Kastamonu, Yaşlı Bakım Merkezinde Dünyaya Model Olacak - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
08 Eylül, 2015 07:23 tarihinde yayınlandı
0
0

Kastamonu, Yaşlı Bakım Merkezinde Dünyaya Model Olacak

KASTAMONU DUNYAK Başkanı Dr. Kemal Aydın, dünyanın sağlık üssünün Kastamonu olması için hazırladıkları projeleri hayata geçirmeye başladıklarını söyledi.
Dünya Yaşlanma Konseyi (DUNYAK) Kurucu Başkanı aynı zamanda Yönetim Kurulu Başkanı Gerontolog Prof. Dr. Kemal Aydın, 3. Dünya Sağlıklı Yaşam Kongresi’nin Türkiye’de yapılacağını söyledi.
Sağlık Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü’nde Genel Koordinatör ve Dünya Yaşlanma Konseyi Kurucu Başkanı aynı zamanda Yönetim Kurulu Başkanı Gerontolog Prof. Dr. Kemal Aydın, Kastamonu’da birtakım incelemelerde bulundu. Geçtiğimiz yıllarda Daday ilçesinde Ballıdağ Hastanesi ile ilgilenen Dr. Kemal Aydın, buranın Kastamonu Valiliği’nin aldığı karar doğrultusunda yıkılacağını ve yeni Rehabilitasyon Merkezi’nin İhsangazi ilçesine yapılmasının planladığını kaydetti.
Dr. Aydın, Kastamonu’daki incelemelerinin ardından Kastamonu Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etti. Burada basın mensuplarının sorularını cevaplandıran DUNYAK Başkanı Dr. Kemal Aydın, 1-5 Ekim 2018 tarihleri arasında 3. Dünya Sağlıklı Yaşam Kongresi’nin Türkiye’de yapılacağını açıklayan Aydın, yurt dışından yaklaşık 5 bin civarında bilim adamının kongreye katılacağını ve bu kongrenin bir ayağının da Kastamonu’da olacağını belirtti.
Gerontolog Prof. Dr. Kemal Aydın, dünyada şu anda 600 milyon yaşlı insanın bulunduğunu ifade ederek, “BM yaşlı sözleşme hakları imzalanmamış. Bunu Türkiye üzerinden imzalatmak için konsey olarak 1 milyon imza kampanyası düzenledik. Şu anda 150 ülkeden 10 bin kişi imza kampanyamıza katıldı. Türkiye, bu konuda dünyaya lider olsun. Zaten 2005 yılında İstanbul Küresel Yaşlanma ve Bakım Deklarasyonu imzalandı. 43 ülkeden 2 bin 500 bilim adamı İstanbul’da toplanarak 1 hafta boyunca çalıştı. Türkiye’nin medeniyetlerin beşiği, kıtaların kesiştiği Türkiye’yi yaşlılara lider olabilecek en ideal bir ülkedir” dedi.
İHSANGAZİ’YE SAĞLIKLI YAŞLANMA MERKEZİ
DUNYAK tarafından hazırlanan projenin Hollanda’da Türk mimarların bulunduğu bir dernek tarafından kabul edildiğini söyleyen Dr. Kemal Aydın, şunları kaydetti:
“İhsangazi ilçemize Sağlıklı Yaşlanma Merkezi kurulacak. İhsangazi Belediyesi’ne ait 400 dönümlük bir arazi var. Bu arazi derneğimize hibe edilecek. Bu arazinin üzerine Sağlıklı Yaşlanma Merkezi kurulacak. Bu kapsamda Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Selçuk Arslan, Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş ve Kastamonu Valisi Şehmus Günaydın ile görüşmelerimiz sürüyor. Sayın Valimizle yapacağımız görüşmeden olumlu bir yanıt çıkması durumunda hemen proje hazırlanacak. Hazırlanan proje, en kısa sürede İhsangazi’de uygulamaya konulacak. Bu proje sayesinde Kastamonu, Türkiye’ye ve dünyaya model bir şehir olacak.”
“YAŞLILARIN SEVGİYE İHTİYACI VAR”
Genelde yaşlıların parasının olduğunu fakat bundan daha da önemli sevgi ve şefkate ihtiyaç duyduklarını belirten Aydın, şunları söyledi: “Bu yüzden Kastamonu insanı çok şefkatli ve çok merhametli bir ilimiz. Avrupa’da kendisiyle konuşmak için para veren yaşlılarımız var. Ama burada böyle bir şey yaşanmayacak. Buradaki rehabilitasyon merkezinde yaşlılarımız için her türlü hizmet ve imkanı en iyi şekilde içerisinde sevgi ve şefkat olarak vermeye çalışacağız. Bu projeyle Kastamonu, dünyada birçok ülkeyle kardeş olacak. Türkiye’de yaş ayrıcalığı var. Gençlerimize önem veriyoruz fakat yaşlılarımıza gereken önem ve hassasiyeti göstermiyoruz. Ama bir gün kendimizin de yaşlanacağını çok çabuk unutuyoruz.”
20 YILLIK PROJE RAFTAN İNDİ
Projenin 20 yıllık bir geçmişinin olduğunu belirten Aydın, “1987 yılından beri bu projenin alt yapısı hazırlanıyor. Bu tarihten itibaren sürekli projemiz olgunlaştı ve artık meyvelerini alma zamanı geldi. Halkımızla birlikte bu proje için Sağlık Bakanımıza hep birlikte gidip ayrıca yardım isteyeceğiz. Herkes birer engelli adayı ama yine herkes bir gün mutlaka yaşlanacak. Bundan kaçış yok” dedi.
“PROJE, BATI KARADENİZ BÖLGESİNİ İLGİLENDİRİYOR”
Projenin sadece Kastamonu ve ilçelerini ilgilendirmediğini aynı zamanda Batı Karadeniz Bölgesini ilgilendirdiğini ifade eden DUNYAK Başkanı Aydın, şöyle devam etti:
“Türkiye’de en yaşlı nüfus Sinop, Kastamonu, Çankırı ve Karabük şeklinde sıralanıyor. Ama bu bölgede yaşlılara yönelik hiçbir şey yok. Dünyanın şu anda en çok sağlığa ihtiyacı var. Sağlıkla ilgili yatırımcıları biz buluyoruz, çünkü sigorta var. İnsanlar sağlığına değer verdiği için bir takım geliri var. Bu yüzden bu proje, Batı Karadeniz’in sağlık alanında kalkınmasına büyük katkı sağlar.”
“DÜNYANIN REHABİLİTASYON ÜSSÜ KASTAMONU OLACAK”
Yurtdışında Kastamonu’yu en iyi şekilde tanıtmaya çalıştıklarını ayrıca her toplantıda “Dünyanın Rehabilitasyon Üssü Kastamonu olacak” dediklerini aktaran Dr. Aydın, şöyle konuştu:
“Kanser, obezite, nöroloji, Alzheimer rehabilitasyon merkezi şeklinde olacak. Başlattığımız kampanyayla 1 milyon kişiye ulaştığımız zaman diyeceğiz ki ‘1 dolar’ kampanyasıyla Kastamonu’da her yıl yeni bir hastane inşaatı yapılmış olacak.
Çünkü dünyanın böyle bir yere ihtiyacı var. Sadece yanı başımızda Avrupa’da 100 bin yaşlı insan var. Bu yaşlı insanlara kim bakacak. O zaman Kastamonu, niçin bir üs olup da bu millet, buradaki gençlik, buradaki köylü herkes tekrar geri dönüp bir şeyler üreterek katkı vermesin.
Çünkü sağlık dediğimiz zaman işin içine bakımda giriyor. Birbiriyle çok entegreli bir projedir.”
Öte yandan, Dünya Yaşlanma Konseyi (DUNYAK) Ulusal Yaşlılık Araştırmaları Merkezi (TURKYAŞ) ilk olarak 2013-2023 ‘Yaşlı Dostu Türkiye’ projesini Kastamonu’dan başlattı. Proje kapsamında ilk olarak Kastamonu’da bulunan 100 yaşın üzerindeki yaşlıları tespit edilecek, ardından Türkiye’de ve dünyadaki yaşlılar belirlenecek.

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay