KASTAMONU Belediyesi, maddi imkanı olmayan ihtiyaç sahibi bedensel engelli 12 vatandaşa tekerlekli sandalye yardımında bulundu.
Kastamonu Belediyesi, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında Türkiye Sakatlar Derneği Kastamonu Şubesi ile birlikte “Engelleri Birlikte Aşıyoruz” proje kapsamında 12 adet akülü araba hediye etti.
Kastamonu’da engelli vatandaşların daha rahat ve kaliteli bir yaşam sürmesi için çalıştıklarını belirten Belediye Başkanı Tahsin Babaş, engelli vatandaşlara pozitif ayrımcılık yaptıklarını kaydetti. Engelli vatandaşların günlük yaşamlarında yaşadıkları zorlukların bilincinde olduklarını kaydeden Başkan Tahsin Babaş, herkesin birlik ve beraberlik içerisinde yaşaması için uğraş verdiğini aktardı.
Engelli bireylerin toplum içinde rahat yaşayabilmesi için belediye olarak büyük görev düştüğünü dile getiren Başkan Babaş, “Fiziksel olarak bu şehrin engellilere uygun olması çok uzun bir süreç gerektiriyor. Toplumda yaşayan insanların belirli engelleri var. Bugün 12 engelli arkadaşımıza akülü araba veriyoruz. Bütün engelli kardeşlerimizi bu akülü arabalardan yararlandırmak istiyoruz. İlimizde engelliler için ciddi anlamda projeler yapmak istiyoruz. Günlük Engelli Yaşam Evi diye Kuzeykent’te bir ev yapmak istiyoruz. Engelli aileleri kendi ihtiyaçlarını görmeye bile gidemiyorlar. Bizim projesini hazırlayacağımız Engelli Yaşam Evi yakınlarını bırakabileceği bir ev olacak. Bu sene bu projenin startını vermek istiyoruz” diye konuştu.


Kastamonu Belediyesinden 12 Engelliye Akülü Araba
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


