Reklam
Reklam
kastamonu universitesi urap turkiye siralamasinda 18 basamak yukseldi 4vv5riRw
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Ekim, 2024 20:45 tarihinde yayınlandı
0

Kastamonu Üniversitesi, URAP Türkiye sıralamasında 18 basamak yükseldi

Kastamonu Üniversitesi, 2024-2025 URAP Türkiye sıralamasında bu yıl 18 basamak yükselme kaydederek 63. sırada yer aldı.

Kastamonu Üniversitesi, 2024-2025 URAP Türkiye sıralamasında 63. sıraya ilerledi. Bir önceki yıl 81. sırada bulunan Kastamonu Üniversitesi, bu yıl 18 basamak yükselme sağladı. 2024-2025 URAP Türkiye sıralamasında 2000 yılından sonra kurulan 74 devlet üniversitesi arasında ise Kastamonu Üniversitesi, 18. sırada yer aldı. Bu yıl Türkiye genelinde 190 üniversitenin dahil olduğu URAP sıralamasında, Tıp Fakültesi bulunan 106 üniversite arasında da önemli bir yer edinen Kastamonu Üniversitesi, 48. sırada bulunuyor. Kastamonu Üniversitesi’nin “Makale Puanı, Atıf Puanı, Bilimsel Doküman Puanı, Doktora Puanı, Öğretim Üyesi/Öğrenci Puanı, Uluslararası İş birliği Puanı, Yurtiçi İş birliği Puanı ve TÜBİTAK Proje Puanı” akademik göstergelerinde kaydedilen artış, bu başarının temelinde yer alıyor.

Üniversitelerin akademik performanslarının sıralandığı “2024-2025 Türkiye Sıralaması”nda, Clarivate Analytics/InCites ve YÖK tarafından yayımlanan veriler kullanıldı. URAP Türkiye sıralamasında, üniversitelerin akademik başarılarını daha kapsamlı değerlendirebilmek amacıyla 2009’dan bu yana kullanılan gösterge sayısı 9 iken, son iki yılda bu sayı 15’e yükseltildi. Yeni göstergelerle birlikte, öğretim üyesi başına düşen makale ve atıf sayıları, toplam bilimsel yayın miktarı, ulusal ve uluslararası iş birliği projeleri, TÜBİTAK tarafından desteklenen proje sayısı gibi ölçütler sıralamaya eklendi. Ayrıca, doktora öğrenci oranı gibi ölçütler, üniversitelerin akademik performanslarının çok yönlü analizini sağlamak amacıyla değerlendirilen faktörler arasında yer alıyor.

Geçmiş yıllardaki URAP sıralama sonuçlarına bakıldığında, 2019-2020 döneminde 166 üniversite arasında 87. sırada yer alan Kastamonu Üniversitesi, 2020-2021 yılında yine 166 üniversite arasında 73. sıraya yükselmişti. 2021-2022 yılında 179 üniversite arasında 76. sırada, 2022-2023 yılında 183 üniversite arasında 89. sırada, 2023-2024 döneminde ise 188 üniversite arasında 81. sırada yer aldı.

“Üniversitemizi daha ileriye taşımak için azimle çalışmaya devam edeceğiz”

Konuyla ilgili konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, “Akademik kadromuzun özverili çalışmaları, öğrencilerimize sağladığımız kaliteli eğitim ortamı ve araştırma-geliştirme faaliyetlerimize yaptığımız yatırımlar sayesinde her yıl başarı çıtamızı daha da yukarı taşıyoruz. URAP sıralamasında yakaladığımız bu ivme, Üniversitemizin bilimsel araştırma, yayın ve iş birliği alanlarında ulusal ve uluslararası düzeyde önemli bir noktaya geldiğinin göstergesidir. Üniversitemizi daha ileriye taşımak için azimle çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Hem ulusal hem de uluslararası başarıların elde edilmesinde her türlü desteği sağlayan herkese ayrı ayrı teşekkür eden Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, bu desteğin Kastamonu Üniversitesi’nin ulusal ve uluslararası alanda tanınmasına büyük katkı sağladığının altını çizdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr abdulkadir gunduz mantar tuketirken sagliginizdan olmayin i2J9qdNY
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Mayıs, 2026 16:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz: “Mantar tüketirken sağlığınızdan olmayın”

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, bahar yağışlarıyla birlikte doğada mantar oluşumunun arttığını belirterek kontrolsüz yabani mantar tüketiminin ciddi zehirlenmelere yol açabileceği uyarısında bulundu.

Gündüz, Türkiye’nin iklim yapısı ve bitki örtüsü nedeniyle yabani mantarların yetişmesi açısından oldukça uygun bir ülke olduğunu ifade ederek yağışların arttığı ilkbahar ve sonbahar aylarında mantar zehirlenmesi vakalarında artış olduğuna dikkat çekti.

Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin tüketilen mantarın türüne göre değişebildiğini kaydeden Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, bazı türlerde şikâyetlerin ilk birkaç saat içinde ortaya çıktığını, bazı ölümcül türlerde ise belirtilerin 6 ila 24 saat sonra başlayabildiğini söyledi.

Zehirlenme durumlarında geç başlayan belirtilerin daha tehlikeli olabileceğini vurgulayan Gündüz, “Özellikle geç başlayan bulgular ciddi karaciğer hasarıyla ilişkili olabilir. Bazı hastalarda ise belirtiler geçici olarak düzelebilir ancak bu yalancı iyilik hali sonrasında ağır organ yetmezlikleri gelişebilir” dedi.

“Ölüm meleği mantarı”

Gündüz, ölümcül zehirlenmelere en sık “ölüm meleği mantarı” olarak bilinen ’Amanita phalloides’ türü mantarın neden olduğunu ve bu türün zehirsiz mantarlarla çok kolay karıştırılabildiğini belirterek doğadan bilinçsiz mantar toplama, halk arasındaki yanlış inanışlar ve mantarların görüntüsüne bakılarak ayırt edilmeye çalışılmasının riski artırdığını kaydetti.

“Ülkemizde mantar zehirlenmeleri sık karşılaştığımız bir durum”

“Ülkemizde mantar zehirlenmeleri sık karşılaştığımız bir durum. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında daha fazla görüyoruz. İlkbahar aylarında fazla görülmesinin en önemli nedeni, yağış ve nem oranının yükselmesidir. Bu ortam, mantar yetişmesi için uygun bir iklim oluşturuyor. Orman altlarında ve meralarda ciddi şekilde mantar yetişmesi oluyor. İnsanlarımız da kültürel olarak komşuları ve akrabalarıyla mantar toplama alışkanlığına sahip. Dolayısıyla ortak toplanan mantarlar nedeniyle, aile bireyleri ya da komşular arasında özellikle kümelenme şeklinde zehirlenmelerle karşılaşıyoruz. Mesela bir aileden 4-5 kişi aynı anda zehirlenmiş olabiliyor. Çünkü beraber mantar toplamışlar, eve getirmişler ve akşam pişirip yemişler. Bu durum toplu, aile içi kümelenme şeklinde zehirlenme olarak karşımıza çıkıyor. Bu tür zehirlenmeleri özellikle sonbahar ve ilkbaharda sık görüyoruz” dedi.

“Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor”

“Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor” diyen Gündüz, “Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor. Birkaç saat içinde belirti veren mantar türleri olduğu gibi, 6 saat ya da 24 saat sonra belirti veren türler de var. Erken belirti verenler genellikle daha az tehlikeli olsa da geç dönemde belirti veren mantar zehirlenmeleri daha tehlikeli olabiliyor. Bunlar karaciğer ve böbrek yetmezliği gibi çok ciddi sorunlarla karşımıza gelebiliyor. İlk dönemde zehirlenme belirtileri normale dönebiliyor, kişi kendini iyi hissedebiliyor; ancak sonrasında tekrar kötüleşme görülebiliyor. Özellikle zehirli türlerde bu durum daha sık yaşanıyor. Geç dönem belirti veren mantar zehirlenmelerinde daha dikkatli olmamız gerekiyor. Çünkü bunlar daha ölümcül sonuçlarla karşımıza çıkabiliyor. Ormanlık ve yeşillik alanların daha fazla olduğu bölgelerde risk artıyor. En çok Karadeniz Bölgesi’nde görülüyor. Karadeniz Bölgesi ilkbahar ve sonbaharda çok yağış alıyor. Yaylalar ve orman altları oldukça nemli oluyor. Bu nemli ve yağışlı ortam, mantarlar için çok uygun bir yetişme alanı oluşturuyor. Bölgemizde ciddi bir mantar çeşitliliği bulunuyor. Karadeniz Bölgesi’nde yüz yıllardır süregelen bir mantar toplama kültürü ve etkinliği var. Ancak mantarların toplanması uzmanlık gerektiriyor. Çünkü zehirli mantarı ayırt etmek bazen uzmanların bile zorlandığı bir durum olabiliyor. Bu nedenle doğadan topladığımız mantarları uzman kontrolünden geçirmeden tüketirsek ciddi zehirlenme riskiyle karşılaşabiliriz. Özellikle Amanita phalloides olarak bilinen “ölüm meleği” türü mantar, masum ve zehirsiz mantarlarla karışma riski çok yüksek olan bir türdür. Karadeniz Bölgesi’nde de bulunabilen bir mantardır. Bu nedenle çok dikkatli olmak gerekiyor. Uzman kontrolü olmadan doğadan toplanıp tüketilen mantarların tamamı zehirlenme riski taşır. Bu konuda çok dikkatli olmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin