Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
25 Kasım, 2019 13:36 tarihinde yayınlandı
0

Kayıp İşadamı ölü bulundu

Karabük’te dün akşam saatlerinden itibaren kayıp olan ve kendisine ulaşılamayan iş adamı Ertuğrul Gazi Yıldız, otomobili ile uçtuğu çayda boğularak hayatını kaybetti.
Edilen bilgiye göre, Karabük’ün Sanayici iş adamlarından SYM Demir Çelik’in sahibi Ertuğrul Gazi Yıldız’dan (52) dün akşam saat 20.00’den sonra yakınları haber alamadı. En son bir arkadaşını arayan ve ‘beni kurtarın’ dediği öğrenilen iş adamı Yıldız’dan ondan sonra bir daha haber alınamadı. Yakınları ve arkadaşları tarafından son görüldüğü Navsaklar köyünde yapılan tüm aramalara rağmen bir sonuç alınamadı.
ÖĞRENCİLER BULDU
Karabük Üniversitesinde okuyan 2 öğrenci piknik yapmak ve balık tutmak için gittikleri yerde suyun içinde bir araç olduğunu görünce durumu jandarma ekiplerine bildirdi. Bunun üzerine olay yerine AFAD, UMKE ve 112 ekipleri de sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler çayın içinde bulunan lüks marka otomobilin kayıp olan iş adamı Ertuğrul Gazi Yıldız’a ait olduğunu ve kendisinin de araç içinde olduğunu tespit etti.
EMNİYET KEMERİNİ ÇÖZEMEMİŞ
Olay yerine çağrılan vinç yardımı ile sudan çıkarılan otomobilde inceleme yapan Jandarma Olay Yeri İnceleme ekipleri ve Cumhuriyet Savcısı iş adamının emniyet kemerinin takılı olduğunu ve çıkaramadığından boğularak öldüğünü belirledi. İş adamının araçtan çıkmak için mücadele ettiği ve ön camı kırmaya çalıştığı da belirlendi. Yapılan işlemlerin ardından Yıldız’ın cenazesi kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi yapılmak üzere Safranbolu morguna kaldırıldı.
Bu sırada, olayı duyan Yıldız’ın yakınları ve çok sayıda iş adamı da olay yerine gelerek çalışmaları izledi.
Jandarma ekipleri olayla ilgili soruşturmasını sürdürüyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin