Reklam
Reklam
kasaplara sok denetim cok miktarda tarihi gecmis urune el konuldu kEUvXqMc
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Mart, 2025 16:00 tarihinde yayınlandı
0

Kasaplara şok denetim: Çok miktarda tarihi geçmiş ürüne el konuldu

Samsun’da kasaplara yönelik şok kontrol gerçekleştiren gruplar, çok ölçüde son tüketim tarihi geçmiş et ve tavuk eserlerine el koyarak imha etti.

İlkadım Belediyesi ile Tarım ve Orman İlkadım İlçe Müdürlüğü takımları, ilçedeki kasaplarda besin güvenliğini sağlamak hedefiyle kontrol gerçekleştirdi. Kontroller sırasında et ve tavuk eserlerinin son tüketim tarihleri tek tek denetim edildi. Yapılan incelemelerde, tüketim tarihi geçmiş eserler tespit edilerek İlkadım Belediyesi Zabıta Müdürlüğü takımlarınca toplatıldı. Zabıta gruplarınca eserlere el konularak imha edildi.

“Halk sıhhati ihlallerine taviz yok”

İlkadım Belediyesi ve Tarım ve Orman İlkadım İlçe Müdürlüğü’nün ortaklaşa düzenlediği besin kontrollerinde birinci önceliğin sürekli vatandaşın sıhhatini korumak olduğunu belirten İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, “Zabıta gruplarımız ve İlkadım İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü takımlarımız, ilçemizde hizmet veren kasaplara yönelik son tüketim tarihi kontrolü gerçekleştirdi. Bu kontrollerdeki maksadımız, vatandaşlarımızın sağlıklı besine ulaşması ve satın aldığı eserleri konutlarında gönül rahatlığıyla tüketmesidir. Yapılan ortak kontrol sonucunda, son tüketim tarihi geçmiş et ve tavuk eserlerine takımlarımız el koydu. Daha sonra ise bu eserler imha edildi. Vatandaşlarımızın sıhhatine yönelik ihlallere asla göz yummayacak, taviz vermeyeceğiz. Bu noktada kontrollerimizi sıkı bir formda sürdürmeye devam ediyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin