Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen Erasmus+ Bilgilendirme Toplantısı’na akademik personel ile kurum temsilcileri yoğun ilgi gösterdi.
Kastamonu Üniversitesi ile Türkiye Ulusal Ajansı iş birliğiyle düzenlenen Erasmus+ Bilgilendirme Toplantısı, Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya, Kastamonu Üniversitesi Dış İlişkiler Genel Koordinatörü Doç. Dr. M. Öztürk Akcaoğlu, Türkiye Ulusal Ajansı Uzman Yardımcıları Ünal Görkem Akman ve Damla Erdem ile Türkiye Ulusal Ajansı Uzmanı Dr. Handan Boyar, Erasmus Kurum Koordinatörü Dr. Süleyman Çite ve akademik personel ile kurum temsilcileri katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Doç. Dr. M. Öztürk Akcaoğlu, üniversitenin proje odaklı çalışmaları ve devam eden Erasmus+ hareketlilik projeleri hakkında bilgi verdi. Üniversitemizin Erasmus+ projeleri ile uluslararası iş birliklerini artırmayı ve uluslararası alanda tanınırlığını güçlendirmeyi hedeflediğini belirtti. Akcaoğlu, proje odaklı çalışmaların akademik ve kültürel etkileşimi geliştirdiğine dikkat çekti.
Türkiye Ulusal Ajansı Uzman Yardımcısı Ünal Görkem Akman, Erasmus+ programının genel yapısı üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Akman, Erasmus+ ve Avrupa Dayanışma Programı’nın temel özelliklerini açıklayarak, program ülkeleri ve projelerin sunduğu imkâalardan bahsetti. Türkiye Ulusal Ajansı Uzman Yardımcısı Damla Erdem, Erasmus+ yükseköğretim ve mesleki eğitimde iş birliği ortaklıklarına dair bir sunum yaptı. Erdem, öğrenci ve personel hareketliliği projelerinin yanı sıra, yükseköğrenim ve mesleki eğitim alanlarındaki fırsatlara değindi. Ayrıca kurumsal destek kalemleri ve KA1 ile KA2 faaliyet hedeflerini detaylı bir şekilde anlattı.
Toplantının öğleden sonraki oturumunda ise Türkiye Ulusal Ajansı Uzmanı Dr. Handan Boyar, Erasmus+ Merkezi Projeler kapsamında yükseköğretim için Jean Monnet Programı, Erasmus Mundus ve Kapasite Geliştirme Projeleri üzerine bir sunum yaptı. Boyar, bu projelerin yükseköğretim ve mesleki eğitimdeki etkileri hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı.
Kastamonu Üniversitesi akademik personelinin yoğun ilgi gösterdiği toplantıda, Erasmus+ programına ilişkin detaylı bilgiler paylaşıldı ve katılımcıların soruları yanıtlanarak bilgi alışverişi sağlandı.


Kastamonu Üniversitesi’nde Erasmus toplantısı
BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.
Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.
Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.
Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.
Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.
Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;
1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.
2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.
3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.
4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.
Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.
Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!
İlyas Erbay


