Kaya; “Her Türlü Haksızlık ve Yolsuzluğun Karşısında Olacağız” - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
13 Ekim, 2016 14:32 tarihinde yayınlandı
0
0

Kaya; “Her Türlü Haksızlık ve Yolsuzluğun Karşısında Olacağız”

Karabük Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin Kaya, 6-9 Ekim tarihleri arasında Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu  tarafından Yalova’da düzenlenen  9. Başkanlar Kurulu toplantısını değerlendirerek,  Türkiye Gazeteciler Konfederasyonunun 7 Bölge Federasyonu, 93 İl ve İlçe Gazeteciler Cemiyeti ve 23 Bin Sarı Basın Kartlı üyeden oluşan çok güçlü bir Konfederasyon olduğunu söyledi

Karabük Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin Kaya, Kanal 78 Televizyonu gün ortası programında Hakan Tuçer’in canlı yayın konuğu oldu.

Canlı yayında Hakan Tuçer’in sorularını yanıtlayan Başkan Metin Kaya;  öncelikle 6-9 Ekim tarihleri arasında Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu  tarafından Yalova’da düzenlenen  9. Başkanlar Kurulu toplantısını değerlendirdi.

Kaya yaptığı açıklamada; “Karabük Gazeteciler Cemiyeti olarak yönetim kurulu arkadaşlarımız Sadık Arslan, Nurettin Acar ve Hakan Tuçer ile birlikte Konfederasyonumuzun daveti üzerine Yalova’da düzenlenen 9. Başkanlar Kurulu toplantısına katıldık. 4 gün süren toplantının  ilk gününde Anadolu basınının ekonomik şartları, ilan konuları, sarı basın kartları, basın mensuplarımızın daha kolay seyahat etmeleri kapsamında gri pasaportlar ile TSYD kartları konuları başta olmak üzere Anadolu basınının çeşitli sorunları ve çözüm önerileri konuşuldu” dedi.

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonunun çalışmaları hakkında da  bilgilendirmede bulunan Başkan Metin Kaya, “Konfederasyonumuz 7 Bölge Federasyonu, 93 İl ve İlçe Gazeteciler Cemiyeti ve 23 Bin Sarı Basın Kartlı üyelerden oluşan, içinde Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı ile birçok kuruluş derneği bulunduran çok büyük ve etkin bir sivil toplum örgütü. Karabük olarak biz de 18 İl’den oluşan Karadeniz Federasyonu ve dolayısıyla da Türkiye Gazeteciler Konfederasyonuna bağlı bir derneğiz. Yeni yönetim olarak ilk defa katıldığımız Yalova Başkanlar Kurulu toplantımızın çok yararlı geçtiğini söyleyebilirim. Konfederasyon Başkanımız Nuri Kolaylı toplantının açılış konuşmasında Karabük’e büyük önem verdiklerini belirterek, şahsıma da konuşma hakkı sağladı. Bizlerde dilimizin döndüğünce kendimizi ve İlimizi anlatan kısa bir tanıtım konuşması yaptık.Yani kısacası Yalova toplantısı bizim için çok faydalı oldu. Önümüzde ki günlerde faydalarını da görürüz” dedi.

Canlı yayının son bölümünde Karabük’te ki kurum ve kuruluşlara seslenen Karabük Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin Kaya, “Son günlerde Karabük’te bazı ihale dedikoduları dolaşıyor. Dolayısıyla bu tür dedikodular Karabük’e zarar veriyor. Devletimizin Karabük’te ki yatırımları aksıyor. Bizler de bu tür şaibeli işlerin daima takipçisi olacağız. Karabük’te haksızlığa uğrayan herkesin yanında olacağız. Bu yüzden gerek kurum ve kuruluşlarımız ve gerekse de vatandaşlarımız uğradıkları haksızlıklarda bizimle irtibata geçebilirler. Gün geçtikçe güçlenen Karabük Gazeteciler Cemiyeti olarak bizler bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her türlü haksızlık ve yolsuzluğun karşısında olacağımızı, üyelerimiz başta olmak üzere düzgün duruş sergileyen herkesin yanında olacağımızı belirtiyor, kamuoyuna saygı ve sevgilerimi sunuyorum” diye konuştu.

 

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
araclarinda ve evdeki hava fritozu icerisindeki uyusturucuyla yakalanan saniklarin yargilanmasina baslandi J6GybZZP
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
10 Nisan, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Araçlarında ve evdeki hava fritözü içerisindeki uyuşturucuyla yakalanan sanıkların yargılanmasına başlandı

Kastamonu’nun Tosya ilçesinde jandarma ekipleri tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan 3 sanığın yargılanmasına başlandı. Tutuklu sanıklardan O.D., uyuşturucuyu arkadaşı H.C.Ş.’nin kardeşlerine bakabilmek için sattığını söyledi.

Olay, 2025 yılında Tosya Sanayi Sitesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tosya İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, bir ihbarı değerlendirerek şüphelendikleri bir aracı durdurdu. Durdurulan araçta yapılan aramada araç içerisinde şoför kapısı ile koltuk arkasında tütün paketi içerisinde 90 gram bonzai maddesi ele geçirildi. Araçta bulunan M.A., O.D. ile H.C.Ş.’nin üzerinden 2,30 gram bonzai maddesi bulundu. Olay sonrası uyuşturucu madde ile yakalanan M.A., H.C.Ş. ile O.D.’nin ev ve eklentilerinde jandarma ekiplerince yapılan aramalarda mutfakta 1 adet hassas terazi, fritöz içerisinde 5 gram bonzai maddesi, ayrı bir poşetin içinde 2,90 gram bonzai maddesi ve aseton kutusunda bonzai maddesi ile 5 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi.

Operasyonun ardından gözaltına alınan H.C.Ş. ile O.D., çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanırken, M.A. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay sonrasında sanıklar M.A., H.C.Ş. ile O.D. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde “Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçundan dava açıldı.

Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık O.D., “Olay günü H.C.Ş. beni aradı. Yeni malzeme yaptığını söyledi. Çalıştığım için yemek molasına çıkabileceğimi söyledim. Öğlen yemek molasına çıktığımda yanına gittim. İşten çıktığımda üzerimden çıkan uyuşturucu maddeyi bana o verdi, parayı akşama verebileceğimi söyledim, o da kabul etti. Biz, yemek yerken jandarma ekipleri geldi. Üzerimde suç unsuru olup olmadığını sorduklarında cebimde bulunan uyuşturucu maddeyi teslim ettim. H.C.Ş., maddeyi benim hırkamdan çıkardığımı söylemiş, güvenlik kamerası kayıtları izlendiğinde üzerimde sadece tişört olduğu görülmektedir. O maddeyi koyabilecek hiçbir yer yok üzerimde. Affınıza sığınarak beraatımı talep ediyorum” dedi.

H.C.Ş.’nin uyuşturucu maddeyi M.A.’dan aldığını söylediğini ifade eden O.D., “’Ben senin arkadaşınım, benden de mi para alacaksın’ dediğimde, ‘ben de 9 bine 3 gram ham madde halinde Muhammet’ten alıyorum’ diye söyledi. Ben ondan hiç para karşılığında uyuşturucu almadım. Önceki ifademde, uyuşturucunun etkisinde olduğum için ’aldım’ demiş olabilirim. Sentetik ecza hapı ve bonzai kullanıyorum. İlk cezaevine girdiğimizde 3 gün beraber kaldık, babası cezaevine girdiği zaman kardeşlerine bakmak için zorluk çektiğini, onun için bu işi yaptığını söyledi. H.C.Ş., arabaya benim koyduğumu söylüyor, torpido varken neden onun tarafına koyayım? Bana vermesi için arabaya bindik. H.C.Ş. daha önce bana para gönderdi ama borç olarak gönderdi. Beraatımı talep ederim” dedi.

“Babam cezaevine girince boşluğa düştüm, uyuşturucuyla avuttum kendimi”

Tutuklu sanık H.C.Ş. ise, “Babamın cezaevine girmesinden dolayı boşluğa düştüm, kendimi uyuşturucuyla avutuyordum. M.A. ve O.D. ilk uyuşturucuyu içirdi. Sigaranın içine esrar koymuş, ben de bunu içtim, sonra bağımlı oldum. Bunun karşılığında ücret talep etmediler, daha sonra benden para talep etmeye başladılar. Para karşılığında M.A. ve O.D.’den uyuşturucu satın aldım. M.A. ve O.D. bana IBAN gönderdi, ben hesaplarına havale yaptım, mesaj konuşmaları da yaptı. Yakalandığımız gün O.D. beni motosikletiyle almaya geldi, benim arabam başkasındaydı. Ben ona emanet etmiştim, ’arabayı almaya gidelim’ dedim. Arabam M.A.’nın dükkanının önündeydi. Arabayı aldıktan sonra O.D. tütün paketini gösterdi. Ben de merak edip aldım, içini açtığımda yaş tütün vardı. Olay günü biz bakkala gittik, sigara aldık, sanayiye gittik. Ben araçtan indim, selamlaşırken O.D. 3-4 dakika sonra aşağı indi arabadan, ondan sonra onlar yemek yiyordu. ‘Okan gel, biz de yemek yiyelim’ dedim, lokantaya gittik. Lokantadayken yemeği söyledik, o sırada O.D., M.A.’nın dükkanına tekrar girdi, araç da M.A.’nın dükkanındaydı. Daha sonra yemek yedik, ardından jandarma ekipleri geldi, bizi aldı. O.D.’den çıkan uyuşturucuyu ben zaten ondan alacaktım. O.D. bana vermek için hazırlamıştı. Arabada çıkan 90 gram bonzai O.D.’ye ait” diye konuştu.

“Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok”

Evinde çıkan uyuşturucunun ise M.A.’ya ait olduğunu ileri süren H.C.Ş., “İki gün önce M.A.’nın dükkanında alkol almıştık. Uyuşturucu da vardı bunun yanında, biz bunu içtik. Ben alkollü, uyuşturuculu olduğum için sızmışım. M.A., beni evin önüne bırakmış, ben yan koltukta oturuyorum, o tütün ve boş aseton kabını benim tarafıma atmış, ben de çöpe atmak amacıyla cebime koymuştum, eve o vaziyette çıktım. Daha sonra ailem onu almış, saklamışlar, babam cezaevinden çıkınca ona göstermek için bunu yapmışlar. Teraziyle benim hiçbir alakam yok, hiç kullanmadım. Mutfakta görünce belki dokunmuşumdur ama hiç uyuşturucu satmakta kullanmadım. Ablam onu evde kullanmak için almış. Annem ve ablam fritöz içine koymuş, evde olduğundan hiç haberim yok” diye konuştu.

Tutuksuz yargılanan sanık M.A. da, “Ben sanıkların iddialarını kabul etmiyorum. Olayla alakalı en ufak bir bilgim yoktur. Eve bıraktığımda ben tek değildim, yanımda arkadaşım vardı. Kesinlikle uyuşturucu madde yoktu, alkolden sızdı” şeklinde konuştu.

Tanıkları ve sanık avukatlarını da dinleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin