Kastamonu Üniversitesi’nin 5 projesi desteklenmeye hak kazandı - Karabük Haber Postası
kastamonu universitesinin 5 projesi desteklenmeye hak kazandi 61LRDCTD
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
01 Ekim, 2024 16:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Kastamonu Üniversitesi’nin 5 projesi desteklenmeye hak kazandı

Kastamonu Üniversitesi’nin 2024 yılı II. Dönem TÜBİTAK 2237-A programında 5 projesi desteklenmeye hak kazandı.

Kastamonu Üniversitesi, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) tarafından yürütülen 2237-A Bilimsel Eğitim Etkinlikleri Desteği Programı’nın 2024/2. döneminde 5 projesiyle destek almaya hak kazandı. Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Araştırma Görevlisi Dr. Süleyman Yüksel’in “Anatomi Eğitiminde Güncel Yaklaşımlar ve Veteriner Hekimliği Mesleğine Yansımaları” ve İletişim Fakültesi Araştırma Görevlisi Dr. Halil Taştekin’in “Üniversite Öğrencileri için Dijital Medya Okuryazarlığı Eğitimi” ile Tosya Meslek Yüksekokulu öğretim üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Karamanoğlu’nun “Üniversite Öğrencileri için İhtisas Odağında TÜBİTAK 2209-A Projelerinin Niteliğinin Arttırılması-II”, Turizm Fakültesi öğretim üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Serkan Çalışkan’ın “Türkiye’nin Coğrafi İşaretli Ürünleri Eğitimi” ile İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erol Tekin’in “Genç Araştırmacıların Ar-Ge Kültürünün Tekno-Girişimcilik Dikeyinde Geliştirilmesi-IV” projeleri TÜBİTAK 2237-A Programı kapsamında desteklendi.

Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Üniversitesi’nin bu başarısının, akademisyenlerin güncel ve nitelikli çalışmaları sayesinde elde edildiğini belirterek, Kastamonu Üniversitesinde verilen proje eğitimlerinin bu başarıları daha da pekiştirdiğini vurguladı.

Rektör Topal, “Üniversitemizin bilimsel araştırmalarda öncü rol üstlenmesi ve akademik başarılarının artarak devam etmesi en büyük temennimizdir. Bu başarıda emeği geçen tüm akademisyenlerimizi tebrik ediyor ve çalışmalarında başarılar diliyorum. Gelecekte de Üniversitemizin adını bilimsel başarılarla duyurmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Bu tür başarıların Kastamonu Üniversitesi’nin ulusal ve uluslararası alandaki etkisini güçlendirdiğini ifade eden Rektör Topal, projesi kabul edilen akademisyenleri tebrik ederek başarılarının devamını diledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
dwdwdw 2
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
25 Mart, 2026 14:41 tarihinde yayınlandı
0
0

Tarihi Evlerde “Yangın Odaları” geleneği yaşıyor

Karabük’ün Safranbolu ilçesine bağlı Kıranköy Mahallesi’nde, Gayrimüslimlere ait bazı tarihi evlerde bulunan “yangın odaları”, 19. yüzyılda yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen mimari önlemleri gözler önüne seriyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür’ün “Safranbolulu Gayrimüslimlerin Mimari Eserlerine Ait Yeni Veriler” adlı makalesinde yer verdiği bilgilere göre, Kıranköy’de 1859 yılında meydana gelen büyük yangın, bölgedeki yapılaşma anlayışında önemli değişimlere yol açtı. Yangın sonrası inşa edilen veya onarılan evlerde, yangına karşı dayanıklı özel bölümler oluşturuldu.

Makaledeki bilgilere göre söz konusu yangın odaları genellikle kış aylarında aile bireyleri tarafından kullanılan ve çoğunlukla ara katlarda konumlandırılan mekanlar olarak dikkat çekiyor. Bu odalar tamamen kesme taş, moloz taş ve harç malzemeler kullanılarak inşa edildi. Ahşap mimarinin yaygın olduğu Safranbolu evlerinin aksine, yangın riskini azaltmak amacıyla taş malzeme tercih edildi.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı olarak tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür, makalesinde 1859’daki büyük yangının, Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Yangın odalarının hem barınma hem de afet anında korunma amacıyla tasarlandığına dikkat çekiliyor.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Özgün Örnek: Saffronia 1900 Konak

Kıranköy’de bu geleneğin özgün örneklerinden biri de günümüzde butik otel olarak hizmet veren Saffronia 1900 Konak’ta görülüyor. Yapının içerisinde bulunan yangın odası, taş duvar örgüsü, tonoz örtüsü ve kapı detayıyla geleneksel mimari özellikleri yansıtıyor.

Bu tür yapılar, yalnızca estetik veya turistik değer taşımıyor; aynı zamanda geçmişte yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen korunma yöntemlerini somut biçimde günümüze aktarıyor. Gür de makalesinde, 1859’daki yangının Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Mübadele öncesinde alınan önlemlerin ardından günümüzde yaşanan yangınların tamamen talihsizlik ve hatalı uygulamalar olduğuna değinen Araştırmacı, modern dönemde yapılan uygulamalarda tarihi yapılardaki düzenlemelere çok daha fazla dikkat edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Bugün ayakta kalmayı başaran tarihi evlerin ve içlerindeki özgün unsurların korunması, sadece mimari mirasın değil, toplumsal hafızanın da korunması anlamına geliyor. Yangın odaları, Safranbolu’nun afet tecrübesini ve bilinçli yapılaşma geleneğini temsil eden önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Safranbolu’daki tarihi konakların aslına uygun şekilde restore edilmesi ve özgün detayların yaşatılması, geçmişten çıkarılan derslerin gelecek kuşaklara aktarılması açısından büyük önem taşıyor. Kıranköy’deki yangın odaları ise bu mirasın en çarpıcı örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin