Reklam
Reklam
kastamonu universitesi patent basvurularinda dort alanda ilk 10da iGrWpSML
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Nisan, 2026 20:07 tarihinde yayınlandı
0

Kastamonu Üniversitesi, patent başvurularında dört alanda ilk 10’da

Kastamonu Üniversitesi, Türkiye’nin Patent Raporu’nde dört farklı kategoride ilk 10 üniversite arasında yer aldı.

Patent Effect tarafından hazırlanan ve Türkiye’deki üniversitelerin teknoloji ile inovasyon performansını değerlendiren “Türkiye’nin Patent Raporu 2025” sonuçları açıklandı. Raporda, üniversitelerin farklı teknoloji alanlarındaki patent başvuru sayıları esas alınarak yapılan sıralamalara yer verildi. Yayımlanan verilere göre Kastamonu Üniversitesi, gerçekleştirdiği patent başvurularıyla “Teknoloji Segmentlerine Göre Patent Şampiyonu Firmalar ve Üniversiteler” sıralamasında birden fazla kategoride üst sıralarda konumlandı. Kastamonu Üniversitesi, dört ayrı teknoloji alanında Türkiye genelinde ilk 10 içerisinde yer aldı. Özellikle geleceğin teknolojileri arasında gösterilen Eklemeli İmalat (3D üretim teknolojileri) kategorisinde dikkat çeken bir ivme yakalayan ve 6 patent başvurusu bulunan Kastamonu Üniversitesi, bu alanda yapılan sıralamada Yıldız Teknik, Ankara ve Süleyman Demirel üniversitelerinin ardından Türkiye 4’üncüsü oldu. Tarım Teknolojileri alanında 19 patent başvurusu gerçekleştiren Kastamonu Üniversitesi, aynı listede birçok köklü yükseköğretim kurumunu geride bırakarak Türkiye 5’incisi olarak yer aldı. Bu sonuçla birlikte Kastamonu Üniversitesi, tarım ve üretim odaklı teknolojilerdeki başvuru sayısı dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı.

Otonom Teknolojiler kategorisinde 4 patent başvurusu bulunan Kastamonu Üniversitesi bu alanda Türkiye 6’ncısı olurken, Yapay Zeka kategorisinde ise 13 patent başvurusuyla ilk 10 üniversite arasına girdi.

Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, elde edilen başarıya ilişkin değerlendirmesinde, Kastamonu Üniversitesi’nin patent çalışmalarına yönelik vizyonu çerçevesinde bilimsel bilginin tescillenerek korunmasına önem verdiklerini ifade etti. Rektör Topal, bu başvuruların gelecekte katma değerli teknolojilere zemin hazırladığını belirtti. Eklemeli imalat gibi ileri teknoloji gerektiren bir alanda Türkiye’nin ilk dört üniversitesi arasında yer almanın planlı ve nitelikli bir emeğin ürünü olduğunu belirten Rektör Topal, araştırma altyapısını geliştirmeye ve araştırmacıları desteklemeye kararlılıkla devam edeceklerini dile getirdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin