Karabük Postası tarafından
01 Mart, 2016 09:02 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Kastamonu’da TOKİ Başvuruları 14 Mart’ta Başlıyor

KASTAMONU Vali Şehmus Günaydın, emeklilerin büyük heyecanla bekledikleri TOKİ Konutları başvurularının 14 Mart’ta başlayacağını açıkladı. “Emekliye İkinci Bahar” projesi kapsamında ilk aşamada inşa edilecek 200 konut için 31 Mart’ta kadar ön talepler alınacak. Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Ergün Turan’ın açıklamasının ardından değerlendirmede bulunan Vali Şehmus Günaydın, TOKİ Konutlarından çalışmaların hız kazandığını belirterek, ilk aşamada il merkezinde 200 ve Taşköprü’de de 250 konutun inşa edileceği ifade etti. Vali Günaydın, konut projesinde kuralarında 26 Nisan’da çekileceğini açıkladı.TOKİ Konutlarının Kastamonu için önemli bir proje olduğuna değinen Vali Günaydın, projenin ilk etabında inşa edilecek 200 adet konut için 14-31 Mart tarihleri arasında başvuruları almaya başlayacaklarını kaydetti. Vali Günaydın, “Başvuru aşamasında sadece Halkbank’a belirlenen ücret olan 500 TL para yatırılacaktır ve onun haricinde hiçbir derneğe, vakfa ücret yatırılmayacaktır. Konutlara başvurmak için vatandaşlarımızın başvuru şartlarını sonradan mağduriyet yaşamamaları için çok iyi bilmeleri gerektiğini düşünüyorum. Başvurular alındıktan sonra 26 Nisan’da konutların hak sahiplerine dağıtımı için kura çekimi yapılacak. Kura çekiminde ismi çıkmayan vatandaşlarımızın paraları iade edilecek. Konutların yapılacağı alanlar aşağı yukarı belli ancak tam netleşmeden, farklı algılara da yol açmamak için açıklamıyoruz. Bizim önerdiğimiz yerler var. Değerlendireceğiz. TOKİ, bu sene itibariyle inşaat çalışmalarına başlayacak. Öncelik olarak 200 konut ile başlayan emeklilerimiz için konut edindirme projesi peyderpey artarak devam edecek. Sayı 200 ile sınırlı kalmayacak” dedi. “Emeklilere İkinci Bahar” adlı konut edindirme projesinin başvuru şartları hakkında da bilgi veren Vali Günaydın, “Projeye başvuru yapacak vatandaşlarımızın, Kastamonu’da en az 2 yıl ikamet ediyor olması gerekiyor. Toplu Konut İdaresinden konut satın almamış olması ve Toplu Konut İdaresinden konut kredisi kullanmamış olması, kendisine eşine ve çocuklarının üzerine herhangi bir ev bulunmaması, aylık hane halkı gelirinin, en fazla net 3 bin 200 TL olması gerekiyor” diye konuştu. Ayrıca Vali Günaydın, önceki gün TOKİ Konutlarından çıkan yangın mahallinde incelemelerde bulunarak ailelere geçmiş olsun ziyaretinde bulundu. Ailelerin bütün mağduriyetlerinin giderileceğini ve yangında zarar gören dairelerin eski haline getirileceğini ifade eden Vali Günaydın, bunun için çalışmalara zaman kaybetmeden hemen başladıklarını ve kısa sürede bitirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Berkay Doğan tarafından
30 Ocak, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 29.01.2026 16:44
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TARİHİ PROJEDE GÖZLER KARDEMİR’DE!

Türkiye ve Suriye, Osmanlı döneminin en sembolik projelerinden biri olan İstanbul’dan Medine’ye uzanan Hicaz Demiryolu’nu yeniden canlandırmak için harekete geçti.  İki ülke arasında başlayan bu tarihi işbirliğinde, Türkiye’nin ray ve demiryolu tekeri üretimindeki tek milli markası Karabük Demir Çelik İşletmeleri’nin (KARDEMİR) projeye nasıl bir rol üstleneceği merak ediliyor.

Türkiye ve Suriye, Osmanlı İmparatorluğu döneminin en önemli sembollerinden biri olan İstanbul'dan Medine'ye uzanan Hicaz Demiryolu'nu yeniden inşa etmek için tarihi bir adım attı. İki ülke arasındaki yakınlaşma sürecinde demiryolu ağının yeniden canlandırılması ön plana çıktı.

Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz ile Suriye Ulaştırma Bakanı Yarub Bedir'in gerçekleştirdiği görüşmede, Hicaz Demiryolu'nun ihya edilmesi ana gündem maddelerinden biri olarak ele alındı. Büyükelçi Yılmaz, yaptığı açıklamayla projenin iki ülkenin gündeminde olduğunu teyit etti.

KARDEMİR'DEN YERLİ VE MİLLİ TEKNOLOJİ

Projenin uygulama aşamasında Türkiye'nin demiryolu sektöründeki tek milli markası Karabük Demir Çelik Fabrikaları'nın  (KARDEMİR) kritik rol üstleneceği ifade ediliyor.  Demiryolu altyapısının yeniden inşasında raylar, traversler ve vagon tekerleri gibi temel bileşenlerin temininde KARDEMİR'in yerli üretim kapasitesi ve tecrübesinin projenin bel kemiğini oluşturacağı belirtiliyor.

KARDEMİR, sahip olduğu ileri teknoloji üretim tesisleriyle projenin teknik ihtiyaçlarını karşılamaya hazır olduğu belirtilirken, yıllık 200 bin adet üretim kapasitesine sahip Demiryolu Tekeri Üretim Tesisi'nde 700 mm'den 1250 mm'ye kadar farklı çaplarda yük, yolcu, YHT ve lokomotif tekerleri üretilebiliyor.

AVRUPA STANDARTLARINDA ÜRETİM

Şirketin 2007 yılında devreye aldığı Ray-Profil Haddehanesi ise yıllık 450 bin ton kapasiteyle bölgenin en önemli üretim merkezleri arasında yer alıyor. 12-75 metre uzunlukta, 46-60 kg/m ağırlığında rayların yanı sıra R350 HT sertleştirilmiş raylar ile oluklu raylar bu tesiste üretiliyor. Avrupa'da sayılı üreticide bulunan HPQ belgesine sahip tesis, milimetrenin yüzde biri hassasiyetle üretim yapabiliyor.

STRATEJİK ENTEGRASYON PROJESİ

Tarihi Hicaz Demiryolu'nun yeniden hayata geçirilmesi, sadece nostaljik bir hat olmanın ötesinde Türkiye-Suriye hattında ekonomik ve lojistik entegrasyonu güçlendirecek stratejik bir girişim olarak değerlendiriliyor. Projenin teknik ve endüstriyel altyapısının büyük ölçüde KARDEMİR öncülüğünde şekillenmesi bekleniyor.

Öte yandan bu projenin iki ülke arasındaki ticari ve kültürel bağları güçlendireceği, bölgesel kalkınmaya önemli katkı sağlayacağı ifade ediliyor.

Öte yandan konuyla ilgili olarak KARDEMİR yetkililerinden açıklama yapılması bekleniyor.

HİCAZ DEMİR YOLU PROJESİ'NİN ÖNEMİ

Sultan II. Abdülhamid’in en önemli girişimlerinden biri olan Hicaz Demir yolu, 117 yıl önce hizmete açıldı. Abdülhamid, bu projeyle hem dini hem de siyasi bir hedef gözetti.

1 Eylül 1900’de temeli atılan hat, Abdülhamid’in tahta çıkışının 25. yılına denk geldi. Şam’dan başlayarak Medine’ye kadar uzanan 1464 kilometrelik demiryolu, hac yolculuğunu kolaylaştırmasının yanı sıra Osmanlı’ya askeri ve ekonomik katkılar sağladı.

İnşa süreci için İstanbul’da Komisyon-ı Ali kuruldu. Çalışmalar sırasında binlerce köprü, tünel ve istasyon yapıldı. Projenin finansmanı büyük ölçüde Osmanlı içinden ve dünyanın farklı bölgelerindeki Müslümanlardan gelen bağışlarla karşılandı. İlk bağışı ise 50 bin lira ile Sultan Andülhamid  yaptı.

1908’de açılan hatta Medine-Mekke arasındaki 450 kilometrelik bölüm bedevi saldırıları ve siyasi engeller yüzünden tamamlanamadı. Ancak hat, Osmanlı’nın asker sevkiyatında ve bölgesel ticarette kritik bir rol oynadı. Sultan Abdülhamid, Medine yakınlarındaki kısımlarda ise hassasiyet göstererek rayların altına keçe döşetti. Bunun nedeni, gürültünün Hazreti Peygamber’in ruhaniyetini rahatsız etmemesi içindi.

Bizi sosyal medyadan takip edin