarını söz etti.
Sosyalfest’i adım adım Türkiye geneline yaygınlaştırdıklarını vurgulayan Kırışık, Giresun Üniversitesinin güçlü akademik yapısı ve bilimsel çalışmalarıyla örnek bir yükseköğretim kurumu olduğunu belirtti.
Rektör Kırışık, imzalanan protokollerle ulaşılmak istenen gayelerle ilgili olarak, “Bu protokolle hem üniversitelerimiz ortasındaki akademik ve bilimsel iş birliğini geliştirmeyi, hem de Sosyalfest tertibi kapsamında bilimsel ve toplumsal modellerin geliştirilmesini hedefliyoruz. Gençlerimizin fikirlerini toplumsal modellere dönüştürmelerini ve bu fikirleri Sosyalfest müsabakasına sunmalarını amaçlıyoruz. Türkiye’nin bilimde dünya liderliği yolunda bu projelerle değerli uzaklıklar kat edeceğine inanıyoruz” sözlerini kullandı.
Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can ise Sosyalfest’in ulusal ve milletlerarası seviyede düzenlenmesinin aktifliğe başka bir kıymet kattığını belirtti.
Rektör Can, toplumsal bilimler alanında uzun müddettir hissedilen bir boşluğun bu tertip aracılığıyla doldurulacağını daifade etti.
Karabük Üniversitesinin bu vizyoner teşebbüsü için Rektör Kırışık’ı ve üniversite mensuplarını kutlayan Can, Giresun Üniversitesi olarak bu çabayı samimiyetle desteklediklerini ve ellerinden gelen katkıyı sunmaya hazır olduklarını lisana getirdi.


KBÜ ile Giresun Üniversitesi arasında iş birliği protokolleri imzalandı
İDDİA EDİYORUM, TOPLAYIN BİR SALONDA, ÖNLERİNE KAĞIT KALEM KOYUN…
Ön seçim demokrasinin gereği iken, CHP ısrarla ve yıllarca, Millet Vekili ve Belediye Başkanı adaylarını Genel Merkezde (PM de) belirledi. Çoğunlukla da genel başkan bu isimlere, biraz da etki altında kalarak tek başına karar verdi.
Halkın tepkisine rağmen, CHP seçmeninde karşılığı olmayan isimler aday gösterildi.
2015 yılına kadar bazı illerde kısmen de olsa bir ön seçim yapılıyordu. 2015 tarihinden itibaren ön seçimi tamamen kaldıran Kılıçdaroğludur. Millet vekili ve belediye başkanlarını atama usulü ile aday gösteren ve seçtiren de bu zat’ı muhteremdir. O dönemlerde attığı tohumların buğün meyvesini verdiğini görmekten kimbilir nasıl da mutludur şimdi.
Mersin’de 5. Sıradan CHP den milletvekili olan, sonra AKP ye geçen tipi hatırlayın. TV lerde günlerce ben yörüğüm, şöyle yiğidim böyle yiğidim diye ortalığı inletiyordu. Bu yiğidi(!) , Topuklayan Efe Özlem Çerçioğlunu, Burcu Köksalı ve CHP ye ihanet eden daha bir çok ismi vekil yapan, belediye başkanı seçtiren Kılıçdaroğludur. Gerçek Kemalistleri, CHP nin öz evlatlarını partiden ihraç eden de bu beyefendidir.
31 Mart 2024 yerel seçimlerinden bu yana biri büyükşehir, biri il, 12’si ilçe, ikisi belde olmak üzere CHP’li 16 belediye başkanı AKP’ye geçti.
Yıllarca, belediye başkanı ve milletvekili adayları parti genel merkezinde değil, bölgelerinde ön seçimle belirlersin diye yırtındık. Önseçimler sadece delegelerin değil o ildeki bütün parti üyelerinin katılımıyla yapılmalıdır. CHP önseçim yapmadan bu tür atamalar yaparsa daha böyle çok ihanet yaşar.
CHP yönetimi yaşananlardan ders çıkartarak, gerekli tüzük değişikliğini ilk kurultayda yapmak zorunda.
Sırf partiye bağış yaptığı için ne idüğü belirsiz isimlerin garanti yerlerden aday gösterilmesi yanlışından da dönülmeli.
Bu uygulama CHP de yeni değil.
Önder Sav’ın partide hakim olduğu yıllarda da vardı.
Değerli dostum, yarım asırlık CHP li, emekli askeri hakim Mustafa Necati Nalıncı ne güzel hatırlatmış; “Genel seçimlerde ECEVİT liderliğindeki CHP’nin birinci parti olduğu iki seçim 1973 ve 1977 genel seçimleridir. Bunların ilkinde CHP, yüzde 33.3 oy ve 185 vekil, ikincisinde ise yüzde 41.4 oy ve 213 vekil çıkarmasına rağmen tek başına iktidar olamamış ve ikincisi AP’ den istifa eden 13 vekile bakanlık verilmesiyle oluşan kısa süreli iki kez koalisyon hükümeti kurmuştur.
1973 ve 1977 seçimlerinde CHP’den seçilen 398 vekil önseçimden gelmişti. Bunlardan biri bile maddi onca teklife rağmen başka bir partiye geçmedi. Oysa bu süreçte AP’den seçilen başta Hilmi İŞGÜZAR, Mete TAN ve Tuncay MATARACI olmak üzere 14-15 vekil partilerinden istifa etmişler ve bakan olup ECEVİT hükümetine destek vermişlerdi.
Önseçimden gelen bir vekilin parti değiştirmesi çok zordur. İstese de kolay kolay bunu yapamaz. Ona oy veren binlerce delegeden çekinir. Bunların oyuyla vekil olan biri partisinden ayrılıp hele tam karşıt bir partiye geçerse sokakta bile yürüyemez. Adamın yüzüne tükürürler. Dünyayı ona zindan ederler. Yani böyle seçilen birinin hem aidiyet duygusu çok yüksektır, hem de hesap vermek zorunda olduğu binlerce kişinin manevi baskısı vardır.
Ayrıca, ön seçim demokrasinin gereğidir.” diyor.
Bundan sonraki mahalli ve genel seçimlerde adaylar şimdiki gibi belirlenecekse, daha böyle çok ihanetler yaşanır. Özellikle kararsız seçmenin CHP’ ye güven konusunda ciddi tereddütleri olur. Bu şekilde de iktidar olunamaz. 31 Mart 2024 seçimlerinde alınan yüzde 37.7 oy şu an 30′ lar seviyesine bu yüzden inmiştir.
Siyaset mühendisliktir. Her detay ince ince hesaplanmak zorundadır. Siyasette hataya yer yoktur.
CHP’nin kurucu değerleri, Mustafa Kemal Atatürk tarafından belirlenen ve Altı Ok (Altı İlke) olarak ifade edilen Kemalizm ideolojisinin temel sütunlarına dayanır. Bu değerler; cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılapçılık (reformizm) olarak sıralanır.
Bu değerler, Milli Mücadele’den Cumhuriyet’e uzanan tarihsel mirasın ve çağdaşlaşma vizyonunun temel yapı taşları olarak kabul edilir.
İDDİA EDİYORUM !
CHP nin Milletvekillerini, Belediye Başkanlarını, hatta parti yönetimindekileri toplayın bir salonda. Girişte cep telefonlarını alın ellerinden. Önlerine kağıt kalem koyun. CHP nin kuruluş değerleri olan bu 6 ilkeyi yazmalarını isteyin.
Yarıdan çoğu doğru düzgün yazamaz.
CHP ülkenin kurucu partisidir tam 103 yıl önce Atatürk ve arkadaşları tarafından “Halk Fırkası” ismiyle kurulmuş, 1935 yılında “Cumhuriyet Halk Partisi” ismini almıştır.
1927 Kongresinde Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Laiklik ve Milliyetçilik ilkeleri kabul edildi.
1931 Kongresinde Devletçilik ve İnkılapçılık ilkelerinin eklenmesiyle ilkeler “altı ilke” halini aldı.
5 Şubat 1937 tarihinde yapılan değişiklikle bu 6 ilke resmî olarak Anayasa’ya girdi.
Partinin yol haritası, kılavuzu bu temel ilkelerde belirlenmiştir. CHP kurucu değerlerine sıkı sıkı sarılmak zorundadır, Kuvai milliye ruhunun partide tekrar hakim kılınması zorunludur. Bu partide bu ruhu taşımayan insanlara yer yoktur.
Benden söylemesi, menfaat arsızları temizlenmeden, parti özüne dönmeden iktidar mümkün değil!
İlyas Erbay


