Kastamonu’da ebevenyler ile çocuklar arasındaki iletişimin güçlendirilmesi ve ailelerin çocuk gelişimi konusunda bilinçlendirilmesi amacıyla hayata geçirilen “Aile Akademisi” başladı.
Kastamonu’da, aileler ve çocukların arasındaki iletişimin güçlendirilmesi, anne ve babaların çocuk gelişimi ile ilgili bilgilendirilmesinin sağlanması amacıyla, İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından “Aile Akademisi” projesi hayata geçirildi. 17 Aralık tarihine kadar devam edecek proje çerçevesinde, 4 ayrı merkezde, 55 ayrı oturumda ailelere eğitimler verilecek. Proje, Kastamonu Halk Eğitimi Merkezi’nde düzenlenlenen açılış programı ile başladı. Programa İl Milli Eğitim Müdürü hasan Gümüş, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Köksalan, kurum müdürleri ve aileler katıldı.
Programda konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Gümüş, ailelerin programda önemli bilgiler edineceğini belirterek, “Okul öncesinden lise kademesine olmak üzere tüm öğrencilerimizin velilerine olmak üzere 55 oturumlarda, farklı konularda çocuklarımızın geleceğine güvenle yürümeleri adına, yapılacak etkili iletişimin nelere yol açabileceği ile ilgili birçok faydalı bilgiler sunulacaktır. İnşallah bu programlara yoğun şekilde katılacağınızı ve çok faydalı bilgiler edineceğinizi temenni ediyorum. Aile, bir toplumun en önemli kurumu. Aile değerlerimizin, mirasımızın geleceğe aktarıldığı kurum. Bir insan aile içerisinde doğar, büyür, yaşar ve ömrünü onunla tamamlar. Aynı zamanda karakteri, kişiliği oluşur. Aile içerisinde vatanını, milletini sevmeyi ve birçok şeyi öğrenir. Bunun için aile kurumu ne kadar güçlü ise çocuk o kadar güçlüdür. Bizim çocuklarımız Türkiye yüzyılını imar edecek çocuklardır. Bayrağımızı kıyamete kadar dalgalandıracak çocuklarımızın güçlü olması lazım. Bu gücü de bizler ailemizden alıyoruz. Sizlerin verdiği anlamlı destek sayesinde çocuklarımızı daha iyi yetiştireceğiz ve dünyayla rekabet edebilecek hale gelecekler. Aile dediğimiz kurumda çocuklarımız bazen sorunlarla karşılaşabiliyor. Bir geminin bile fırtınalı denizde olduğu zaman güvenle kendini koruyabileceği yer liman. Ailede bir bireyin kendini en çok güvende hissedeceği, bir problemi olduğunda çözebileceği, geleceğe dair hedeflerini gerçekleştirebileceği çok önemli bir müessese. Bu müessesenin mutlak suretle devam ettirilmesi ve çok güçlü olması lazım. Bizler de ailelerimizin daha güçlü olması adına bu tarz programları icra etmeye çalışıyoruz. Yapacağımız tüm programlarla güçlü bir aile oluşturacağımıza inancımız tam” dedi.
Programa diğer kurum ve kuruluşların da destek verdiğini belirten Gümüş, güçlü bireyler için aileleri önemsediklerini ifade etti. Gümüş’ün konuşmasının ardından program ilk uzman sunumu ile devam etti.


Kastamonu’da ebeveynler ile çocuklar arasındaki iletişim bu akademide güçlenecek
Yağışlardan dolayı arılar çalışamadı, döllerme olmayınca meyvede dökülme riski arttı
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Resul Gerçekcioğlu, son yılların en yoğun yağışlarının özellikle meyve ağaçlarında tozlanma ve döllenmeyi olumsuz etkileyerek verim kayıplarına neden olabileceğini söyledi.
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Resul Gerçekcioğlu, bu yıl etkili olan aşırı yağışların tarımsal üretime etkilerini değerlendirdi. Türkiye’nin son 30 yılın en fazla yağış alan yıllarından birinin yaşandığını belirten Gerçekcioğlu, kuraklık ve donun etkili olduğu geçen yılın ardından bu yıl ise aşırı yağışların üreticileri zorladığını söyledi.
Yağış bereketi bazı bölgelerde zarara dönüştü
Geçen yıl kuraklık ve don nedeniyle açık alanda yetiştirilen ürünlerde ciddi kayıplar yaşandığını hatırlatan Gerçekcioğlu, bu yıl ise uzun yıllardır atıl durumda bulunan baraj ve göletlerin dahi dolduğunu ifade etti. Yağışların genel anlamda su kaynaklarını beslediğini belirten Gerçekcioğlu, taşkınlardan kaynaklı büyük çaplı bir zarar görülmediğini ancak özellikle ırmak kenarındaki tarım alanlarında bazı ürünlerin etkilenmiş olabileceğini kaydetti.
Yağışlar nedeniyle çiftçi tarlaya geç girdi
Tokat’ta önemli tarımsal ürünlerden biri olan domates üretiminde de yağışların etkisinin hissedildiğini belirten Gerçekcioğlu, çiftçilerin uzun süre tarlaya girememesi nedeniyle ekimlerin geciktiğini söyledi. Haziran ayının başından itibaren dikimlerin başladığını ifade eden Gerçekcioğlu, sebze üretiminde ciddi bir kayıp beklemediğini dile getirdi.
Aşırı yağışların en büyük etkisinin meyvecilik sektöründe görülebileceğine dikkat çeken Gerçekcioğlu, özellikle çiçeklenme döneminde yaşanan yağışların arı faaliyetlerini olumsuz etkilediğini belirtti. Meyve ağaçlarında tozlanma ve döllenmenin sağlıklı şekilde gerçekleşebilmesi için arıların polen taşımasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Gerçekcioğlu, aralıksız süren yağışlar nedeniyle arıların yeterince çalışamadığını söyledi.
Tozlanma sorunu verime yansıyabilir
Ağaçlarda meyve görünmesine rağmen önemli bir kısmının dökülme riski taşıdığına işaret eden Gerçekcioğlu, “Tozlanma ve döllenme yeterli düzeyde gerçekleşemediği için ağaç üzerindeki meyvelerin bir kısmı gelişimini tamamlayamayabilir. Ağaç hafifçe silkelendiğinde çok sayıda meyvenin döküldüğü görülebilir. Bu durum özellikle çiçeklenme döneminde yağış alan türlerde verim düşüklüğüne neden olabilir” dedi.
Erkenci çeşitlerde hasar büyük
Kiraz, erik, elma, armut ve ayva gibi meyve türlerinin yağışlardan farklı düzeylerde etkilenebileceğini ifade eden Gerçekcioğlu, çiçeklenme süresi kısa olan kiraz ve erikte riskin daha yüksek olduğunu belirtti. Çiçeklenme döneminde yağmura yakalanan meyve türlerinde verim kaybı yaşanabileceğini söyleyen Gerçekcioğlu, Tokat’ta özellikle erkenci kiraz çeşitlerinde yoğun çatlamalar görüldüğünü kaydetti.
Çatlamalar tamamen önlenemiyor
Kirazdaki çatlamaların doğrudan yağışlarla bağlantılı olduğunu belirten Gerçekcioğlu, “Dünyada bu sorunun önüne geçebilmek için çok sayıda araştırma yapılıyor. Çatlamalar azaltılabiliyor ancak tamamen önlenemiyor. Aşırı yağış ve ağacın aldığı suyu yeterince dışarı verememesi nedeniyle meyvede çatlamalar meydana geliyor” ifadelerini kullandı.
Geç olgunlaşan kiraz çeşitlerinde çatlama riskinin daha düşük olabileceğini belirten Gerçekcioğlu, buna rağmen döllenme yetersizliğine bağlı meyve dökülmelerinin görülebileceğini sözlerine ekledi.

