Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından bu yıl 17’incisi düzenlenecek olan “Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Sempozyumu”, TÜBİTAK tarafından desteklenecek.
Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nin 3-5 Ekim 2024 tarihlerinde düzenleyeceği “17. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Sempozyumu” başlıklı etkinlik TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazandı.TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) tarafından yürütülen “2223-B Yurt İçi Bilimsel Etkinlik Düzenleme Desteği”nin 2024 yılı 2. Dönemi başvuruları sonuçlandı. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Sempozyumu, eğitim teknolojileri alanında önemli bir buluşma noktası olup, akademisyenler, araştırmacılar, öğretmenler ve sektör profesyonellerini bir araya getiriyor. Bu yıl 17. kez düzenlenecek olan sempozyumda, teknolojinin eğitimde kullanımı, yenilikçi öğretim yöntemleri, dijital öğrenme materyalleri ve benzeri konular ele alınacak.
Sağlan destek, sempozyumun daha geniş kitlelere ulaşmasına ve daha fazla akademik çalışmanın paylaşılmasına imkan tanıyacak. Sempozyum süresince gerçekleştirilecek paneller, atölye çalışmaları ve sunumlarla katılımcılar, eğitim teknolojilerindeki en son gelişmeleri ve uygulamaları takip edebilecek.
Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Kaçar, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Sempozyumu’nun 17. kez düzenleniyor olmasının eğitim teknolojilerinin gelişimine ve akademik bilgi paylaşımına verdikleri önemin bir göstergesi olduğunu belirtti. TÜBİTAK’ın desteğiyle gerçekleşecek olan bu etkinliğin, eğitimde yenilikçi çözümler ve teknolojilerin uygulanabilirliğini tartışmak için bir platform sunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kaçar, katılımcıların burada edinecekleri bilgilerle eğitim süreçlerine katkı sağlayacaklarına inandığını ifade etti.
Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise, Eğitim Fakültesi tarafından düzenlenecek olan 17. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Sempozyumu’nun eğitim ve teknoloji alanında yeni ufuklar açmasını temenni ederek, TÜBİTAK’ın desteğiyle bu tür bilimsel etkinliklerin daha geniş kitlelere ulaşmasının ve daha fazla akademik çalışmanın paylaşılmasının mümkün olduğunu belirtti. Ayrıca, sempozyumun bilgi ve deneyimlerin paylaşıldığı, iş birliklerinin kurulduğu verimli bir etkinlik olmasını diledi. Projede ve sempozyumun düzenlenmesinde yer alan akademisyenleri tebrik eden Rektör Topal, destekleri için Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a ve YÖK üyelerine, teşviklerinden dolayı TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal’a teşekkür etti.


Kastamonu Üniversitesi’nin 7. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Sempozyumuna destek
SODA GETİRİN HAZMEDEMEYENLER VAR !
Türkiye savunma sanayiinde son yıllarda gerçekleştirdiği yerli ve milli atılımlarla bölgesel ve küresel ölçekte gerçek bir caydırıcı güç haline geldi. Bunu tüm dünya görüyor ve kabul ediyor. Sırf muhalif olmak adına bu başarıyı görmezden gelenler var. Sosyal medyada; YILDIRIMHAN Balistik Füzesini, prototipti, maketti, motoru yoktu gibi argümanlarla küçümsediklerini görüyoruz. Bu zihniyet 3 yıl önce Tayfun füzesi için de aynı şeyleri söylüyordu. Tayfun bugün TSK envanterinde ve seri halde üretiliyor.
ROKETSAN tarafından geliştirilen Türkiye’nin en uzun menzilli balistik füzesi Tayfun 18 Ekim 2023 tarihinde Rize Artvin arasında test atışı ile kamuoyuna tanıtılmıştı. Tayfun Blok-4, başarılı test süreçlerinin ardından 2026 yılı içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girmeye başladı. Seri üretimi devam ediyor. Yaklaşık 10 metre uzunluğunda, 7.2 ton ağırlığında ve 1500+ km menzile sahip. Hız: 5 Mach (hipersonik) ve üzeri hızlara ulaşarak mevcut hava savunma sistemleri için durdurulması çok güç bir tehdit oluşturmaktadır.
Tayfun Türkiye’nin derin darbe ve stratejik caydırıcılık kabiliyetini bölgesel sınırların ötesine taşımaktadır.
Özellikle İHA/SİHA teknolojileri, füze sistemleri ve deniz platformlarındaki gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyetini artırarak uluslararası alanda dikkat çeken bir askeri güç oluşturmuştur. 2026 Global Firepower raporuna göre Türkiye, dünyanın en güçlü 9. ordusu olarak konumlanmıştır. Türkiye, geliştirdiği balistik füze ve yerli mühimmat sistemleriyle (örneğin 322 balistik füze kapasitesi ile) dünyada bu alanda 7. sıraya yerleşerek kritik bir eşiği aşmıştır. Türkiye, 2024 ve 2026 verilerine göre Orta Doğu’nun en güçlü ordusuna sahip ülke olarak öne çıkmaktadır. KAAN (Milli Muharip Uçak), Bayraktar SİHA’lar, Altay tankı ve CİDA (Otonom deniz aracı) gibi projeler, TSK’nın dışa bağımlılığını azaltarak bağımsız politika izleme kabiliyetini artırmıştır. TSK, personel sayısı ve teknolojik altyapısıyla NATO içerisindeki en büyük ikinci askeri güç konumundadır. Bu gelişmeler, 1970’lerdeki ambargoların yarattığı eksikliklerin giderilmesi amacıyla başlatılan yerli üretim hamlelerinin (TUSAŞ, ASELSAN, Roketsan vb.) bir sonucu olarak, Türkiye’nin hem sahada hem de masada etkili bir aktör olmasını sağlamıştır.
Türkiye’nin bugüne kadar ürettiği en büyük, en uzun menzilli füze olma özelliği taşıyan kıtalararası hipersonik balistik füze YILDIRIMHAN, Mayıs ayının ilk haftası sergilendi. Menzil: 6.000 kilometre. Hız: Mach 9 ile Mach 25 arası (Hipersonik) Kategori: Kıtalararası Balistik Füze (ICBM)
Yıldırımhan’ın en kısa sürede envantere girmesi için gereken ne ise yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Daha öncekiler gibi O’da TSK silah sistemleri arasında yerini alacaktır.
Türkiye özellikle 2026 yılı itibarıyla savaş uçakları ve diğer hava platformları için yerli ve milli uçak motorları geliştirme konusunda çok kritik aşamaları geçmiş ve üretime başlamıştır.Mayıs 2026’daki güncel gelişmelere göre durum şöyledir:GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru: Milli Savunma Bakanlığı (MSB) AR-GE merkezi tarafından geliştirilen ve 5. nesil savaş uçağı KAAN için tasarlanan yerli jet motorudur. 42.000 lbf itki gücüne sahip bu motorun 6 adet prototip üretimi gerçekleşmiştir ve test süreçlerinin Kasım 2026’dan itibaren başlaması planlanmaktadır.TF35000 Motoru: Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) yerli motor yol haritası kapsamında geliştirilen ve KAAN’ın ileri versiyonlarında (Blok-30) kullanılması hedeflenen yerli motordur.TF-6000: Türkiye’nin daha önce geliştirip test ettiği, daha düşük itki gücüne sahip başka bir milli turbo jet motorudur.TEI-TS1400: GÖKBEY helikopteri için geliştirilen ve ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştiren yerli turboşaft motorudur.Özetle: Türkiye, KAAN gibi projelerde başlangıçta ABD yapımı F110 motorlarını kullansa da, GÜÇHAN ve TF35000 gibi projelerle savaş uçağı motorunu tamamen yerli imkanlarla üretme aşamasına gelmiştir.
Binlerce mühendis, teknisyen, işçi geceli gündüzlü canla başla savunma sanayi için çalışıyor. Bu zorlu bir prosestir. Prototiple, maketle başlarsın. Adım adım sabırla sonuca gidersin. Negatif söylemlerle gençlerimizin motivasyonunu bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunu yapanlar kansızdır, vatansızdır.
Savunma sanayii siyaset üstüdür. Hiç kimsenin tekelinde değildir!
Savunma sanayii’nde alın teri döken tüm kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum. Minnetle, şükranla hepsini ayrı ayrı alınlarından öpüyorum. Başarıları daim olsun.
İlyas Erbay


