Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
10 Aralık, 2015 08:31 tarihinde yayınlandı
0

Kastamonu’da 112 Çağrılarının Yüzde 87’si Asılsız

KASTAMONU İl Sağlık Müdürlüğü, toplumda 112 bilincinin arttırılması hedefiyle bir alışveriş merkezinde etkinlik düzenledi.
Sağlık Bakanlığı, sağlık hizmetlerinin ulaşabilirliğinin ve kalitesinin artırılmasına yönelik çalışmaları kapsamında acil sağlık hizmetlerinin sunumunda 112 Acil Çağrı Hattı’nın gereksiz aranmasının önlenmesi ve trafikte ambulansın geçiş önceliğine özen gösterilmesi konularına dikkat çekmek amacıyla, Barutçuoğlu Alışveriş Merkezi’nde etkinlik düzenledi.
Acil sağlık hizmetlerinin yurt genelinde en uç noktalara kadar yayılmış, kesintisiz hizmet veren büyük bir sistem olduğunu vurgulayan Kastamonu İl Sağlık Müdürü Dr. Metin Öztürk, 112 acil sağlık hizmetlerinin amacının günün 24 saatinde acil sağlık hizmeti oluşan vatandaşlara kısa sürede ulaşarak tedavisinin en uygun şekilde yapılabileceği sağlık merkezine ulaştırmak olduğunu söyledi. 112 Acil Çağrı Hattı’nın hayati tehlike oluşturan durum ortaya çıktığında aranması gereken önemli bir hat olduğuna dikkat çeken Öztürk, “112 Acil Çağrı Hattı’nın hayati tehlike durumu olmayan kişiler tarafından meşgul edilmesi yüzünden acil sağlık yardımına ihtiyacı olan hasta ve vakalara ulaşmada güçlük yaşıyoruz. Ayrıca yollarda ambülansların öncelikli geçişi için güvenlik şeridi olmaması, diğer sürücülerin ambülanslara yol vermemesi, bazı saatlerde yaşanan trafik yoğunluğu vakalara ulaşmamızı zorlaştırıyor. Sağlık hizmetlerinin ulaşabilirliğinin ve kalitesinin arttırılmasına yönelik çalışma kapsamında ‘112 Acil Çağrı Hattı’nın gereksiz aranmasının önlenmesi ve trafikte ambülansın geçiş önceliğine özen gösterilmesi’ amacıyla medya kampanyası düzenledik” dedi.
KASTAMONU’DA 112 ÇAĞRILARININ YÜZDE 87’Sİ ASILSIZ
Kastamonu İl Sağlık Müdürlüğü olarak acil sağlık hizmetleri kapsamında 43 ambulans, 7 hasta nakil aracı ve 2 UMKE aracı ile hizmet verdiklerini kaydeden Dr. Metin Öztürk, “Kastamonu’da 112 hizmetleri olarak vakaya ulaşabilirlik oranımız yüzde 100 olup, bu hizmetler için kişinin sosyal güvencesi olsun veya olmasın herhangi bir ücret talep edilememektedir. 2015 yılı için yaklaşık 30 bin vaka taşıma kabiliyetine ulaşmış bulunmaktayız.
Bu 30 bin vakaya karşılık 112 Komuta Kontrol Merkezimize 202 bin 722 kere arama yapılmıştır. Neredeyse her bir vaka için 7 arama gerçekleştirilmiştir. 12 ay boyunca 28 bin 381 vaka için görevlendirme yaptık. Ancak 1 yıl boyunca yapılan 202 bin 722 çağrının ne yazık ki yüzde 87’si asılsız ihbarlardan oluşuyor. Bu rakamlar ise 112 hizmetlerinde asılsız ve gereksiz aramaların ne derece yüksek olduğunun göstergesidir” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin