Kastamonu Üniversitesi, Yükseköğretim Kurulu tarafından düzenlenen 2025 Engelsiz Üniversite Bayrakları ve Program Nişanı Töreni’nde, Program Nişanı kategorisinde aldığı 9 nişanla Türkiye genelinde 5’inci, Karadeniz Bölgesi’nde ise 2’nci sırada yer aldı.
Kastamonu Üniversitesi, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından engelsiz bir üniversite ortamının yaygınlaştırılması amacıyla düzenlenen 2025 Engelsiz Üniversite Bayrakları ve Program Nişanı Töreni, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla Yükseköğretim Kurulu Başkanlığında gerçekleştirildi. Törende, Engelsiz Üniversite Bayrağı ve Program Nişanı almaya hak kazanan üniversitelere ödülleri YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar tarafından takdim edildi.Törene Kastamonu Üniversitesi adına Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük katıldı.
Törende konuşan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, engelsiz üniversite anlayışının yalnızca fiziksel erişimle sınırlı olmadığını belirterek, yükseköğretimde erişilebilirliğin eğitim, mekân ve sosyal yaşama katılımı kapsayan bütüncül bir yaklaşım gerektirdiğini ifade etti. Eğitime adil erişimin gelişmiş toplumların temel göstergelerinden biri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Özvar, Engelsiz Üniversite Bayrakları ve Program Nişanı uygulamasının üniversitelerde erişilebilirliği ölçülebilir ve sürdürülebilir hale getiren önemli bir adım olduğunu vurguladı.
Bu yıl 112 üniversiteden alınan toplam bin 768 başvurunun değerlendirildiği süreçte 383 başvuru başarılı bulundu. Yapılan değerlendirmeler sonucunda 124 Engelsiz Üniversite Bayrağı ve 138 Program Nişanı sahiplerini buldu. Kastamonu Üniversitesi Program Nişanı kategorisinde aldığı 9 nişan ile Türkiye genelinde 5’inci sırada yer alırken, Karadeniz Bölgesi’nde ise Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nin ardından 2’nci sırada yer aldı.
Kastamonu Üniversitesi’nde Türkçe Öğretmenliği, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Radyo ve Televizyon Teknolojisi, Sınıf Öğretmenliği, Bilgisayar Programcılığı, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Spor Yöneticiliği, Çocuk Gelişimi ve Resim programları Engelsiz Üniversite Nişanı almaya hak kazandı.
Değerlendirme sürecinde üniversitelerin fiziki mekânlarının yanı sıra dijital öğrenme ortamları da dikkate alındı. Üniversitemiz, internet sayfası erişilebilirliği ve engelli dostu dijital içeriklere yönelik çalışmalarıyla bu alanda öne çıkan üniversiteler arasında yer aldı.
Ödüllere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, erişilebilirliği Kastamonu Üniversitesi’nin temel ilkeleri arasında gördüklerini belirterek, engelsiz üniversite anlayışını bir sorumluluk değil, eğitim anlayışlarının ayrılmaz bir parçası olarak ele aldıklarını ifade etti. Eğitimden fiziki mekanlara, dijital platformlardan destek hizmetlerine kadar birçok alanda yürütülen çalışmaların bu şekilde karşılık bulmasının kendileri açısından anlamlı olduğunu dile getiren Rektör Topal, emeği geçen tüm akademik ve idari personelimiz ile öğrencilerimize teşekkür etti. Dijital platformlarda erişilebilirlik kapsamında ders materyallerinin sesli ve görsel formatlarda sunulduğunu, engelli öğrencilerin ihtiyaçlarına yönelik destek hizmetlerinin sürdürüldüğünü belirterek, engelsiz üniversite çalışmalarının yalnızca öğrenciler için değil, akademik ve idari personel açısından da önem taşıdığını vurgulayan Rektör Topal, yükseköğretimde erişilebilirliğin yaygınlaştırılmasına yönelik teşvik edici yaklaşımları dolayısıyla Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a teşekkürlerini iletti.


Kastamonu Üniversitesi, Engelsiz Üniversite Ödül Töreninde Türkiye genelinde ilk 5’de yer aldı
Meyvelerin en büyük düşmanına Samsun’da savaş açıldı
Dünyada meyvelere en çok zarar veren türlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği ile mücadele kapsamında Samsun’da 110 çiftçiye bin 600 adet kitlesel tuzak dağıtıldı.
Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Samsun Büyükşehir Belediyesi ortaklığında, meyve yetiştiriciliğinde kalitenin artırılması ve kimyasal ilaç kullanımının azaltılması amacıyla “Samsun İli Akdeniz Meyve Sineği Biyoteknik Mücadele Projesi” hayata geçirildi. Dünyada ve Türkiye’de meyve üretimine en büyük zararı veren etmenlerin başında gelen Akdeniz meyve sineği, meyvelerde çürümeye yol açarak ciddi ürün ve pazar kayıplarına neden oluyor. Hasat dönemine yakın yapılan kimyasal ilaçlamalar meyvelerde kalıntı riski oluştururken, bu durum insan sağlığını tehdit ettiği gibi ihraç edilen ürünlerin geri dönmesine de yol açıyor. Bu nedenle olumsuzlukların önüne geçmek, doğal dengeyi korumak ve tüketicilere kalıntısız gıda arz etmek amacıyla kimyasal mücadele yerine biyoteknik mücadelede gaza basıldı.
Yılbaşına kadar Atakum, Canik ve İlkadım ilçelerinde yürütülecek bu proje kapsamında, toplam 400 dekar şeftali üretim alanında kitlesel tuzaklama yöntemi uygulanacak. Projeden bölgedeki 110 üretici faydalanacak, zararlıyla etkin mücadele edilmesi amacıyla sahaya toplam bin 600 adet Akdeniz meyve sineği tuzağı dağıtıldı. Toplam bütçesi 352 bin TL olan ve yüzde 75’i Samsun Büyükşehir Belediyesi desteği, yüzde 25’i ise üretici katkısı ile finanse edilen bu çalışma sayesinde hem birim alandan elde edilen ürün miktarı artırılacak hem de kimyasal ilaç kullanımı alışkanlığı ve miktarı azaltılacak.
Yılmaz: “Kimyasal mücadele üründe kalıntı bırakıyor, ihracatı olumsuz etkiliyor”
Tuzak dağıtım töreninde konu hakkında açıklamalarda bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, “Bitkisel üretimde hastalık ve zararlarla mücadele konusu oldukça önemli bir konu olup mücadele edilmediği takdirde üründe ciddi verim ve kalite kayıpları yaşanabilmektedir. Üretimde ciddi manada verim ve kalite kayıplarına neden olan bir zararlımız da Akdeniz meyve sineğidir. Akdeniz meyve sineği ile mücadele edilmediği takdirde meyvelerde çürüme olur ve ciddi anlamda verim ve kalite kaybı yaşanır. Akdeniz meyve sineği ile mücadelede özellikle kimyasal mücadeleden ziyade biyoteknik mücadeleyi uygulamak istiyoruz ve öneriyoruz. Özellikle geç dönemde kimyasal uygulandığı zaman üründe kalıntıya sebebiyet verebilmekte. Bu da ihracatımızı olumsuz anlamda etkilemektedir. Üreticilerimizin verim ve gelir kaybı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla biz biyoteknik mücadeleyi kullanarak hem çevreyi, doğayı korumuş oluyoruz hem kalıntı problemini ortadan kaldırmış oluyoruz hem de daha sürdürülebilir bir üretim yapılmasına da imkan sağlamış oluyoruz” dedi.
Projeye destek veren Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Mehmet Yıldız ise “Samsun’da tarımla ilgili, üretimle ilgili her noktada varız. Sağ olsun il müdürümüz bu konuda bizi hiçbir zaman yalnız bırakmıyor. Her türlü konuyu oturup istişare edip projelendirdikten sonra uygulamaya geçiyoruz ve bu süreç içerisinde üretimdeki değişimi, çiftçilere olan faydayı, halkın ihtiyaçlarını karşılamaktan da memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.
Öte yandan proje süreci boyunca il ve ilçe müdürlüklerinde görevli ziraat mühendisleri ve teknik personel sahada aktif olarak izleme faaliyetleri yürütecek, sürekli tarla ve işletme ziyaretleri gerçekleştirecek. Üreticilere tuzakların doğru kullanımı konusunda gerekli eğitimler verilecek. Bu biyoteknik mücadele atağı ile Samsun şeftalisinin kalitesi, güvenirliği ve pazar değerini artırmak, çevre ve insan sağlığı korunarak sürdürülebilir bir üretim modeli sağlamak amaçlanıyor.

