Kastamonu Üniversitesi, 2024 yılı Erasmus+ KA131 programı çerçevesinde yükseköğretim kurumlarının program ülkeleri ile öğrenci ve personel değişimini destekleyen proje başvurusunda 207 yükseköğretim kurumu içerisinde 49. sırada yer aldı.
Kastamonu Üniversitesi, uluslararasılaşma hedefleri doğrultusunda Avrupa ile olan ortaklıklarını ve bilimsel, sosyal, kültürel iş birliğini genişletmeye hızla devam ediyor. 2024 yılı Erasmus+ KA131 programı kapsamında yükseköğretim kurumlarının program ülkeleri ile öğrenci ve personel değişimini destekleyen proje başvurusu sonuçlandı. Kastamonu Üniversitesi, 2023 yılına göre yüzde 53’lük bir artış gerçekleştirerek 282,780 Avro hibe almaya hak kazandı ve uluslararasılaşma hedeflerinde büyük bir başarı sağladı. Bu hibe miktarı ile proje başvurusu yapan 207 yükseköğretim kurumu içerisinde 49. sırada yer aldı.
Kastamonu Üniversitesi, verilen hibe kapsamında yaklaşık 130 öğrenci ve personel hareketliliği gerçekleştirmeyi planlıyor.
Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetlerinde gösterdikleri başarılı artışın hedeflenen kalite standartlarına ulaşmasında yurtdışı öğrenci ve personel faaliyetlerinin önemine işaret etti.
Yurtdışındaki ortaklar ile iş birliğini en üst düzeye çıkarmayı hedeflediklerini belirten Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Erasmus programı ile daha fazla öğrencinin ve personelin uluslararası deneyimlerden faydalanmasını sağlamanın Kastamonu Üniversitesi’nin kurumsal tanınırlığını arttırması ve potansiyel iş birliği ortaklıklarının oluşmasındaki önemine dikkat çekti.
Rektör Topal, bu sebeple uluslararasılaşma hedefleri çerçevesinde küresel çaptaki potansiyel iş birlikleri arttırma bilinci ile çalışmalara devam edeceklerini kaydetti.
Erasmus Koordinatörlüğü çalışanlarına ve süreçte emeği geçen herkese teşekkür eden Rektör Topal, ayrıca yükseköğretim kurumlarının uluslararasılaşma süreçlerine sunduğu katkılar ve özveri için Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı’ya, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a ve YÖK üyelerine şükranlarını sundu.


Kastamonu Üniversitesi’nden Erasmus+ projesi başarısı
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

