Reklam
Reklam

Kastamonu Üniversitesi tematik laboratuvarda tahlil hizmeti veriyor

Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Ağustos, 2023 04:12 tarihinde yayınlandı
0

Kastamonu Üniversitesi, son teknoloji ile donatılmış laboratuvarda, Türkiye’ye genelinde üniversiteler, kamu ve özel bölüm alanlarında tematik tahlil hizmeti vermeye devam ediyor.

Kastamonu Üniversitesi’nden yapılan açıklamada, üniversitenin değerli ünitelerinden olan Merkezi Araştırma Laboratuvarı’nın, kamu ve özel dalda hizmet vermeye devam ettiği belirtildi. Açıklamada, ülke genelindeki üniversitelere test ve tahlil hizmeti verilerek akademik çalışmalara büyük dayanak sağlandığı aktarıldı. 2022 yılında özel kesimde, Çiftçi Kayıt Sistemi’nde bulunan 288 bireye ve Kastamonu Üniversitesi işçisine de 2 bin 892 tahlilin yapıldığı tabir edildi.

“Bal bölümünde eserin tüketiciye ulaşması hızlandırılıyor”

Tarım ve Orman Bakanlığı’na ruhsat başvurusu yapılarak hizmeti tescilletmeyi hedefledikleri belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Merkezde, toprak tahlillerinin yanı sıra besin mühendisliği kısmındaki tecrübeli akademisyenler tarafından gerek akademik çalışmalar çerçevesinde gerekse özel dalın talebiyle besin tahliller yaparak kelam konusu dalların gereksinimini gidermeye çalışıyor. 2022 yılında Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından bal tahlillerinde akredite olan laboratuvar, ülkenin pek çok yerinden gelen bal numunelerinin tahlilini yaparak ülkemizde bal kalite standartlarının oluşmasına büyük katkıda bulunuyor. Alınan bal örneklerinin özel kesimin ve bal üreticilerinin talepleriyle, balın tazeliğini, olgunlaşma derecesini, bala uygulanan ısıl süreç ve depolama kuralları üzere balın gerçekliği ve kalitesini belirlemede tesirli ’bal tahlil paketleri’ oluşturularak verilen hizmet ile bal bölümünde eserin tüketiciye ulaşması hızlandırılıyor.”

“492 adet tahlil gerçekleştirildi”

Bal tahlil parametre sayısını arttırılması için çalışmaların sürdürüldüğü söz edilerek, “Ayrıca propolis ve kestane balında polen tahlillerinin yapılmaya başlanmasıyla bal tahlil parametre sayısını artırılması hedefleniyor. Yalnızca bu sayede, 2022 yılında TÜRKAK akrediteli bal tahlil laboratuvarına gelen çok sayıdaki numuneye 492 adet tahlili gerçekleştirildi. Tahlil yapılan bal örneklerinin büyük kısmı özel daldan ve arıcılar birliğine kayıtlı bireylerden geldi” denildi.

Toprak, bal ve besin tahlillerinin yanı sıra “su kalite ve kirliliğine” yönelik tahlil imkanına sahip olan laboratuvarda, 2022 yılında 218 tahlil gerçekleştirdiği ve su tahlili hizmeti başta özel dal olmak üzere, kamu kurum ve kuruluşları, üniversite çalışanı ve çiftçiler başta olmak üzere tüm kesimlere bu hizmetin verilmeye devam ettiği bildirildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.