Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi’nin bu yıl 24’üncüsünü düzenleyeceği Ulusal Turizm Kongresi, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazandı.
Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi’nin 19-21 Eylül tarihlerinde düzenleyeceği 24. Ulusal Turizm Kongresi, TÜBİTAK tarafından desteklenecek. TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) tarafından yürütülen “2223-B Yurt İçi Bilimsel Etkinlik Düzenleme Desteği” programı çerçevesinde yapılan değerlendirmede, kongre başvurusu olumlu sonuçlandı. Bu destek, kongrenin ulusal düzeyde tanınırlığını ve prestijini artırarak turizm sektöründeki akademik çalışmaların gelişimine önemli katkılar sağlayacak. Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek olan 24. Ulusal Turizm Kongresi, turizm sektörü ile akademi arasındaki işbirliklerini güçlendirmeyi ve Türkiye’nin turizm potansiyelini daha ileriye taşımayı amaçlıyor. Yurt içinden ve yurt dışından birçok akademisyen ve sektör temsilcisinin katılması beklenen kongre, turizm alanındaki akademik çalışmaların gelişimine ve sektördeki işbirliklerinin güçlenmesine ışık tutacak, katılımcılara değerli fırsatlar sunacak.
Kongre hazırlıklarıyla ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alptekin Sökmen, kongrenin detaylarını paylaşarak, “Tabiat Turizmi ana temasıyla düzenlenecek olan 24. Ulusal Turizm Kongresi’nde, turizmin farklı alanlarında yapılan araştırmalar, sektörün geleceği ve sürdürülebilir turizm konularında oturumlar gerçekleştirilecek. Ayrıca, katılımcılar için düzenlenecek sosyal etkinliklerle de Kastamonu’nun tarihi ve kültürel zenginliklerini tanıtmayı amaçlıyoruz” dedi.
Ormancılık ve Tabiat Turizmi alanında ihtisas üniversitesi olduklarını vurgulayan Kastamonu Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise, Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi tarafından Tabiat Turizmi ana temasıyla düzenlenecek olan 24. Ulusal Turizm Kongresi’nin TÜBİTAK tarafından desteklenmesinin büyük bir başarı olduğunu belirtti.
Rektör Topal, projede ve kongrenin düzenlenmesinde yer alan akademisyenleri tebrik etti.
Bu desteğin üniversitenin bilimsel etkinlikler düzenleme konusundaki yetkinliğini ve akademik değerini artıracağını vurgulayan Rektör Topal, ayrıca kongrenin turizm sektörünün mevcut sorunlarına çözüm önerileri sunacağına ve yeni işbirlikleri için önemli bir platform oluşturacağına inandığını ifade etti.


Kastamonu Üniversitesi’nin 24. Ulusal Turizm Kongresi’ne destek
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

