USD49,53+%0,11EUR55,70+%0,10ALTIN6.664,43+%0,44
İE

KARDEŞLİK SÖZDE Mİ KALDI? AZERBAYCAN’IN İSRAİL TERCİHİ!

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Bakü ziyareti ve Türk hava sahasını kullanması üzerinden sorgulanıyor. Yazar İlyas Erbay, kardeşlik hukukunun zor zamanlardaki hassasiyetlerle ölçülmesi gerektiğini vurguluyor.

16 Ekim 2026, 10:112 dk okuma
Haberi dinle
0:00/3:04

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler, sıradan iki devletin ilişkisi değildir. Yıllardır “İki devlet, tek millet” sözüyle ifade edilen bu kardeşlik, ortak tarih ve stratejik iş birliği üzerine kuruludur.

Ancak kardeşlik, yalnızca güzel sözlerle değil, zor zamanlarda gösterilen hassasiyetle de ölçülür.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Azerbaycan’a yaptığı ziyaret ve seyahatinde Türk hava sahasının kullanılması, ister istemez önemli soruları gündeme getiriyor.

Türkiye, Gazze’de yaşananlar nedeniyle İsrail’e karşı ciddi siyasi adımlar atarken, İsrail Cumhurbaşkanı’nın Türk hava sahasını kullanan tarifeli bir yolcu uçağıyla Bakü’ye ulaşması, Ankara’nın uyguladığı kısıtlamaların etkisi bakımından tartışılmayı hak ediyor.

Peki, Azerbaycan yönetimi bu tercihin Türkiye açısından taşıdığı siyasi anlamı hiç düşünmedi mi?

Elbette Azerbaycan’ın İsrail’le ilişki kurma ve kendi dış politikasını belirleme hakkı var. Ancak Türkiye’nin de müttefikinden kendi hassasiyetlerinin gözetilmesini bekleme hakkı bulunuyor.

Asıl mesele, Azerbaycan’ın İsrail’le ilişkileri değil; bu ilişkileri yürütürken Türkiye’nin hassasiyetlerini ne ölçüde dikkate aldığıdır.

Türkiye’ye önceden bilgi verildi mi? Bu seyahat sıradan bir uçuş prosedürünün sonucu muydu, yoksa siyasi sonuçları hesaplanmış bir tercih miydi?

Bu soruların yanıtları açıklığa kavuşmadan Azerbaycan’ın Türkiye’ye karşı bilinçli bir hamle yaptığını söylemek doğru olmaz. Fakat bu soruları sormak da kimseyi rahatsız etmemeli.

Çünkü stratejik ortaklık, yalnızca çıkarların örtüştüğü zamanlarda hatırlanacak bir kavram değildir. Asıl sınav, çıkarların ve hassasiyetlerin farklılaştığı zamanlarda verilir.

Devletler arasındaki ilişkiler elbette duygularla değil, çıkarlarla yürütülür. Ancak karşılıklı güvenin zedelendiği yerde, en güçlü ortaklıklar bile sorgulanmaya başlar.

Türkiye, Azerbaycan’ın zor zamanlarında yanında dururken Azerbaycan’dan da Türkiye’nin hayati gördüğü meselelerde hassasiyet bekleyebilir. Bu, Azerbaycan’ın bağımsızlığına müdahale etmek değil, müttefiklik ilişkisinin gereğini hatırlatmaktır.

Kardeşlik, her konuda aynı düşünmek değildir. Ama kardeşinin hassasiyetlerini de hesaba katmaktır.

Şimdi yanıt bekleyen soru açık:

Azerbaycan’ın bu tercihi yalnızca diplomatik bir prosedür müydü, yoksa Türkiye’nin İsrail politikasını da etkileyen bir sonuç mu doğurdu?

Bu sorunun yanıtını zaman ve açıklamalar gösterecek. Ancak Ankara’nın konuyu diplomatik kanallardan açıklığa kavuşturması, kamuoyundaki soru işaretlerini gidermesi açısından önemlidir.

Unutmayalım: “İki devlet, tek millet” sözü, yalnızca törenlerde tekrarlanan bir slogan değildir. Karşılıklı güven, saygı ve sorumlulukla anlam kazanır.

İlyas Erbay

Yorum yaz

Resmi İlanlar

Tüm İlanlar

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Kaba ve kişisel saldırı içeren yorumlar yayımlanmaz.

Henüz yorum yok.

İlk yorumu sen yaz, tartışmayı başlat.