Reklam
Reklam

Katile Müebbet, Anne Sertbest

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
19 Nisan, 2017 13:06 tarihinde yayınlandı
0

Servis şoförü tarafından öldürülen 10 yaşındaki Beratcan Karakütük’ün babası Ergün Karakütük, İHA’ya konuştu. Baba Karakütük : “En az zanlı kadar annesinin de ceza almasını istiyorum” dedi
İstanbul Kartal’da servis şoförü tarafından öldürülen 10 yaşındaki Beratcan Karakütük’ün babası Ergün Karakütük mahkeme kararıyla ilgili, beklediği bir sonuç olmadığını ve anne Türkan Karakütük’ün de ceza alması gerektiğini söyledi.
Kartal’da kaybolduktan sonra Tuzla’da ormanlık alanda cesedi bulunan 10 yaşındaki Beratcan Karakütük’ün Anadolu Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 4. celsesinde karar çıktı. Kararda, Beratcan Karakütük’ü öldüren annesinin sevgilisi Ersin Kaşıkçı kendini savunamayacak çocuğu kasten öldürmek suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çaptırılırken, anne Türkan Karakütük için ise delil yetersizliğinden beraat kararı verildi.
Mahkeme kararını değerlendiren baba Ergün Karakütük, “Beklediğim bir karar değildi için açıkçası adalet yerini bulmadı. En azından zanlı kadar onunda ceza almasını isterdim. Benim beklediğim bir sonuç olmadı. Ortada bir cinayet var, sebebiyet var, can gitmiş. Bu nasıl bir adalet, elini kolunu sallayarak adliyeden çıkıyor. Bir insanın canı bu kadar ucuz mu? Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, Cumhuriyet Başsavcılığımıza sesleniyorum, ben elimden geldiği kadar kanımın son damlasına kadar çocuğumun kanı için uğraşacağım ve onunda ceza alması için çabalayacağım. Bu karara gerçekten çok üzüldüm” dedi.
“TASARLAYARAK ÖLDÜRDÜKLERİNE İNANIYORUM”
Baba Ergün Karakütük, “Türkan Karakütük’ün olayla alakası olmadığını düşünmüyorum, illaki vardır, sebepsiz yere can niye gitsin ki?” diyerek, “En az zanlı kadar onun da ceza almasını istiyorum. Çünkü benim oğlumun ölümüne sebebiyet oldu. Ben tasarlayarak öldürdüklerine inanıyorum. Gerçekten bir olay olmasa adam benim çocuğumu niye öldürsün. Ben vicdan azabından sabahlara kadar uyamıyorum. Bu nasıl bir vicdan ki kafasını yastığa rahat koyup uyuyabiliyor. Böyle bir anne olabilir mi” diye konuştu.
Boşanama davası açtığını ve ilk duruşmaya girdiklerini ancak daha boşanmalarının gerçekleşmediğini de kaydetti.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
gwa
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
16 Haziran, 2026 11:33 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

KALDIRIN ARADAKİ ASALAKLARI, ÜRETİCİ DE KAZANSIN, TÜKETİCİ DE.

Geçtiğimiz ay, Ticaret Bakanlığı tarafından zincir marketlere yönelik gerçekleştirilen denetimlerde, sebze ürünlerinde tarladan rafa uzanan tedarik zincirindeki fahiş fiyat artışları ve fahiş kâr oranları belgelenmişti.
Basında, çarşaf çarşaf haber oldu. Devletimiz milletin kanını emen fırsatçılara göz açtırmıyor diye sevinmiştik.

Denetimlerde, Çeri domates ve kırmızı kapya biber gibi ürünlerdeki astronomik fiyat artışları, Hal Kayıt Sistemi üzerinden yapılan incelemelerle ortaya çıkarılmıştı.
Antalya’da toptancıda kilogramı 50 TL olan çeri domatesin, İstanbul’daki bir zincir markette 225 TL ile 250 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunulduğunu basına yansıyan haberlerden öğrenmiştik. Adana’nın Karataş ilçesinde üreticiden veya komisyoncudan kilosu 7 TL’ye alınan kırmızı kapya biberin, aracıların ardından Diyarbakır’daki bir zincir markette tüketiciye 199,99 TL’ye satıldığı tespit edilmişti. Haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen firmaların dosyaları yaptırım uygulanmak üzere kurula iletilmiş, meyve ve sebze fiyatlarında olağanüstü artışlar yaptığı saptanan yüzlerce işletmeye milyonlarca lira idari para cezası kesilmişti.

Değişen ne oldu? Fiyatlar makul seviyelere indi mi? Hayır

Sebze ve meyve zincirindeki aracı tüccarların, ürünün tarladan sofraya gelirken fiyatının katlanmasına, fahiş fiyat artışlarına ve stokçuluğa yol açtıklarını bilmeyen var mı? Ürünlerin üreticiden tüketiciye geçene kadar birçok farklı aracı el değiştirmesi, her aşamada kâr payı eklenerek nihai satış fiyatının yapay şekilde yükselmesine neden oluyor. Bazı aracıların kayıt dışı alım-satım yapması, sahte fatura düzenlemesi veya gerçeğe aykırı beyanlarla piyasadaki fiyat dengesini manipüle etmesi vurgunlara yol açıyor. Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu, keyfi fiyat artışlarına karşı denetimler yaparak milyonlarca liralık cezalar uygulamakta. Buna rağmen millet fahiş fiyatlardan şikayetçi. Çünkü değişen hiç bir şey yok.

Bu tür haksız uygulamaların önüne geçmek için doğrudan üreticileri tüketiciyle buluşturan e-ticaret modelleri, Tarım Kredi kooperatifleri veya doğrudan üretici pazarları gibi destekleyici sistemleri hayata geçirmek zorundayız.

Denetleyip ceza, kesmek sorunu çözmüyor.
Tedarik Zincirinin Kısaltılması gerekiyor. Aracı sayısını azaltmak için üretici kooperatifleri doğrudan desteklenmeli, üreticinin ürettiği ürünü tüketiciye aracısız ulaştırabileceği dijital ve yerel lojistik ağlar (hal yasası düzenlemeleri ile) kurulmalıdır.

İşin eziyetini çeken üretici, kaymağını yiyen başkaları.
Yeter artık, üreticiyi en kısa yoldan buluşturun tüketiciyle.
Üreten de kazansın, tüketen de.

İlyas Erbay