Kastamonu Üniversitesi, 64 projeye 72 milyon liralık destek sağladı - Karabük Haber Postası
kastamonu universitesi 64 projeye 72 milyon liralik destek sagladi QxhgEPdI
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Ocak, 2026 04:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Kastamonu Üniversitesi, 64 projeye 72 milyon liralık destek sağladı

Kastamonu Üniversitesi, ihtisaslaşma alanı olan Ormancılık ve Tabiat Turizminde 64 projeye yaklaşık 72 milyon TL destek sağladı.

Yükseköğretim Kurulu tarafından yürütülen Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşma Programı kapsamında Ormancılık ve Tabiat Turizmi alanında ihtisaslaşan Kastamonu Üniversitesi, bu kapsamda akademik, bilimsel ve uygulamaya dönük çalışmalarını sürdürüyor. Kastamonu Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Ormancılık ve Tabiat Turizmi İhtisaslaşma Koordinatörlüğü tarafından yürütülen çalışmalar, Batı Karadeniz Bölgesi’nin doğal kaynaklarının korunması, planlanması ve sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesine odaklanıyor. Koordinatörlük tarafından yürütülen faaliyetlerde ormancılık, tabiat turizmi ve ekoturizm alanları öncelikli çalışma başlıkları arasında yer alıyor. Bölgenin sahip olduğu orman varlığı, biyolojik çeşitlilik ve doğal turizm potansiyeli; bilimsel projeler, saha çalışmaları ve kurumsal iş birlikleriyle ele alınıyor. Yürütülen çalışmalar kapsamında elde edilen akademik çıktılar, uygulamaya dönük sonuçlar üretilmesini hedefliyor.

İhtisaslaşma çalışmaları çerçevesinde ulusal projelerin yanı sıra uluslararası iş birlikleri de gerçekleştiriliyor. Kastamonu Üniversitesi, farklı ülkelerden üniversiteler ve kurumlarla yürüttüğü ortak çalışmalar aracılığıyla bilgi ve deneyim paylaşımını artırırken, ormancılık ve tabiat turizmi alanlarındaki güncel yaklaşımların akademik çalışmalara yansıtılmasını amaçlıyor.

İhtisaslaşma yaklaşımı, akademik bilgi birikiminin Üniversitemizin altyapısı ve insan kaynağıyla birlikte kullanılması esasına dayanıyor. Bu kapsamda mali ve kurumsal sürdürülebilirlik ilkesi gözetilirken, bölgeye yatırımcı çekilmesine yönelik çalışmalar da sürdürülüyor. Yürütülen faaliyetlerle Kastamonu ve Batı Karadeniz Bölgesi’nin ekonomik yapısına katkı sağlanması ve istihdam alanlarının artırılması amaçlanıyor.

İhtisaslaşma çalışmaları kapsamında kamu kurumları, özel sektör temsilcileri ve üniversitelerle ortak projeler yürütülüyor. Disiplinler arası ve çok paydaşlı iş birlikleriyle yürütülen bu çalışmalar sayesinde akademik bilginin farklı alanlarda kullanılmasına imkan sağlanıyor. Ayrıca halk eğitimleri, çalıştaylar ve bilgilendirme etkinlikleri aracılığıyla toplumun doğa koruma ve sürdürülebilir turizm konularında bilinçlendirilmesine yönelik faaliyetler gerçekleştiriliyor.

Bugüne kadar yürütülen ihtisaslaşma çalışmaları kapsamında toplam 64 projeye yaklaşık 72 milyon TL destek sağlandı. Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü ile çeşitli üniversitelerle ve kurumlarla imzalanan protokoller çerçevesinde bilimsel ve uygulamaya dönük çalışmalar sürdürülüyor.

Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, yürütülen çalışmaların Kastamonu Üniversitesi’nin uzun vadeli stratejik vizyonunun bir parçası olduğunu vurgulayarak, “Ormancılık ve tabiat turizmi, Kastamonu’nun doğal yapısı ve sahip olduğu imkânlarla doğrudan ilişkili alanlar arasında yer almaktadır. Bu alanlarda yürütülen akademik çalışmaların sahaya yansıtılmasına önem veriyoruz; üretilen bilginin başta ilimiz olmak üzere bölgemize ve ülkemize katkı sağlamasını, kamu kurumları, sektör paydaşları ve toplumla paylaşılmasını öncelikli görüyoruz. Üniversitemiz, ormancılık ve tabiat turizmi alanlarında yürüttüğü ihtisaslaşma çalışmaları kapsamında bilimsel araştırmaları, eğitim faaliyetlerini ve saha uygulamalarını birlikte ele almaktadır. Bu doğrultuda geliştirilen projeler ve iş birlikleriyle ilimizin ve bölgemizin doğal kaynaklarının korunmasına, planlı ve sürdürülebilir şekilde kullanılmasına katkı sunulmasını amaçlıyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
gw 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
16 Nisan, 2026 13:19 tarihinde yayınlandı
0
0

ŞİRKET İFLASLARINDA ENDİŞE VERİCİ ARTIŞ

Dun & Bradstreet (D&B), işletmeler için ticari veri, analitik ve iş zekası çözümleri sunan küresel bir Amerikan şirketidir.
Şirketin açık ismi, Data Universal Numbering System (Veri Evrensel Numaralandırma Sistemi).
Yaklaşık 200 yıllık bir geçmişe sahip olan bu şirket, dünya genelindeki yüz milyonlarca işletmeye dair devasa bir veri tabanını yönetiyor.
Dun & Bradstreet’in Türkiye’deki faaliyetleri CRIF grubu tarafından yürütülüyor.

Dun & Bradstreet geçtiğimiz hafta Küresel İflas Raporunu açıkladı. Rapor, 2025 yılında küresel ölçekte şirket iflaslarının yüzde 7 artarak yükselişini sürdürdüğünü ortaya koydu.
Bir önceki yıla göre; küresel ölçekteki ortalama iflas yüzde 7 iken, bu oran Türkiye % 29

Türkiye’de 2024 yılında toplam 465 şirket iflas etmişti.
Şirket iflasları bir önceki yıla (2023) göre %23 oranında artış göstermişti. İflaslardaki artış artarak devam ediyor.

2025 yılında iflas sayısı biraz daha arttı, 573 şirkete ulaştı. Yıllık artış hızı ise %29 oldu
İflas kararlarının yanı sıra, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre 2025 yılında toplam 33 bin 270 şirket kapanmış, esnaf tarafında ise günde ortalama 330 iş yeri faaliyetlerini sonlandırmış.

Türkiye’de iflaslardaki artışın nedenleri; yüksek reel faiz ortamı, krediye erişimdeki zorluklar ve sıkı finansal koşulların özellikle KOBİ’ler üzerinde yarattığı baskı olarak görülüyor.

Sayıları az da olsa, şirket iflaslarında bizden daha kötü ülkeler de var.
Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu 45 ülkeden 28’inde (yüzde 62) bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında artış yaşandığı, 17 ülkede ise düşüş yaşandığını ortaya çıktı. Rapora göre, 2025 yılında Dun & Bradstreet tarafından incelenen 45 ülkede, 627 bin 575 şirket iflas etti.
2025 yılında bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında,
Arjantin, yüzde 65 artışla ilk sırada.
Yüzde 49 artışla Yunanistan incelenen ülkeler içerisinde ikinci olurken, Hong Kong yüzde 45 ile üçüncü sırada yer aldı. Hong Kong’u, yüzde 44 ile Suudi Arabistan, yüzde 41’lik artışla İsviçre takip etti. 2024 yılında bir önceki yıla göre şirket iflaslarında yüzde 6 gibi sınırlı bir artışın yaşandığı ABD’de ise, geçen yıl şirket iflaslarında yüzde 26 artış yaşandı.

Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı ablukaya alması,
İnşaat, perakende ve hizmet sektörlerinde iflas baskısının artırdı
Dun & Bradstreet’in, “2025 Küresel İflas Raporu”, iflas baskısının özellikle belirli sektörlerde yoğunlaştığını ortaya koydu. Raporda, inşaat, perakende, konaklama ve hizmet sektörlerinin yüksek faiz ve talep hassasiyeti nedeniyle birçok ülkede iflasların önemli bölümünü oluşturmaya devam ettiği belirtildi.

2025 yılının küresel ekonomi açısından belirgin bir normalleşme ve dengelenme sürecine işaret ettiğinin belirtildiği raporda, enerji ve gıda fiyatlarındaki gerileme, enflasyon baskılarının azalması ve önde gelen merkez bankalarının parasal gevşeme yönünde attığı adımların küresel ölçekte finansal koşulları görece iyileştirdiği vurgulandı. Türkiyede durum bunun tam tersi. Bizde gıda ve enerji fiyatları düşmediği için şirket iflasları daha da artacaktır

Raporda ayrıca, sektörel anlamda şu analize yer verildi: “Özellikle yüksek faiz oranlarının proje finansmanını zorlaştırması, maliyet enflasyonu ve talepteki yavaşlama, inşaat sektörü şirketlerinin bilançoları üzerinde ciddi baskı yaratıyor.

Perakende ile konaklama ve hizmet sektörlerinde ise tüketici talebindeki dalgalanma, artan operasyonel maliyetler ve sınırlı fiyatlama gücü başlıca risk unsurları arasında yer alıyor.

Bazı büyük ekonomilerde ise üretim ve hizmet sektörleri de talep zayıflığı ve maliyet baskıları nedeniyle risk altında kalmayı sürdürüyor.

Jeopolitik gelişmeler, ticaret modellerindeki değişim, döviz piyasalarındaki oynaklık ve politika belirsizliklerinin, şirketlerin finansal risk yönetimini şekillendirmeye devam edecektir.

Şirketlerin; müşterilerini, tedarikçilerini ve iş ortaklarını ortaya çıkabilecek stres sinyalleri açısından sürekli izlemek için yapay zekâ destekli, gerçek zamanlı veri ve içgörü araçlarından yararlanması gerekiyor. Kredi risklerinin, güvenilir ve temiz verilerle düzenli olarak yeniden değerlendirilmesi; şirketleri koruyacak sağlıklı finansal risk kararlarının alınması açısından önem taşıyor.
Ayrıca iş ortaklarını çeşitlendirmek ve makroekonomik ile jeopolitik senaryolara yönelik alternatif planlar oluşturmak, şirketlerin dayanıklılığını önemli ölçüde artırabilir. En önemlisi ise karar alma süreçlerinin, piyasa algısı ya da kısa vadeli dalgalanmalardan değil; veri temelli içgörülerden beslenmesi gerekiyor.

Enerji fiyatlarındaki anormal artış, kontrolden çıkan ve artmaya devam eden enflasyon, dövizdeki dalgalanmalar ve piyasalardaki belirsizlik Türkiye’de şirket iflaslarının 2026 yılında da artmasına neden olacaktır.

İlyas Erbay