KASTAMONU ‘nun İnebolu ilçesinde kuş gribi şüphesiyle yaklaşık 10 gündür karantinada tutulan 7 köyde, numunelerin temiz çıkması üzerine uygulanan tedbirin kaldırıldığı bildirildi.
30 Nisan’da Küre ilçesine bağlı İkizciler köyünde kuş gribinin tespit edilmesi üzerine, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ekipleri, geniş çaplı araştırmalarına devam ediyor.
Bu kapsamda İkizciler köyünde yaşanan kuş gribi vakası sonrası, Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekipleri, İkizciler köyünün 10 kilometrelik sirayet alanında bulunan köyleri temdir amaçlı karantina altına aldı. Yaklaşık 10 gündür İnebolu ilçesine bağlı Çiçekyazı, Şamalı, Dikili, Karşıyaka, Keloğlu, Salcıoğlu ve Şamoğlu köylerinde kuş gribi nedeniyle köyler arasında kordon konuldu.
Hastalıktan şüpheli olan tavuklar, sağlıklı olanlardan ayrılarak gerekli tedbirler alındı. Hayvansal ürünlerin bu köylerden çıkışı yasaklandı. Kanatlı hayvanların bakımı için Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğüne bağlı ekipler görevlendirildi. Görevli ekipler, belirlenen köylere herhangi bir şekilde giriş veya çıkışların yapılmasına izin verilmedi.
Ayrıca dışarıdan belirlenen köylere kanatlı hayvan girişi ve çıkışı da yasaklandı. İlgili köylerdeki tüm kanatlı hayvanlardan svap örneği alınarak, Etlik Veteriner Kontrol Araştırma Enstitüsüne gönderildiği öğrenildi.
Burada yapılan incelemenin ardından sonuçlar, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğüne gönderildi.
Numunelerde yapılan inceleme sonrası hazırlanan raporda, İnebolu ilçesine bağlı Çiçekyazı, Şamalı, Dikili, Karşıyaka, Keloğlu, Salcıoğlu ve Şamoğlu köylerinden alınan svap örneklerinde, kuş gribi virüsüne rastlanmadığı öğrenildi.
Öte yandan, hazırlanan rapor sonrası köylerdeki gözetim bölgesi yaklaşık 10 gün sonra kaldırıldığı belirtildi.
“KÖYLERİMİZ, TEDBİR AMAÇLI KARANTİNAYA ALINDI”
Çiçekyazı, Karşıyaka, Keloğlu, Salcıoğlu ve Şamoğlu köylerinde ekiplerin incelemelerde bulunduğunu belirten Şamoğlu Köy Muhtarı Salih Kaya, “Ekipler, köylerimize kadar geldi ve benimle görüştüler. Pazar günü köyümüze kadar geldiler. Ekipler, bizlere kuş gribinden dolayı köyümüzde tavuk olup olmadığını sordular. Bende, Şamoğlu köyünde tavuk olmadığını söyledim. Bu hadise Pazar günü yaşandı” dedi.
Muhtar Salih Kaya, 7 Mayıs Perşembe günü Devre
kani ilçesine gittiğini ifade ederek, “Devrekani’den 4 ta
ne tavuk ve bir tane horoz aldım. Zaten 1 aydan beri köyde yoktum. Hanım hastaydı ameliyat oldu. Kastamonu Devlet Hastanesi’ndeydik. O zaman giderken tavukları kesip, İstanbul’a götürmüştüm. Bunun üzerine 7 Haziran Perşembe günü Devrekani’den 4 tane tavuk ve 1 tane horoz aldım geldim” diye konuştu.
Köylerine gelen ekiplerin kuş gribi olduğunu ve bunun üzerine inceleme yaptığını anlatan Muhtar Kaya, “Köyümüz, Küre’ye 10 kilometre yakın olduğundan dolayı inceleme yaptılar. Köylerimiz, bu şekilde karantinaya alınmıştır. Köyümüze gelip bakıyorlar. Arada sırada sağlıkçılar geliyor, veteriner geliyor” şeklinde konuştu.
Kuş gribinden dolayı herhangi bir tedirginliklerinin olmadığını ve bu olaydan dolayı hiçbir şekilde etkilenmediklerini aktaran Muhtar Kaya, “4 tane tavuğum var. Bunları da kuş gribinden dolayı kümesten dışarı çıkartmıyorum. Buralarda tavuk varsa böyle bir ölüm kalım olduğu zaman kesinlikle bizlere haberdar edin diye söylediler. Olursa bende haberdar edeceğim” ifadelerini kullandı.Ekiplerin köylerine kadar gelip muhtarlara sorular sorduğunu ifade eden köy sakini Şenel Şentürk ise, şunları söyledi: “Ekipler, bize kuş gribi olduğunu söylediler. Bizde, köyümüzde tavuk olmadığını söyledik. Evlere bakıp, tavuk olmadığını tespit ettiler. Fakat Şamoğlu, Keloğlu, Demirci Mahallesi veya Çiçekyazı köyü istikametinde tavukların olduğunu söyledik. Ekipler, köyümüze kadar gelip inceleme yaptılar ama tavuk olmadığını tespit edince burada durmadılar. Muhtarlarla konuşup gittiler”


Kastamonu’da Kuş Gribi Vakası
Tanju Özcan’ın ‘irtikap, rüşvet, kurban bağışı’ iddianamesi tamamlandı: 6 farklı konu, 41 mağdur, 7’si tutuklu 19 şüpheli
Bolu Belediyesinde ortaya çıkan ve aralarında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can’ın da bulunduğu 7’si tutuklu 19 şüpheli hakkındaki yolsuzluk, rüşvet ve irtikap soruşturmasında iddianame tamamlandı. 41 mağdur ve 3 müştekinin yer aldığı 178 sayfalık iddianame, Bolu Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Cansever tarafından onaylanarak Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının 24 Mayıs 2024 tarihli ihbarı üzerine başlatılan soruşturma kapsamında 2 Mart tarihinde Bolu 2. Sulh Ceza Hakimliği’nce Başkan Tanju Özcan ve Yardımcısı Süleyman Can tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. 178 sayfalık iddianamede şüphelilere yöneltilen suçlamalar arasında ’icbar suretiyle irtikap, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve 5072 Sayılı Vakıf ve Dernekler yasasına muhalefet’ yer alıyor.
Belediye meclis üyesi Ali Sarıyıldız’ın ifadeleri dosyanın seyrini değiştirdi
Soruşturma dosyasının en önemli delilleri arasında tutuklu Belediye Meclis Üyesi Ali Sarıyıldız’ın 13 Nisan 2026 tarihinde cezaevinde verdiği “itiraf” niteliğindeki ifadesi yer aldı. Sarıyıldız ifadesinde, zincir marketlere reklam sözleşmesi yapılması için baskı kurulduğunu, ihale sahiplerinden sistematik şekilde bağış talep edildiğini, elden teslim alınan milyonlarca liralık nakit paraları ve kurban bağışı organizasyonunun bizzat Başkan Özcan’ın talimatıyla yürütüldüğünü beyan etti.
“Sözleşmeyi imzalamayan marketler mühürlendi” iddiası
İddianamede yer alan bilgilere göre; Başkan Tanju Özcan, Süleyman Can ve Bolu Bel A.Ş. yetkilileri, zincir marketleri belediye iştiraki ile reklam sözleşmesi yapmaya zorladı. Bazı marketlerin bu sözleşmeleri imzaladığı, ancak teklifi reddeden marketlere rutin dışı denetimler uygulanarak iş yerlerinin mühürlendiği ve ticaretten men edildikleri öne sürüldü.
Ruhsat ve hak ediş karşılığı milyonluk vurgun iddiası
Dosyada yer alan iddialara göre, Bolu’da faaliyet gösteren bir müteahhitten belediyedeki ruhsat işlemleri karşılığında 2 milyon 500 bin TL talep edildi. Başkan Özcan’ın “Yardım yapmak zorundasın” diyerek baskı kurduğu müştekinin, 1 milyon TL’yi nakit olarak Meclis Üyesi Sarıyıldız’a verdiği, 1.5 milyon TL’yi ise çek olarak BOLSEV A.Ş. hesaplarına aktardığı tespit edildi. Soruşturmaların açılmasının ardından bu paraların müştekiye “avans ve borç iadesi” açıklamalarıyla geri gönderildiği belirlendi. Benzer bir durumun 100. Yıl Cumhuriyet Parkı ihalesinde de yaşandığı, müteahhidin hak ediş ödemelerini zamanında alabilmesi için BOLSEV Vakfına 10 milyon TL “yardım” yapmaya zorlandığı ve 2.5 milyon TL’nin hak edişten mahsup edildiği iddia edildi.
“Bağış topladılar, kurban kesmediler”
İddianamedeki suçlamalardan bir diğeri ise “Kurban Olayı” başlığıyla yer aldı. BOLSEV Vakfı üzerinden 2025 Kurban Bayramı öncesinde “Kurban bağışlarınız ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor” denilerek kampanya başlatıldığı, 34 vatandaştan toplam 845 bin TL toplandığı ortaya çıktı. Ancak toplanan bu paralarla hiçbir kurban alınmadığı ve kesim yapılmadığı ileri sürüldü, şüphelilere “dini duyguları istismar ederek nitelikli dolandırıcılık” suçlaması yöneltildi.
Dosyaya 35 dakikalık rüşvet kaydı iddiası da girdi
Bolu Belediyesine bağlı şirketten beton almayı reddeden bir vatandaşa yönelik Başkan Özcan’ın, “Başka yerden beton alamazsınız, size beton santrali kurdurtmam” diyerek tehditler savurduğu iddiası da dosyada yer aldı. Ayrıca “Salon Vegas” isimli bir kafenin ruhsat devri için belediyede yapılan toplantıda BOLSEV’e 500 bin TL yardım istendiği, süreçte 100 bin TL nakit para alındığı öne sürüldü. Müştekinin savcılığa teslim ettiği 35 dakikalık ses kaydında para alışverişinin anlatıldığı ve şüphelilerden Mertcan Ay’ın bu parayı aldığını itiraf ettiği kaydedildi.
Tanju Özcan ifadelerinde suçlamaları reddetti
İddianamede savunmasına yer verilen Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ise üzerine atılı tüm suçlamaları reddetti. Özcan; marketlere baskı amacıyla değil yardım talebiyle yaklaştıklarını, kurban kampanyasından haberdar olmadığını, beton alımı için kimseye şantaj yapmadığını ve ruhsat devirleri için kimseden rüşvet talep edilmediğini savundu.


