Kastamonu Üniversitesi’nde “Tasavuuf Ahlak ve Toplum Tarihi ve Güncel Yaklaşımlar” temalı 9. Şeyh Şab’an-ı Veli Sempozyumu başladı.
Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen IX. Uluslararası Şeyh Şab’an-ı Veli Sempozyumu, “Tasavvuf, Ahlak ve Toplum: Tarihi ve Güncel Yaklaşımlar” temasıyla gerçekleştiriliyor. Tasavvuf ve ahlak alanında akademik çalışmaları teşvik etmek ve kamuoyunda farkındalık oluşturmayı amaçlayan sempozyumun açılış programı, Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda yapıldı. Sempozyum, Nasrullah Kadı Camii Başimamı Hafız Kahraman Şekercioğlu tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı.
Sempozyumun açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, tasavvufun, İslam’ın zahir ve batın yönünü birlikte ele alan; bilgi ile ahlakı, teori ile pratiği bütüncül şekilde değerlendiren bir düşünce sistemi olduğunu ifade etti. Tasavvuf adı altında ortaya çıkan ölçüsüz yorumlar, bilgisizlikler ve istismarların bu geleneğin yanlış anlaşılmasına sebep olduğunu belirten Rektör Topal, tasavvufun özünde peygamber Efendimiz’in ahlakını örnek alma çabası bulunduğunu dile getirdi.
Rektör Topal, “Tasavvuf, bizler için üsve-i hasene, yani en güzel örnek olan Yeygamber Efendimiz’i yakından tanıyabilme, O’nun şahsiyet ve ahlakını örnek alarak dini özüne ve ruhuna uygun bir şekilde yaşayabilme gayretidir” diye konuştu.
Sempozyum Başkanı Doç. Dr. Eyyup Akdağ ise sempozyuma bu yıl yaklaşık 100 bildirinin kabul edildiğini belirterek, organizasyona olan ilginin her geçen yıl arttığını ifade etti. Tasavvufun güzel ahlak, takva, nefis terbiyesi ve kalbin arındırılması gibi kavramlarla tanımlandığını belirten Doç. Dr. Akdağ, bu anlayışın özünde insanın Allah’a yakınlaşma gayreti ve kulluk bilincinin bulunduğunu söyledi.
Doç. Dr. Akdağ, “Tasavvuf yolu; gösterişten uzak, ihlas ve takva üzerine kurulu bir eğitim anlayışıdır. İnsanın nefsini terbiye etmesini, dilini, gözünü, elini ve bütün davranışlarını kötülükten korumasını esas alır. Güzel ahlakı ve sevgiyi merkeze alan bu anlayış, bireyin hem kendisiyle hem toplumla hem de Rabbiyle sağlıklı bir ilişki kurmasını hedeflemektedir” ifadelerini kullandı.
Modern dünyanın sunduğu maddi imkanlara rağmen insanlığın ciddi manevi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Akdağ, “Hız, tüketim ve yalnızlık ekseninde şekillenen modern hayat, insanın iç huzurunu tam anlamıyla karşılayamamaktadır. Bu noktada tasavvufun nefis muhasebesi, sevgi, merhamet, paylaşma ve hizmet anlayışıyla günümüz insanına önemli bir bakış açısı sunduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.
Sempozyumun açılış konferansı ise Prof. Dr. Kadir Özköse tarafından gerçekleştirildi. Konuşmasında tasavvufun sanat, medeniyet, kültür, ahlak ve irfanla iç içe geçmiş bir hakikat arayışı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özköse, tasavvufun İslam bilimleri içerisinde kimi çevrelerce benimsenen, kimi çevrelerce ise eleştirilen bir alan olduğunu ifade etti. Tasavvufun yalnızca teorik bilgiyi değil, ilham, keşif ve irfan yoluyla tevhidi anlamayı hedefleyen bir disiplin olduğunu söyleyen Özköse, tasavvufun sadece dünyadan uzaklaşma anlamına gelmediğini dile getirerek, kişinin iç dünyasında bulduğu huzuru dış dünyaya taşıyarak toplumsal barış ve selamete katkı sunmasının esas olduğunu söyledi.
Konuşmaların ardından Rektör Topal, Özköse’ye plaket takdim etti. Programa, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan, Kastamonu İl Müftüsü Bekir Derin’in yanı sıra kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı.


Kastamonu’da “Şeyh Şab’an-ı Veli Sempozyumu” başladı
Tosya Belediyesi’nden “sarıkılçık pirinci” açıklaması: “Sahiplenilmesine yönelik girişimler, coğrafi işaret hukukuna aykırılık teşkil etmektedir”
Ilgaz Belediye Başkanı Mehmet Öztürk’ün Ilgaz sarıkılçık pirinciyle ilgili Avrupa coğrafi işaret belgesi alacaklarını söylemesinin ardından Tosya Belediyesi’nden yapılan açıklamada, “Belediyemiz, bu milli değerin aslına uygun şekilde korunması ve gelecek nesillere aktarılması hususundaki kararlılığını sürdürecek, tescilli haklarımızın korunması için gerekli her türlü hukuki süreci titizlikle takip edecektir” denildi.
Ilgaz Belediye Başkanı Mehmet Öztürk, Çankırı’nın Ilgaz ilçesinde yetiştirilen sarıkılçık pirinci için Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescil belgesi almak için çalışma yürüttüklerini açıkladı. Belediye Başkanı Öztürk’ün açıklaması, ‘sarıkılçık pirinci’nin coğrafi işaret belgesiyle tescillendiği Kastamonu’nun Tosya ilçesinde tepkilere sebep oldu. Konuyla ilgili Tosya Belediyesi’nden yapılan açıklamada ise Tosya sarıkılçık pirincinin ilçe dışındaki bölgelerde ekolojik şartlar sebebiyle aynı kalitede yetişmediğini ve bu durumun başka bölgelerde sahiplenilmesinin önüne geçtiğini dile getirdi. Tosya sarıkılçık pirincinin coğrafi işaret tesciliyle koruma altında olduğunun belirtildiği açıklamada, tescil haklarının korunması için gerekli her türlüğü hukuki sürecin titizlikle takip edileceği ifade edildi.
Açıklamada, “Tosya sarıkılçık pirinci, yaklaşık 500 yıllık köklü geçmişiyle Anadolu’nun en kıymetli tarımsal miraslarından biridir. Tarihi kayıtlarda “padişah hassı” olarak nitelendirilen bu eşsiz lezzet, 16. yüzyıldan bu yana Tosya ile özdeşleşmiş, 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla Türkiye’nin ilk çeltik fabrikasının Tosya’da kurulmasıyla birlikte bu kültür kurumsal bir kimlik kazanmıştır Tosya sarıkılçık, maratelli, akçeltik ve yaşar pirinçleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında 12 Kasım 2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, 8 Kasım 2017 tarihinde 230 tescil numarasıyla münhasıran Tosya Belediye Başkanlığı adına ‘Menşe Adı’ statüsünde tescil edilmiştir. Bu coğrafi işaret tescili, ürünün sadece Tosya sınırları içerisinde, Devrez Vadisi’nin sunduğu özel toprak yapısı ve kar sularıyla sulanması sonucu oluşan özgün karakterini koruma altına almaktadır. Bilimsel araştırmalar ve geçmişte yapılan saha denemeleri, Sarıkılçık yerel genotipinin Tosya dışındaki ekolojik şartlarda aynı kaliteyi veremediğini, hatta hastalıklar nedeniyle tohum dahi oluşturamadığını açıkça ortaya koymuştur. Bu durum, Tosya Sarıkılçık Pirinci’nin başka bölgelerce sahiplenilmesinin önündeki biyolojik en büyük engeldir. Ürünümüzün sahip olduğu düşük amiloz (karbonhidratların daha küçük parçalara bölünmesi) oranı, özgün aroması ve kendine has morfolojik yapısı, onu diğer tüm pirinç türlerinden ayıran sarsılmaz özellikleridir. Tosya Belediye Başkanlığı koordinesinde yürütülen denetim komisyonumuz; ekimden hasada, geleneksel ‘keşan’ yönteminden paketlemeye kadar olan tüm süreçleri titizlikle takip etmektedir. 2025 yılı itibarıyla Tosya’da 900 hektarlık ekim alanında gerçekleştirilen üretimle 7 bin 380 ton rekolteye ulaşılmış olup, bu veriler Tosya’nın üretimdeki gücünü ve haklılığını perçinlemektedir. Bu hukuki ve tarihi gerçekler ışığında Tosya Sarıkılçık Pirinci isminin ve markasının tescil dışı alanlarda kullanılmasına veya sahiplenilmesine yönelik girişimler, coğrafi işaret hukukuna aykırılık teşkil etmektedir. Belediyemiz, bu milli değerin aslına uygun şekilde korunması ve gelecek nesillere aktarılması hususundaki kararlılığını sürdürecek, tescilli haklarımızın korunması için gerekli her türlü hukuki süreci titizlikle takip edecektir” denildi.

