Kastamonu Üniversitesi yürütücülüğünde sürdürülen “ECOPRINT in Nature” projesinin üçüncü aktivitesi Polonya’da gerçekleştirilen eğitim ve gezilerle tamamlandı.
Kastamonu Üniversitesi yürütücülüğünde devam eden “ECOPRINT in Nature” projesinin üçüncü aktivitesi, proje ortağı Varşova Yaşam Bilimleri Üniversitesi (SGGW) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Polonya’da düzenlenen etkinliğe, Kastamonu Üniversitesi, Varşova Yaşam Bilimleri Üniversitesi (SGGW), Youth on Board (YOB) ve Sarı Konak Kadın Girişimleri Üretim ve İşletme Kooperatifi (KSSK) temsilcileri ve eğitimi alacak katılımcılar katıldı. Etkinliğin ilk günü ev sahibi Varşova Yaşam Bilimler Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Emilia Janeczko’nun açılış konuşmaları ile başladı. Katılımcılar Celestynow’daki Orman Eğitim Mekrezi’nde farklı bitki bölümleri, farklı kumaşlar ve farklı mordanlama yöntemleri kullanarak kaynatma/buharlama yönetimiyle ECOPRINT uygulamalarını öğrendi.
Etkinliğin ikinci gününde ise bir gün önceki uygulamadan farklı olarak vurma yöntemiyle ve taş baskı yöntemiyle farklı kumaşlarla ECOPRINT uygulamalarını Varşova Yaşam Bilimleri Üniversitesi Orman Araştırma Enstitüsü’nde gerçekleştirdi. Etkinliğin son aşamasında ise ECOPRINT yöntemiyle elde edilen kumaşlarla eşarp, atkı, mendil ve masa örtüsü gibi ürünler üretildi. Ayrı üretilen bazı kumaşlarla ahşap çerçeve içerisine yerleştirilerek tablolar yapıldı.
Bütün katılımcılar, ECOPRINT etkinlikleri dışında projenin kültürel etkileşim amacı doğrultusunda Polonya için hem tarihi hem de kültürel açıdan önem arz eden bazı yerleri gezme fırsatı buldu. O yerlerden birisi Zyrardow’da 1833 yılında kurulan ve 1800’lerin sonuna doğru Avrupa’nın en verimli keten tekstil fabrikası olan Linen Works fabrikası oldu. Fabrikanın bir kısmında üretim devam ederken bir kısmı da müze olarak kullanılmaya devam ediyor. Müzede ham ketenin tekstil ürününe dönüşüm süreçleri detaylı bir şekilde anlatılırken üretilen ürünlerin bazıları müze içerisinde sergileniyor. Fabrika gezisi, ECOPRINT uygulamalarında keten kumaşlarının rahatlıkla kullanılabileceğinin anlaşılması açısından büyük önem taşıdı. Daha sonra kırsal mimarinin yaygın olduğu ve etnografik alanların yer aldığı Lowicz Bölgesi’ne bir ziyaret gerçekleştirildi. Lowicz Bölgesi, açık hava müzeleri ile ünlü olup, özellikle konutlar, çiftlik yapıları, imalathaneler ve kutsal mekânları iç dekorasyonları ile birlikte sergilemektedir. Bu bölgede katılımcılar, tarihi ve kültürel zenginlikleri yerinde görme fırsatı buldu.
Gezinin önemli duraklarından biri de ünlü Polonyalı piyanist ve besteci Frederic Chopin’in müzesiydi. Katılımcılar, Chopin’in yaşamına ve eserlerine dair değerli bilgiler edindiler ve müzenin atmosferinde unutulmaz anlar yaşadı. Etkinlik, sertifika töreni ve kapanış konuşmaları ile sona erdi.


Kastamonu Üniversitesi’nin yürüttüğü “ECOPRINT in Nature” projesinin üçüncü aktivitesi tamamlandı
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

