Reklam
Reklam
kastamonu universitesi qs 2025 dunya universiteleri bolgesel siralamasinda tuyTlB5j jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Temmuz, 2024 08:52 tarihinde yayınlandı
0

Kastamonu Üniversitesi, QS 2025 Dünya Üniversiteleri bölgesel sıralamasında

Kastamonu Üniversitesi, QS 2025 Dünya Üniversiteleri bölgesel sıralamasında Avrupa’da listeye girebilen toplam 685 üniversite arasında 601+ olarak yer aldı.

Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS, her yıl düzenlenen üniversiteler başarı sıralamasını açıkladı. Avrupa’da listeye girebilen toplam 685 üniversite arasında 601+ olarak yer alan Kastamonu Üniversitesi, Türkiye’de 66. sırada, Batı Asya’da ise92 üniversite arasında 61. sırada yer aldı.

QS, 2025 yılı için hazırlanan dünya üniversiteleri bölgesel sıralama listesinde “akademisyen başına düşen atıf”, “akademisyen/öğrenci oranı”, “uluslararası araştırma ağlarındaki görünüm”, “uluslararası öğrenci oranı”, “uluslararası akademisyen oranı”, “mezun istihdamı”, “sürdürülebilirlik alanındaki faaliyetler”, “işverenlere göre saygınlık” ve “akademisyenlere göre saygınlık” husularını dikkate alıyor. Genel değerlendirmede Kastamonu Üniversitesi, uluslararası öğrenci oranı, akademisyen başına düşen atıf sayısı ve fakülte başına düşen makale oranı kategorilerindeki bilime yaptığı katkılar ile adından söz ettiriyor.

Genç bir üniversite olarak Kastamonu Üniversitesi’nin önemli bir listede yer almasının geleceğe yönelik çalışmalarda teşvik edici olduğunu söyleyen Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, gerek akademisyenlere araştırma-geliştirme imkanlarını gerekse öğrencilere akademik, sosyal ve kültürel imkanları daha da iyileştirerek yenilikçi projelerle toplumsal ve ekonomik fayda üretme bilinciyle çalıştıklarını vurguladı. Rektör Topal, ayrıca başarılı olmak için üniversitenin tüm süreçlerinde sürdürülebilir bir kalite odaklı eğitim anlayışı ve sistemi oluşturmanın önemli olduğunu, stratejik hedef olarak bu anlayışı benimsemek ve stratejik plan hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir bir performans gösterme amacında olduklarını ifade etti. Özverili çalışmanın başarının temeli olduğunu belirten Rektör Topal, bu başarıların elde edilmesinde emeği geçen tüm akademik ve idari personeli tebrik etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin