Reklam
Reklam
kastamonu universitesinin gelistirdigi antibakteriyel ahsap uretim yontemi patent aldi qmZEzqDc
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Eylül, 2024 08:30 tarihinde yayınlandı
0

Kastamonu Üniversitesi’nin geliştirdiği antibakteriyel ahşap üretim yöntemi patent aldı

Kastamonu Üniversitesi’nin yürüttüğü antibakteriyel ahşap üretim yöntemi, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek önemli bir başarıya imza atıldı.

Kastamonu Üniversitesi’nde ormancılık ve tabiat turizmi alanındaki ihtisaslaşma çalışmaları çerçevesinde, 2020 yılından bu yana patent başvuruları sürüyor. Bu çerçevede 2020 yılında 1 patent, 2021’de 1 PCT ve 1 faydalı model, 2022’de 3 ulusal patent ve 1 PCT, 2023’te 6 patent başvurusu yapıldı. 2024 yılında ise 1 ulusal patent ve 1 PCT başvurusu gerçekleştirildi. Bu başvuruların tescillenme süreci başladı. Son olarak, Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Osman Emre Özkan ve Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney’in geliştirdiği “Hijyenik Açıdan Hassas Yerlerde Kullanılmak Üzere Antibakteriyel Etkiye Sahip Ahşap ve Üretim Yöntemi” başlıklı buluş, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi.

Atık Bitki Ekstraktlarıyla Doğal Antibakteriyel Ahşap Üretiminde Yenilikçi çözüm

Patentli buluş, antibakteriyel özelliğe sahip bitki ekstraktlarının (kekik, lavanta, nane) emprenye yöntemiyle ahşaba uygulanmasıyla elde ediliyor. Buluşta kullanılan bitki ekstraktları, uçucu yağ üretimi sonrası atık kabul edilen bitki posalarından elde ediliyor. Bu yöntem, atık malzemenin değerlendirilmesi açısından ekonomik avantaj sağlarken, doğal koruyucu özellikleriyle de güvenli bir kullanım sunuyor.

Patentli yöntemin en dikkat çekici özelliği, hijyenik açıdan hassas alanlarda kullanılabilecek antibakteriyel ahşap üretimine imkân tanıması. Oyuncak üretimi, okullar, hastaneler, gıda taşıma ve hazırlama alanları ile park ve bahçeler gibi yoğun kullanım alanlarında bu malzemeler güvenle tercih edilebilecek.

Patent tescili ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, bu başarının hem Kastamonu Üniversitesi’nin hem de Türkiye’nin adına büyük bir kazanç olduğunu belirtti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
dfa840bc 3cb0 4df5 898b ad6da62035f3
Asuman Doğan Avatarı
Asuman Doğan tarafından
21 Mayıs, 2026 10:13 tarihinde yayınlandı
0

Yıldırım “Devlet Eliyle Ticaret Son Bulmalı”

Karabük Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yıldıray Yıldırım, devlet eliyle yürütülen ticari faaliyetlerin küçük esnafı zor durumda bıraktığını belirterek, adil rekabet ortamının yeniden sağlanması çağrısında bulundu.

Yıldırım yaptığı açıklamada, devletin asli görevinin ticaret yapmak değil; üreticiyi, esnafı ve girişimciyi desteklemek olduğunu ifade etti. Öğretmenevlerinden sosyal tesislere, polis evlerinden düğün salonlarına, lokantalardan çay bahçelerine kadar birçok alanda kamu eliyle ticaret yapıldığını belirten Yıldırım, okullarda sürekli hale gelen kermes uygulamalarının da küçük esnafı olumsuz etkilediğini söyledi.

Kamu işletmelerinin vergi ve maliyet avantajına sahip olduğuna dikkat çeken Yıldırım, “Bir tarafta bütün sermayesini, emeğini ve geleceğini işletmesine bağlayan esnafımız, diğer tarafta personel maaşı devlet tarafından karşılanan kamu işletmeleri bulunmaktadır. Bu şartlarda adil rekabetten söz etmek mümkün değildir” dedi.

Esnafın ağır ekonomik yük altında ayakta kalmaya çalıştığını vurgulayan Yıldırım, elektrik, kira, SGK, vergi, POS komisyonları, kredi faizleri ve yüksek gecikme zamlarının küçük işletmeleri zorladığını ifade etti.

Esnafın ekonominin temel taşı olduğunu belirten Yıldırım, “Esnaf sadece ticaret yapan kişi değildir; istihdam sağlayan, vergisini ödeyen, mahallesine sahip çıkan ve şehrin sosyal yapısını ayakta tutan unsurdur” diye konuştu.

Açıklamasında çağrısını yineleyen Yıldırım, devletin ticaretin rakibi değil düzenleyicisi olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Devlet eliyle ticaret acilen son bulmalı; ticaret, yatırım yapan, risk alan ve vergisini ödeyen esnafa bırakılmalıdır. Esnafımızı vergi adaleti, krediye erişim, finansman destekleri, POS komisyonları, yüksek faiz ve gecikme zamları ile istihdam maliyetleri konusunda korumak zorundayız. Ayakta kalan esnaf güçlü ekonomi demektir. Güçlü ekonomi ise güçlü Türkiye demektir.” 

Bizi sosyal medyadan takip edin