
Kastamonu Üniversitesi; patent, yararlı model ve tasarım çalışmalarını aralıksız devam ederken; patent,faydalı model ve tasarım olarak toplam 69 müracaat gerçekleştirdi.
Bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde muvaffakiyet çıtasını her geçen gün yükselten ve bu noktada maksatlarına emin adımlarla ilerleyen Kastamonu Üniversitesi hak sahipliğinde 2019-2023 devrinde; patent, yararlı model ve tasarım olarak toplam 69 başvurusu gerçekleştirildi. Bu müracaatlardan 53 tanesi patent ve yararlı model iken, 16 tanesi ise tasarım başvurusu olarak yapıldı.
Yıllara nazaran; 2020 yılında 6 patent 1 yararlı model, 2021 yılında 9 patent 2 yararlı model ve 5 PCT müracaatı yapıldı. 2022 yılında 14 patent 6 yararlı model ve 2 PCT müracaatı yapıldı. 2023 yılı ikinci çeyrek itibariyle ise 7 patent 1 yararlı model müracaatı ise Kastamonu Üniversitesinin hak sahipliğinde gerçekleştirildi.
Başvurusu yapılan patent ve yararlı modellerden 3 tanesi 2022 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. 2023 yılında ise 2 patent ve 1 yararlı modele ilişkin tescil süreci tamamlandı.
Kastamonu Üniversitesi, patent ve yararlı model çalışmalarının yanında endüstriyel tasarım çalışmalarına da son yıllarda değerli bir tartı verdi. 2021 yılında 3 müracaat, 2022 yılında 8 ve 2023 yılında ise 5 adet endüstriyel tasarım başvurusu gerçekleştirildi. Başvurusu yapılan dizaynlardan 3 tanesi 2022 yılında 7 tanesi 2023 yılında olmak üzere toplam 10 tanesi Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. 3 tasarım başvurusu yayımda yer alırken, 3 dizayna ilişkin tescil süreci ise devam ediyor.
Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Üniversitesi’nin yakalamış olduğu bu ivmede emeği geçen tüm akademik ve idari çalışanı elde edilen muvaffakiyetleri için teşekkür etti.
Rektör Topal, üniversitelerde patent farkındalığının artırılması ve Türkiye’nin teknolojik gelişmesinde kıymetli yer tutan buluş faaliyetlerini daima teşvik eden ve ülkemizde fikri, sınai mülkiyet haklarının gelişimi için üniversitelere verdikleri takviyelerden dolayı Türk Patent ve Marka Kurumu’na teşekkür ederek, üniversitelerde patent farkındalığının ve teknolojik gelişmenin ehemmiyetine vurgu yaptı.
Rektör Topal, tıpkı vakitte üniversitelerde Ar-Ge ve patent çalışmalarına vurgu yapan, teşvik edip destekleyen Yükseköğretim Konseyi Lideri Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerine şükranlarını sundu.


Kastamonu Üniversitesi toplamda; 69 adet patent, yararlı model ve tasarım müracaatında bulundu
Oyuncu Necmi Yapıcı: “Herkes oyuncu oluyor ama komedyen olamıyor, dram komediden daha kolay”
SAMSUN (İHA) – Samsun’da oyunculuk dersleri veren ünlü oyuncu Necmi Yapıcı, herkesin oyuncu olabildiğini ancak herkesin komedyen olamadığına dikkat çekerek, dram oynamanın komediden daha kolay olduğunu söyledi.
Seksenler, Ayrılsak da Beraberiz, Kahpe Bizans gibi birçok kült yapımda yer alan ünlü oyuncu Necmi Yapıcı, hafta sonları Samsun’a gelerek çocuklara ve yetişkinlere oyunculuk dersleri veriyor. Samsun Gençlik Platformu’nun organizasyonunda konuşan Necmi Yapıcı, hem komedi üzerine hem de sektör hakkında kendisine yöneltilen sorulara cevap verdi.
“Herkes oyuncu oluyor ama herkes komedyen olamıyor”
Komedinin dram ya da diğer türlerden daha zor olduğunun altını çizen Necmi Yapıcı, “Kendi oynadığım oyunları da yazıyorum. Ayrılsak da Beraberiz dizisinin 25 bölümünü ben yazdım. Senaristlik de yapıyorum. Genelde komedi yazıyorum. Komedi yazmak için halkı iyi tanımak gerekiyor. Yazılan şeye hâkim değilsen komedi de iyi yazılmıyor. İnsan bilmediği bir şeyi yazamaz. Ben, herkesin ortalama aynı tepkiyi verdiği komediler yapmak istiyorum. Komedi biraz da zekâ işidir. Zekâ seviyesine göre herkese her espri komik gelmez. O yüzden bunun ortalamasını bulabilmek ve tüm salonu aynı anda aynı espriye güldürmek bir maharet işi. Herkes oyuncu oluyor ama komedyen olamıyor. Bu da çalışarak, üstüne kafa yorarak başarılabiliyor. Komedi oynamaktan çok zevk alıyorum, kendimi rahat hissediyorum. Ayrıca ülkemizde komedi ile başlayınca devamında da komedi geliyor. Onu kırmak istesen de sistem biraz onu engelliyor. Komedide herkes aynı şeye ağlıyor ama aynı şeye gülmüyor. O yüzden de herkesin güleceği bir espri yapmak gerçekten zor. Algılama ve zekâ seviyesi farklı olduğundan zor. Dram o nedenle daha kolay. Herkes aynı duyguya ağlayabiliyor ama gülemiyor” dedi.
“Halka değer veriyorum çünkü bizim değerimizi onlar belirliyorlar”
Sosyal medyanın oyuncular üzerindeki etkisi hakkında konuşan Yapıcı, “Sosyal medyada da samimi ilişkilerime devam ediyorum. Mesajlara geri dönmeye çalışıyorum. İnsanlarla iletişimde kalmayı seviyorum. İstanbul’da Marmaray’a binerim, metroya binerim, halkın içinde yaşamayı da seviyorum. Onların ilgisinden hiçbir zaman rahatsız olmuyorum. Halka değer veriyorum çünkü bizim değerimizi onlar belirliyorlar. Halk, bizim velinimetimizdir. O yüzden saygılı olmak lazım. Yaklaşmayı bilmeyen insanlar da var, rahatsız edici derecede. Onlara da gereken tepkiyi nazik bir şekilde gösteriyorum. Çünkü iletişim biraz beceri işi. Onlar beni tanıyor ama ben onları hayatımda ilk defa görüyorum. Birden samimiyet ile laubaliliği karıştıran izleyiciler olabiliyor. Onlara da nazik cevap vermeye çalışıyorum. Bu da işimizin gereği. Bundan rahatsız olmamak gerekiyor” diye konuştu.

