Reklam
Reklam

Kastamonu Üniversitesi’nden Erasmus+ projesi başarısı

kastamonu universitesinden erasmus projesi basarisi My7bitB7 jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Temmuz, 2024 04:22 tarihinde yayınlandı
0

Kastamonu Üniversitesi, 2024 yılı Erasmus+ KA131 programı çerçevesinde yükseköğretim kurumlarının program ülkeleri ile öğrenci ve personel değişimini destekleyen proje başvurusunda 207 yükseköğretim kurumu içerisinde 49. sırada yer aldı.

Kastamonu Üniversitesi, uluslararasılaşma hedefleri doğrultusunda Avrupa ile olan ortaklıklarını ve bilimsel, sosyal, kültürel iş birliğini genişletmeye hızla devam ediyor. 2024 yılı Erasmus+ KA131 programı kapsamında yükseköğretim kurumlarının program ülkeleri ile öğrenci ve personel değişimini destekleyen proje başvurusu sonuçlandı. Kastamonu Üniversitesi, 2023 yılına göre yüzde 53’lük bir artış gerçekleştirerek 282,780 Avro hibe almaya hak kazandı ve uluslararasılaşma hedeflerinde büyük bir başarı sağladı. Bu hibe miktarı ile proje başvurusu yapan 207 yükseköğretim kurumu içerisinde 49. sırada yer aldı.

Kastamonu Üniversitesi, verilen hibe kapsamında yaklaşık 130 öğrenci ve personel hareketliliği gerçekleştirmeyi planlıyor.

Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetlerinde gösterdikleri başarılı artışın hedeflenen kalite standartlarına ulaşmasında yurtdışı öğrenci ve personel faaliyetlerinin önemine işaret etti.

Yurtdışındaki ortaklar ile iş birliğini en üst düzeye çıkarmayı hedeflediklerini belirten Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Erasmus programı ile daha fazla öğrencinin ve personelin uluslararası deneyimlerden faydalanmasını sağlamanın Kastamonu Üniversitesi’nin kurumsal tanınırlığını arttırması ve potansiyel iş birliği ortaklıklarının oluşmasındaki önemine dikkat çekti.

Rektör Topal, bu sebeple uluslararasılaşma hedefleri çerçevesinde küresel çaptaki potansiyel iş birlikleri arttırma bilinci ile çalışmalara devam edeceklerini kaydetti.

Erasmus Koordinatörlüğü çalışanlarına ve süreçte emeği geçen herkese teşekkür eden Rektör Topal, ayrıca yükseköğretim kurumlarının uluslararasılaşma süreçlerine sunduğu katkılar ve özveri için Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı’ya, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a ve YÖK üyelerine şükranlarını sundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.