KASTAMONU Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Kastamonu Bölge Müdürü Vekili Sevgi Altınbaş, Kastamonu’da bin 673 işletmenin arıcılıkla uğraştığını söyledi. “Kastamonu’da Arıcılık” hakkında bilgiler veren TÜİK Kastamonu Bölge Müdür Vekili Sevgi Altınbaş, “Kastamonu’da bin 673 işletme arıcılık yapıyor. Arıcılık, ana ürünü balın yanında bal mumu, arı sütü ve polen gibi yan ürünlerin de üretilerek gerek sağlıklı beslenme; gerekse ekonomik getirisi bakımından önemli bir iş koludur. Kastamonu’da 2013 yılında bin 673 işletme arıcılıkla uğraşmıştır. Toplam kovan sayısı 58 bin 177 adettir. Eski kovanların sayısı oldukça düşüktür. Kovanların yüzde 99’unu yeni kovanlar oluşturmaktadır. 2011 yılından itibaren kovan sayısında yüzde 18 gibi önemli bir artış gerçekleşmiştir” dedi. 2013 yılında Kastamonu’da 418 ton bal ve 22 ton balmumu üretildiğini belirten Altınbaş, “Hava koşullarından oldukça fazla etkilenen arıcılık sektöründe 2013 yılında kovan sayısı bin 758 adet artmasına karşın üretim rakamları 2012 yılının altında kalmıştır. 2012 yılında bal üretimi 483 ton, balmumu üretimi 26 ton olarak gerçekleşmiştir. Kastamonu’da üretilen balın yarısı üç ilçeden gelmektedir. Bu ilçeler sırasıyla Cide, Merkez ilçe ve Araç’tır. Merkez ilçede arıcılık yapan işletme sayısı fazla olmasına karşın, Cide’de kovan sayısı fazladır ve en fazla üretim de bu ilçede gerçekleşmektedir. Balmumu üretiminde ise Şenpazar ilçesi en fazla üretim yapılan yer olmuştur. 2013 yılında Şenpazar 5,5 ton balmumu ile Kastamonu ilindeki balmumu üretiminin yüzde 25’ini gerçekleştirmiştir” diye konuştu. 2013 yılı itibariyle Türkiye’de 79 bin 934 adet arıcılık yapan işletmede 6 milyon 641 bin 348 adet kovan bulunduğunu ifade eden Altınbaş, şöyle konuştu: “94 bin 694 ton bal, 4 bin 241 ton balmumu üretilmiştir. Kastamonu’da üretilen bal miktarı Türkiye toplam üretiminin yüzde 0,4’ünü oluşturmaktadır. Bal üretiminde ilk üç sırada yer alan iller Ordu 12 bin 864 ton, Muğla 10 bin 901 ton ve Adana 9 bin 601 ton’dur. Kastamonu 418 ton bal üretimiyle 53. sırada yer almıştır. Kovan sayısında 38. sırada olan Kastamonu, balmumu üretiminde de 48. sırada bulunmaktadır”


Kastamonu’da 1673 İşletme Arıcılık Yapıyor
Meyvelerin en büyük düşmanına Samsun’da savaş açıldı
Dünyada meyvelere en çok zarar veren türlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği ile mücadele kapsamında Samsun’da 110 çiftçiye bin 600 adet kitlesel tuzak dağıtıldı.
Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Samsun Büyükşehir Belediyesi ortaklığında, meyve yetiştiriciliğinde kalitenin artırılması ve kimyasal ilaç kullanımının azaltılması amacıyla “Samsun İli Akdeniz Meyve Sineği Biyoteknik Mücadele Projesi” hayata geçirildi. Dünyada ve Türkiye’de meyve üretimine en büyük zararı veren etmenlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği, meyvelerde çürümeye yol açarak ciddi ürün ve pazar kayıplarına neden oluyor. Hasat dönemine yakın yapılan kimyasal ilaçlamalar meyvelerde kalıntı riski oluştururken, bu durum insan sağlığını tehdit ettiği gibi ihraç edilen ürünlerin geri dönmesine de yol açıyor. Bu nedenle olumsuzlukların önüne geçmek, doğal dengeyi korumak ve tüketicilere kalıntısız gıda arz etmek amacıyla kimyasal mücadele yerine biyoteknik mücadelede gaza basıldı.
Yılbaşına kadar Atakum, Canik ve İlkadım ilçelerinde yürütülecek bu proje kapsamında, toplam 400 dekar şeftali üretim alanında kitlesel tuzaklama yöntemi uygulanacak. Projeden bölgedeki 110 üretici faydalanacak, zararlıyla etkin mücadele edilmesi amacıyla sahaya toplam bin 600 adet Akdeniz meyve sineği tuzağı dağıtıldı. Toplam bütçesi 352 bin TL olan ve yüzde 75’i Samsun Büyükşehir Belediyesi desteği, yüzde 25’i ise üretici katkısı ile finanse edilen bu çalışma sayesinde hem birim alandan elde edilen ürün miktarı artırılacak hem de kimyasal ilaç kullanımı alışkanlığı ve miktarı azaltılacak.
Yılmaz: “Kimyasal mücadele üründe kalıntı bırakıyor, ihracatı olumsuz etkiliyor”
Tuzak dağıtım töreninde konu hakkında açıklamalarda bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, “Bitkisel üretimde hastalık ve zararlarla mücadele konusu oldukça önemli bir konu olup mücadele edilmediği takdirde üründe ciddi verim ve kalite kayıpları yaşanabilmektedir. Üretimde ciddi manada verim ve kalite kayıplarına neden olan bir zararlımız da Akdeniz meyve sineğidir. Akdeniz meyve sineği ile mücadele edilmediği takdirde meyvelerde çürüme olur ve ciddi anlamda verim ve kalite kaybı yaşanır. Akdeniz meyve sineği ile mücadelede özellikle kimyasal mücadeleden ziyade biyoteknik mücadeleyi uygulamak istiyoruz ve öneriyoruz. Özellikle geç dönemde kimyasal uygulandığı zaman üründe kalıntıya sebebiyet verebilmekte. Bu da ihracatımızı olumsuz anlamda etkilemektedir. Üreticilerimizin verim ve gelir kaybı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla biz biyoteknik mücadeleyi kullanarak hem çevreyi, doğayı korumuş oluyoruz hem kalıntı problemini ortadan kaldırmış oluyoruz hem de daha sürdürülebilir bir üretim yapılmasına da imkan sağlamış oluyoruz” dedi.
Projeye destek veren Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Yıldız ise “Samsun’da tarımla ilgili, üretimle ilgili her noktada varız. Sağ olsun il müdürümüz bu konuda bizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyor. Her türlü konuyu oturup istişare edip projelendirdikten sonra uygulamaya geçiyoruz ve bu süreç içerisinde üretimdeki değişimi, çiftçilere olan faydayı, halkın ihtiyaçlarını karşılamaktan da memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.
Öte yandan proje süreci boyunca il ve ilçe müdürlüklerinde görevli ziraat mühendisleri ve teknik personel sahada aktif olarak izleme faaliyetleri yürütecek, sürekli tarla ve işletme ziyaretleri gerçekleştirecek. Üreticilere tuzakların doğru kullanımı konusunda gerekli eğitimler verilecek. Bu biyoteknik mücadele atağı ile Samsun şeftalisinin kalitesi, güvenirliği ve pazar değerini artırmak, çevre ve insan sağlığı korunarak sürdürülebilir bir üretim modeli sağlamak amaçlanıyor.


