Kayıp 11 mürettebatın arama çalışmaları karadan ve denizden devam edecek - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Kasım, 2023 12:36 tarihinde yayınlandı
0
0

Kayıp 11 mürettebatın arama çalışmaları karadan ve denizden devam edecek

Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde batan Kafkametler adlı yük gemisinin kayıp 11 mürettebatını arama çalışmaları gece boyunca karadan ve denizden devam edecek. AFAD Başkanı Oktay Memiş, “Sudaki görüş mesafesi 25 santim kadar düşük. Yarın biraz daha netleşeceğini düşünüyoruz. Arkadaşların çalışmaları devam ediyor” dedi.
Kdz. Ereğli ilçesinde önceki gün mendireğe çarparak batan ve 11 mürettebatından halen haber alınamayan Kafkametler adlı yük gemisinin çevresinde arama kurtarma çalışmaları gün boyunca sürdü. Havanın kararmasının ardından kayıp mürettebatları arama çalışmaları denizden ve karadan sabaha kadar devam edecek. Günün ilk ışıklarıyla havadan helikopter ve uçaklarla da yeniden başlayacak.
Üçüncü günün akşamında 11 mürettebattan halen bir haber alınamadığını ve dalış yapan dalgıçların görüş mesafesinin 25 santimetre olduğunu anlatan AFAD Başkanı Oktay Memiş, “Bu pazar günü maalesef alabora olan Kafkametler adlı gemimizde kayıp olan 11 vatandaşımızı arama kurtarma ve tarama çalışmalarımız pazar gününden itibaren devam ediyor. Aslında kayıp sayımız 12 idi. Bir vatandaşımızın maalesef cansız bedenine ulaştık dün itibariyle. Dün itibariyle hava şartları pazar gününe oranla daha iyi. Yağış da kesildi. Denizdeki o aşırı dalgalanma da duruldu. Dolayısıyla biz toplamda 169 arama kurtarma personelimizle çalışmalarımızı daha da yoğunlaşarak artırdık. Geminin yerini tespit ettik. Orada çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. İlk sizlerle paylaştığımız verilerden sonra öğlenden itibaren aralıksız olarak dalgıçlarımız, AFAD, sahil güvenlik, kıyı emniyetin dalgıçları sürekli o bölgede yoğunlaştılar. İnşallah ilerleyen saatlerde daha farklı bilgiyi de sizlerle paylaşacağız. Henüz kesin olarak arama, tarama faaliyetleri neticesinde gündüz verilerden henüz farklı bir bilgi yok. Yoğunlaştığımız bir bölge var. Orada çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bütün sahil boyunca hem jandarma bölgesinde hem de emniyet bölgesinde jandarma, emniyet, AFAD ve diğer yetkililerle arama, tarama ve mümkünse kurtarma faaliyetlerine de kesintisiz olarak devam ediyoruz. 169 personelimizle bu çalışmalarımızı yürütüyoruz. Sadece geminin burada batması değil ayrıca da çok yoğun yağıştan dolayı sel ve su baskınları da meydana geldi. Üç vatandaşımız hayatını kaybetmişti. 300’ün üzerindeki AFAD gönüllümüz, tüm kamu kurum ve kuruluşlar, Valilik, Özel İdare, AFAD, jandarma, emniyet, belediye yetkilileri ve diğer görevlilerle birlikte ilçe merkezinde tespit etmiş olduğumuz işyerlerinin temizliğiyle epeyce uğraştık. Ön tespitlerimize göre 247 işyerinde hasar meydana geldiğini öngörüyoruz. Hava kararmış olmasına rağmen çalışmalarımız sabaha kadar yüzey araması ve sahilden arama şeklinde devam edecek. Tekrardan hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Kayıp vatandaşımızın aileleri var. Onlarla da sürekli görüşüyor, yapılan çalışmalar konusunda bilgilendiriyoruz. Şu anda sudaki görüş mesafesi 25 santim kadar düşük. Yarın biraz daha netleşeceğini düşünüyoruz. Arkadaşların çalışmaları devam ediyor. Arkadaşlarımızın birtakım tespitleri var. Netleştikten sonra paylaşmamızın daha uygun olacağını öngörüyoruz. Çalışmalarımızı yoğunlaştırdık” diye konuştu.
“Çalışmalar gün ağarmasıyla başlayacak”
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu da gece boyunca karadan devam eden arama çalışmalarının sabahleyin de dalgıçlarla birlikte yoğunlaştırılacağını aktararak şöyle dedi:
“Elektriği olmayan şu an itibariyle 27 trafo merkezi, 9 köy yerleşimi bunlar Alaplı köyleri. Gümeli beldemiz. Ereğli, Kandilli beldemiz. Bu bölgelerde tüm arkadaşlarımız sahada çalışıyor. Sabah saatlerine kadar inşallah bu yerleşimlerimize elektrik sunmuş olacağız. Münferit aboneler var. Ayrıca kurulan ekiplerimiz alçak gerilimde mahalle, sokak üzerinde taranıyor. İlçe merkezinde su baskını olduğu için su boşaltılıyor. Büyük oranda tamamlandı. Sudan arındırıldığında o işyerlerine de arkadaşlarımız elektrik verecek. Ereğli Belediyesi buradaki tüm ekiplerimiz, dağıtım şirketi arkadaşlarımız irtibat halinde. Yarın ki çalışmalar kayıp mürettebatı bulmak için gün ağarmasıyla başlayacak. Karadan çalışmalar aralıksız sabaha kadar devam ediyor. Yine deniz yüzeyinde devam ediyor. Dalgıç ekiplerimiz sabah gemiye dalış yapacaklar. 25-30 santimetre görüş var. Bu görüşün yarın sabah yaşam alanlarına girmeye müsaade edeceğini değerlendiriyorlar. Çalışmalar gün ağarmasıyla başlayacak.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay