Kastamonu Üniversitesi’nin çalışmasıyla omurga hastalıklarının tedavisi kolaşlaşacak - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
11 Eylül, 2024 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Kastamonu Üniversitesi’nin çalışmasıyla omurga hastalıklarının tedavisi kolaşlaşacak

Kastamonu Üniversitesi, TÜSEB destekli proje ile Omurga Hastalıklarının Tedavisi için daha etkili yöntemler geliştirmek üzere çalışmalar yürütecek.

Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Tıp Bilimleri Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Fatih Uğur’un yürüttüğü “Sıçanlarda Tek Taraflı Lumbar Arter Ligosyonu: İntervertebral Disk Dejenarasyonunda Yeni Bir Model” başlıklı proje, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından desteklenmeye hak kazandı.

Projede Dr. Uğur’un yanı sıra Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Kayahan Kayıkcı, Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Nurtaç Sarıkaş ve Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. İrfan Çınar da yer alıyor.

Bu çalışma ile omurgadaki disklerin kanlanma bozukluklarının disk dejenerasyonu ve skolyoz gibi hastalıklara nasıl yol açabileceğini inceleyecek. Deney hayvanları üzerinde yapılan müdahalelerle omurga disklerindeki değişiklikler izlenecek ve radyolojik, mikroskobik, genetik incelemelerle hasar düzeyleri değerlendirilecek. Araştırma, disk dejenerasyonunun nedenlerini anlamada yeni bilgiler sunarak, bel ve sırt ağrıları ile skolyoz gibi hastalıkların tedavisinde daha etkili yöntemlerin geliştirilmesine katkıda bulunacak.

Çalışma ayrıca, omurga hastalıklarının nedenlerini daha iyi anlamakla kalmayıp, özellikle bel ve sırt ağrıları ile skolyoz gibi rahatsızlıkların tedavisinde yeni ve daha etkili yöntemlerin geliştirilmesine katkı sunmayı hedefliyor.

Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, projeyle ilgili yaptığı açıklamada, bu tür projelerin Kastamonu Üniversitesi’nin akademik ve bilimsel vizyonuna katkıda bulunarak, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde sağlık alanında önemli bir etki oluşturma potansiyeline sahip olduğunu ifade etti.

Projenin, sadece bilimsel bilgiye katkıda bulunmakla kalmayıp, aynı zamanda toplum sağlığının iyileştirilmesine yönelik somut ve etkili çözümler sunacağını vurgulayan Rektör Topal, bu anlamlı çalışmayı destekleyen TÜSEB’e ve TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Hakan Eroğlu’na teşekkür ederken, projede yer alan akademisyenlere başarılar diledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
tasarim19
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
28 Mart, 2026 14:48 tarihinde yayınlandı
0
0

Hüseyin Lütfi Ersoy’un “Karabük Tarihi” Eseri Tanıtıldı

Araştırmacı yazar Hüseyin Lütfi Ersoy, “Karabük Tarihi” adlı eserini basın kahvaltısıyla tanıttı. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan arşiv belgeleri ve saha araştırmalarıyla hazırlanan kitap, kentin geçmişine ışık tutan önemli bir kaynak olarak dikkat çekerken, Ersoy eserin daha geniş kitlelere ulaştırılması temennisinde bulundu.

Ersoy, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:  “Bu eser aslında yıllar önce yerel araştırmacılar tarafından ortaya konmuş bir çalışmanın devamı niteliğinde. Ancak aradan geçen yıllara rağmen bu tür kaynakların elde bulunmadığını görüyoruz. Gönül isterdi ki Karabük Tarihi kitabımızdan binlerce adet basılarak Karabük’teki tüm okullara dağıtılsın. Çünkü biz yerel araştırmacılar, akademik bir dilden ziyade halkın anlayabileceği bir üslupla yazmayı tercih ediyoruz. Bu eser de yaklaşık yüzde 40 akademik, yüzde 60 ise halkın anlayabileceği bir dil ve üslupla kaleme alınmıştır.

Kendi emeğim, göz nurum olan bu eser için çok fazla övgüde bulunmak istemem; ancak şunu ifade edebilirim ki bu kitap önemli bir kaynak eserdir. Osmanlı arşivlerinden Cumhuriyet arşivlerine kadar Karabük coğrafyasına dair tüm belgeler tarandı. TBMM kayıtları, kanunnameler, kararname ve arşiv belgeleri tek tek incelendi. Bunun yanında saha araştırmaları yapıldı, köyler gezildi, halkla birebir görüşmeler gerçekleştirildi; rivayetler ve sözlü tarih çalışmaları derlenerek bu eser ortaya kondu.

Elbette bu kitabın daha geniş kitlelere ulaşmasını isterdik. Ancak imkânlar kısıtlı. Bu noktada maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen kıymetli hemşehrilerimiz Yaşar Gürle ve Ahmet Ulusoy’a teşekkür ediyorum. Ben buna sponsor değil, destek diyorum. Çünkü sponsorlukta karşılıklı menfaat, destekte ise dua vardır.

Ayrıca bu süreçte katkı sunan, yanımızda olan tüm dostlarımıza teşekkür ediyorum. Bugün burada bulunamayan ancak gönlü bizimle olan isimlere de şükranlarımı sunuyorum. Karabük’ün kültürel ve tarihî değerlerine sahip çıkan herkese minnettarım.

Yazar için en mutlu an, eserinin matbaadan çıktığı o ilk andır. Ben de bu duyguyu yıllar önce yaşamıştım. İnşallah bundan sonraki çalışmalarımız da aynı şekilde destek bulur ve Karabük’e katkı sunmaya devam eder.”

Bizi sosyal medyadan takip edin