Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları (KARDEMİR) AŞ. yönetim kurulu tarafından fabrika hakkında yapılan haberlerle ilgili açıklamalarda bulunuldu.
Yapılan yazılı açıklamada, “Son iki aydır Şirketimiz, Yönetim Kurulu Başkanımız ve Yönetim Kurulu Üyelerimiz, değişik konu başlıklarında ve maksatlarda asılsız ve mesnetsiz haberlerle karalanmaya çalışılmış ve haksız suçlamalar ile karşı karşıya kalmıştır. Şirketimize zarar vermemek ve yatırımcılarımızın sahip olduğu hisselerin değer kaybetmemesi için karşılıklı açıklamalar ile bu asılsız haberlere hiçbir şekilde cevap verilmemiştir. Bu asılsız ve mesnetsiz haberlerin karalama ve haksız suçlama dışında hiçbir değeri yoktur” denildi.
Açıklamada ayrıca 106 personele işbaşı yaptıran KARDEMİR’de işçi, uzman, mühendis, müdür, direktör, danışman gibi bütün personel alımları idare tarafından objektif kriterlerle yapılan mülakatlar sonucunda, başarılı olan adayların yönetim kurulunun onayı ile yapıldığı belirtilerek, “Şirketimiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada, Genel Kurullarından aldığı yetki doğrultusunda, Karabük ve ülkemizin insanının refah ve mutluluğu için, çalışanları ve yöre halkıyla barışık bir şekilde sosyal sorumluluklarını yerine getirmeye devam edecektir” ifadeleri kullanıldı.


KARDEMİR’den açıklama
Gümüşhane yaylaları çiçek tarlasına dönüştü
Gümüşhane’de havaların ısınmasıyla birlikte adeta yeşil bir halıya dönüşen ve bin bir renkli çiçeklerle bezenen yüksek rakımlı yaylalar, doğaseverlerin akınına uğradı.
Bu yıl yağışların fazla olması nedeniyle adeta bitki örtüsü zenginleşen ve bin bir renkli çiçeklerle bezenen yüksek rakımlı yaylalarda, eşsiz manzarayı doyasıya yaşamak isteyen Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK) üyesi 40 sporcu ve İstanbul Trekking Turkey grubundan 15 olmak üzere toplam 55 sporcu Torul ilçesine bağlı Yücebelen köyünün yaylalarında yürüyüş yaptı.
Binlerce yıllık kadim yayla kültürünün yaşatıldığı dağların kalbinde yer alan Yücebelen köyünün etrafını yay gibi çizen bu özel parkurda, sporcular eşsiz manzaralar eşliğinde adımlarını attı.
Katılımcılar ilk olarak araçlarla 2 bin 100 metre rakımda yer alan ve adeta bir yeryüzü cennetini andıran Minarli Yaylasına ulaştı. Doğanın uyanışına şahitlik eden çiçek tarlasına dönüşen yayla ve etrafı rengarenk bitkilerle sarılı göletin çevresinde bol bol hatıra fotoğrafı çeken sporcular, ardından sis bulutları eşliğinde yine aynı köye bağlı olan Büyük Yaylaya geçiş yaptı.
Çiçeklerle bezenmiş ve doğayı yeşil bir halı gibi sarmış zemin üzerinde, kuş seslerinin yankılandığı asırlık çam ağaçlarının arasından ilerleyen ekip, Galimida Mezrasına ulaştı.
Zorlu kayalık alanlar ve sık orman dokusunun içerisinden geçerek geçmişin mimarisini koruyan otantik yayla evlerinin bulunduğu Livade Yaylasına varan sporcular, burada bir süre dinlendi.
Dağ havasını soluyan ve doğanın ritmini hisseden ekip, son olarak Büyük Silve Mahallesine ulaşarak 11 kilometrelik zorlu ve bir o kadar da keyifli etkinliği sağlıklı bir şekilde tamamladı.
Yürüyüşe Balıkesir’den eşiyle birlikte katılan Bahar Sunay, bölgenin doğasına hayran kaldığını belirterek, “Balıkesir’den geldim. Eşimle beraber katıldık yürüyüşe. İstanbul orijinli Trekking Turkey grubuyla yürüyoruz. İlk kez bu yaylaları gördüm. Doğa harika. Her taraf yemyeşil, çiçekler kaplı. Devamında biraz rampa çıktık sonra ama hoş, maceralı inişlerimiz oldu. Bu bölgeyi herkesin mutlaka görmesini tavsiye ederim” dedi.
“Gümüşhane küçük bir İsviçre, belki büyük bir İsveç”
Sporcularla birlikte yürüyüş parkurunda yer alan Gümüşhane Vali Yardımcısı Muhammed Deniz Kılınç da kent sakinlerini bu doğayı keşfetmeye çağırarak, “Doğa harikaydı. Yemyeşil bir atmosfer. Şırıl şırıl derelerden geçtik. Adeta gökyüzünün üstünde, bulutların üstünde yürüyor gibi hissettik. Gerçekten müthiş bir atmosferdi. Sağlıklı kalmak için dijital medyadan, sosyal medyadan uzak durup böyle buralarda gezinmek insana ruhen rahatlatıyor ve bütün sıkıntılarımızı unutuyoruz. Dünyada cennetten bir köşe burası, İsveç ve Balkanlar gibi. Aslında Balkanlar’a gideceğinize gelin Gümüşhane’de Gümüşhane’yi görün. Gümüşhane küçük bir İsviçre belki büyük bir İsveç diyebiliriz. Gümüşhane’de yaşayıp da sadece iki dağın arasında kalıp da buradaki doğayı görmemek bence büyük bir kayıp. Tomara Şelalesi olsun, Karaca Mağarası olsun, yani Gümüşhane aslında devasa bir kültür turizm şehri” değerlendirmesinde bulundu.


